Hitler zehirini cebinde taşıdı. Mussolini’nin sonunu Gerilla güçleri getirdiler. General Franko 1939’dan 75’e kadar İspanya’daki karanlık döneme imza atmıştı. 75’teki ölümüyle, yerini Juan Carlos‘a bıraktı.
Mübarek, 30 yıl dikte etti, sonra nefesi kesildiğinde, hiç de geç olmadı. Yaşam hala devam ediyor.
Kötü bir senaryo ile başa getirilen Kaddafi‘ye, daha da kötü bir senaryo ile rencide bir son kondu.
Bunlar arasında, biyografisi Erdoğan’a en yakın adam Kaddafi. Kaddafi tarih bölümü mezunuydu. Erdoğan’ın üniversite yaşamı var mıydı? Bilinmez ama onun da bir diploması var. Kaddafi Kral İdris’e darbe yaparak, devletin başına geldi. Erdoğan Kral’dan da kral olan Erbakan’a darbe yaparak işin başına getirildi. Çıkışta bir benzerlik var. Sonrası Kaddafi’de biliniyor; Erdoğan’da muamma…
Giderek azalan taraftarlarını bir tarafa bırakırsanız, herkesin bir yerlere göndermek istediği ve BM Suriye Soruşturma Komisyonu Başkanı Pinheiro tarafından, Efrîn’de insanlığa karşı suç işlemekle suçlanan Türkiye’nin Reis‘i Komutan, çıldırdı mı?
O hafızalarda kalan meşhur “Komünistler Moskova’ya”nın postmodern meali, benim versiyonumla: “Kürtler Kürdistan’a!“ denk düşen söz O’na ait.
Biraz paradoks ama, Kürdistan dediği yer, HDP’lilerin çoğunun doğup yaşadıkları Kürdistan değil.
O’nun bahsettiği, uzaklardaki Kürdistan.
Bakın ne demiş: “Bizde Kürdistan diye bir bölge yok. Çok seviyorsan Irak’ın kuzeyinde Kürdistan var. Yallah oraya, git Kürdistan’a. Sizin bu ülkede yeriniz yok.”
Bu rafine görüş, HDP‘nin “Kürdistan’da HDP’ye oy vereceğiz“ ve Temelli‘nin “Kürdistan’da kazanacağız“ cümlelerine verilen tarihi cevaptı.
Gündeme damgasını vuran bu “hodri meydan!“, PYD’ye bağlı güçlerin de içinde Birlik’lerin 800 DAİŞ’liyi esir aldığı döneme denk geldi.
Aynı dönemde DAİŞ tarafından rehine alınmış binlerce insan kurtarılmıştı.
Bu dönemi, KOBANÊ’den sonra yaşanmış, Erdoğan’ın en önemli ikinci yenilgisi olarak değerlendirmek mümkün.
Erdoğan’ın geleceğiyle ilgili onlarca senaryonun aktif ve paralel yaşama geçirildiği bu dönemde önemli bir gelişme daha yaşandı:
Toplanan Cizre Bölgesi Özerk Yönetimi, çetelere yardım ve yataklıktan dolayı tutuklu bulunan 132 kişiyi serbest bıraktı. Toplantıda Arap ve Kürt kanaat önderlerinin yanı sıra, Erdoğan’ın Ortadoğu’da inşa ettiği güçleri demonte eden PYD üyeleri de hazır bulundu.
Hrant Dink’in katilinin ve azmettirenlerinin kenti Trabzon’da konuşan Erdoğan, histerik nöbetler geçiren birini andırmıyordu.
Gerçekçi konuştu.
“Sizin bu ülkede işiniz yok“ derken, son mermilerini boşa harcamayan bir Reis’i Komutan gibi durdu.
Bu pozlar hiç de hayra alamet değil.
Bu adamın başına daha neler gelecek, nereye gidecek, nasıl gidecek.
Belki de tarihi traji-komik bir tekerrürle birileri kendisine: “Erdoğan Moskova’ya“ mı der?