DAİŞ işgali ile doğup büyüdüğü Reqa'dan ayrılan Egit Şêx Ehmed, kentine gazeteci olarak dönüyor. Ehmed, "Büyük bir sevinç ve aşkla kentime yürüyorum. Kameram ve yazdıklarım ile özgürleşen Reqa’nın bir parçası olmak istiyorum" dedi.

Operasyonu Ronahî TV adına takip eden gazetecilerden Egit Şêx Ehmed, 5 yıl önce çıkmak zorunda kaldığı kentine girmenin mutluluğunu yaşıyor. DAİŞ işgali ile 5 yıl önce yaşadığı yerden ayrılan Şêx Ehmed, hukuk son sınıf öğrencisiyken kentlerinin önce El Nusra, ardından da DAİŞ’in işgaline geçtiğini hatırlattı. Ailesi ile birlikte Rojava topraklarına geçtiğini, diplomayı almadan kentten çıktığını ve daha sonra Ronahî TV’de gazetecilik yapmaya başladığını ifade eden Ehmed, doğup büyüdüğü kenti anlattı. Kentin yaklaşık bir milyon nüfusunun bulunduğunu aktaran Ehmed, kentte Araplar ve Kürtlerin yanı sıra Süryani, Çerkez ve Hristiyanların da yaşadığın kaydetti. Fırat Nehri etrafında bulunan kentin, nehir boyunca uzandığını dile getiren Ehmed, DAİŞ’in Reqa'ya kan, gözyaşı ve ölüm taşıdığını ifade etti.


Ölüm ve talan vardı

Evlerinin Reqa’nın kuzeyinde bulunan Methena Mahallesi’nde olduğunu dile getiren Ehmed, “Onlardan dolayı artık yavaş yavaş kenti terk ediyorduk. O dönem kentten çıkmak isteyen 5 yakınımız bize gelmişti. Bize saldırarak, 5 kişiyi katlettiler. Her şekilde saldırılara maruz kaldık” dedi. Çocukluğunun geçtiği sokakların ve mahallelerin talan edilip ölüm yerleri haline getirildiğini belirten Ehmed, yerleşim yerlerinin kadınların recm edildiği bilindik adresler haline geldiğini söyledi. 


Kadınlar karanlığa hapsedildi

Halklar mozaiği kentinin “uluslararası terörün yuvası” haline geldiğini dile getiren Ehmed, bu acıyı sadece Rojava ve Kuzey Suriye halklarının çekmediğini, dünyanın dört bir tarafında bulunan halkların payına düşeni aldığını kaydetti. Ehmed, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede yapılan saldırıların Reqa’da planlandığını, bu kentte kadınların karanlığa gömüldüğünü vurguladı. 


DAİŞ’in Rojava topraklarını da işgal etmek istediğini, fakat Kobanê’de tarihi bir direniş ile karşılaştıklarını kaydeden Ehmed, Kobanê sonrası da birçok yerin DAİŞ’ten özgürleştirildiğini hatırlattı. Ardından QSD’nin oluşturularak Rojava Devrimi’nin artık Suriye Devrimi olma yolunda ilerlediğini belirten Ehmed, Reqa operasyonunun kendisi için önemli olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: "Büyük bir heyecan var. Kentine çok farklı bir şekilde geri dönüyorsun. Doğup büyüdüğüm yere adım adım ben de gidiyorum. QSD savaşçıları her gün neredeyse yüzlerce sivili kurtarıyor. Zaman zaman onların arasında tanıdıklarım çıkıyor. Büyük bir etkisi var üzerimde. 


Benim de büyük savaşım

Savaşçılar için ‘Büyük Savaş’ ne denli önemliyse bir gazeteci olarak benim için de bu savaşın gerçekliği önemlidir. Operasyonlardan sivilleri kurtarmaya, oradan özgürleşmeye kadar bu hamleyi takip etmek benim için bir savaştır. Bir gerçekliğin savaşıdır. Büyük bir sevinç ve aşkla kentime yürüyorum. Kameram ve yazdıklarım ile özgürleşen Reqa’nın bir parçası oluyorum.”


NAZIM DAŞTAN/DİHABER/REQA