Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırıları sonrasında Rojava gündemli çalışmalara imza atmaya başlayan Reng Art açacağı serginin ve yaptıkları etkinliklerin gelirlerini Rojava’ya gönderecek.
YEKO ARDIL / BERLİN
Kürdistan’ın dört parçasından sanatçıları bir araya getiren Reng Art çalışmalarının merkezine Rojava’yı koyuyor. Sanatçılar düzenledikleri etkinliklerden elde ettikleri gelirleri de Rojava’ya aktarıyor. Sanatçıların 70 eserlik “Rojava” sergisi 1 Aralık’ta Bonn’da açılacak. Reng Art sanatçıları Lozan’dan Cenevre’ye gerçekleşecek ulusal katılacaklar.
Reng Art içerisinde yer alan sanatçılardan Taha Sali Süleymaniye doğumlu, Hannover’da yaşıyor. Sanata, güzel yazıya olan merakıyla başlamış. Daha sonra resim ve tiyatroyla ilgilenmeye başlamış. İlk sergisini 1987 yılında “Şiir ve Reng” adıyla açmış. Sali şimdi birçok komünal sergide işlerini sergiliyor ve Kobanê adlı sanat atölyesinde çalışmalarına devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Federal Almanya Parlamentosu önünde 12 Kürt sanatçı tarafından işgalci Türk devletinin Rojava’daki soykırım saldırılarını protesto etmek amacıyla bir eylem düzenlendi. Kürt sanatçılar Rojava’daki insanlık dışı katliamları gösteren 9 tabloyu bir performans sergileyerek canlı bir şekilde yaptılar. İzleyenlerin de oldukça yoğun ilgi gösterdiği protesto eyleminin öncülerinden sanatçı Taha Sali ile sanat grubu “Reng Art” ve çalışmaları üzerine konuştuk. Sözü Sali’ye bırakıyoruz:
Saldırı ile birlikte harekete geçtik
“İşgalci Türk devletinin Rojava’ya başlattığı saldırılarla birlikte sanatçılar olarak üzerimize ne düşüyor, sorusunu gündeme aldık. Neler yapabiliriz, diye kendimize sorduk ve iki karar aldık. Birincisi sanatımızla sömürgeci işgalciliği protesto edecektik. Yer olarak Almanya Federal Parlamentosu önü, Brüksel ve Cenevre kararı kıldık. Ardından da Bonn şehrinde 70 eserlik bir sergi ve müzayede düzenlemeyi planladık. Gelirin tümünü Rojava’ya göndereceğiz. 5-6 Aralık’ta Lozan’dan Cenevre’ye gerçekleşecek ulusal birlik yürüyüşünde de Reng Art sanatçıları olarak yer alacağız.
Reng Art olarak 90 sanatçıyla ilişki halindeyiz
Sanat kurumumuzun adı Reng Art. 24-26 Aralık 2018 tarihinde 30 sanatçının katılımıyla, kongre ve seçimle kuruluşunu gerçekleşti. Kurumun merkezi Köln’de ve mevcut bir örgütlenme ağımız var. Ayda 2 kez Skype ve Messenger üzerinden toplantılarımızı düzenliyor, çalışmalarımız hakkında bilgilendirme ve ilerisi için planlama yapıyoruz.
Reng Art’ın şu an 90 üyesi var. Bunlardan 30’u Kürdistan’da yaşıyor. 60’ı ise Almanya, Hollanda, Fransa, Avusturya, İsviçre, İsveç, Çekya ve Finlandiya gibi çeşitli Avrupa ülkelerinde ikâmet ediyor.
Gelirleri Rojava’ya gidiyor
Bana göre birine “sanatçı” demek ağır bir unvan, bu unvana layık olmak gerekir. Sanatçı; yaşamı güzelleştiren, yaratan ve kötü olana karşı üreten demektir. Sanatçı siyasetten uzak olmalı görüşüne katılmıyorum ve zaten kimsenin de siyasetten uzak olduğunu düşünmüyorum. Bir siyasi oluşumun içinde olmak ya da olmamak farklı tercihlerdir; ama herkes belirli bir düzeyde de olsa siyasetin içindedir.
Rojava ve Kürdistan’ın geneli için tüm sanatçılar bir şeyler yapabilir. Aslında mutlaka yapmalılar. Tablolar, konserler, tiyatro oyunları ve filmler gibi nice iş üretilebilir. Biz Reng Art olarak Rojava albümünü Facebook üzerinden duyurduk, üyelerimizin çoğu da katıldı. Berlin’deki protestoya 12 sanatçı katıldı. Oldukça başarılı ve ilgi çeken bir etkinlik oldu. Öncesinde de Hannover‘de tiyatro gösterisi düzenlemiş ve gelirini yine Rojava’ya göndermiştik.
Sanatımla halkıma destek olmaya çalışıyorum
Kendimi sanatçı olarak değerlendiriyorsam benim bir takım yükümlülüklerim olması gerekiyor. En çok da kendi halkıma… Bu yükümlülüklerin bilincinde olduğum için Rojava ve Kürdistan için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Örneğin tablolar yapıyorum, Kürt sorunu ve diğer birçok insanlık krizini anlatan tiyatro oyunları sergiliyorum. Sosyal medyayı yine aynı şekilde kullanmaya çalışıyorum. Hannover’de düzenlenen etkinliklerin hemen hemen tümüne katılıyorum. Hannover dışında Brüksel, Berlin ve Cenevre’ye kadar ulaşmaya çalışıyorum.”
Boykot son derece önemli
Sanatçı Sali, Rojava işgali ardından yaygınlaşan Türk malları ve turizmini boykot kampanyasına da destek veriyor: “Türk mallarını boykot çalışmasına sonuna kadar destek veriyorum ve başarılı olması için ben de elimden geleni yapıyorum. Özellikle işgalci Türk devletine, Almanya ve Avrupa’dan aktarılan desteği düşündüğümüzde boykotun önemi daha da açığa çıkıyor. Kürtler bunca acıya ve saldırıya rağmen ellerini, üzerinde ‘Türk malıdır’ yazan bir ürüne uzatamaz. Bu boykotu geliştirmek için herkes gibi biz de üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”