Merkez Bankası’nın tüm müdahaleleri kısa bir süre sonra boşa düşüyor. MB’nin PPK’da aldığı kararların yeterli görülmemesi ve ortalama fonlama maliyetinde sınırlı yükselişe neden olan likidite adımları ardından yönünü yukarı çeviren dolar kuru Fitch’in not kararı öncesinde 3.86’nın üzerine çıktı. 

Benzer gelişmekte olan ülke para birimlerinden negatif ayrışan TL, dolar karşısında değer kaybetmeye devam etti. Kısa bir süreliğine 3.8075’e kadar inen kur, yeniden yükselişe geçti. Dolar/TL dün 3.87 seviyesinin üzerine (4.8720) çıkarken, Eruo/TL 4.16’ya (4.1580) yaklaştı. İngiliz Sterlini de TL karşısında önceki gün başladığı rekor yolculuğunu bdün de sürdürdü. 14 Eylül 2015 kapanışında 4.7457’deki rekoru önceki gün ilk işlemlerde geçen sterlin, dün rekorunu 4.90’ın üzerine taşıdı.

Gündemin en önemli maddesi Fitch. Piyasada Türkiye’nin kredi notu değerlendirmesini 27 Ocak’ta (bugün) yayınlayabileceğini açıklayan ve Türkiye’ye yatırım yapılabilir notu veren tek kurum olan Fitch’in not indirimine gidebileceği bekleniyor.

Merkez Bankası 1 hafta vadeli Döviz depo ihalesinde TL faizini yüzde 11’e yükseltti, dolar faizini yüzde 0.75’te tuttu. Merkez Bankası bu ihale ile 500 milyon dolar verecek. İhaleye 1.28 milyar dolarlık teklif geldi.

Bloomberg News tarafından düzenlenen bir ankete göre, Türkiye ekonomisi 2016 yılında yüzde 2.3 büyüdü. Anket sonuçlara göre ekonomistler Türkiye’nin 2017’de yüzde 2.5 ve 2018’de yüzde 3.2 büyümesini bekliyor.

20-25 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilen 32 ekonomistin katıldığı ankette, 6 katılımcının yanıtına göre Türkiye’nin gelecek 12 ay içerisinde resesyona (Resesyon, makroekonomide geleneksel olarak reel gayri safi yurtiçi hasılanın iki veya daha fazla çeyrek yıllık periyotta arka arkaya negatif büyüme göstermesi durumudur. Ekonomide durgunluk olarak da adlandırılabilir. Uzun bir resesyon ekonomik çöküş olarak isimlendirilir) girme ihtimali yüzde 20 seviyesinde bulunuyor. Bu oran geçtiğimiz ay yüzde 8 seviyesinde idi.

Ankete göre 2017 yılının birinci çeyreğine ilişkin büyüme tahmini bir önceki ankette çıkan yüzde 2.9’dan yüzde 2.5’e geriledi. İkinci çeyrek büyüme tahmini ise yüzde 3’ten yüzde 2.7’ye geriledi. 2017 yıl sonu enflasyon tahmini ise yüzde 8.1’den yüzde 8.2’ye yükseldi.

Dolarda yeni rekor gelebilir

Merkez Bankası hamlelerinin yetersiz kaldığını düşünen Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Erkan, buna ek olarak Fitch’in de not düşürmesi halinde dolarda yeni rekorlar görülebileceğini söyledi.

Kapital FX Araştırma Müdür Yardımcısı Enver Erkan’ın “TRY faizi yukarı gidiyor, döviz depo ihalesine talepler 2 katın üzerinde gelince fayda etmiyor...” başlıklı analizinde şunlara dikkat çekildi: “Piyasaların ötesine geçmeyen faiz kararının, aynı zamanda geçici sıkılaştırma olarak nitelendirilmesi; Merkez Bankası’nın piyasa likidite araçlarıyla müdahale etmeye devam etmesinin yeterli görülmemesi, diğer yandan kur geçişkenliğinin enflasyon üzerinde yaratması beklenen etkinin Merkez Bankası tarafından sınırlı görülmesi geniş resimde TRY’deki değer kaybını özetlemektedir.

Bugün TCMB’nin açmış olduğu 500 milyon dolarlık döviz depo ihalesinde, TRY faizi yüzde 11’e yükseltilerek geç likidite penceresi seviyesine getirildi. Buna rağmen, döviz depo ihalesine iki katından fazla, 1,28 milyar dolar teklif geldi. Merkez; TRY faizini yukarıya çekiyor, ancak döviz depo ihalesine talepler 2 katın üzerinde gelince fayda etmiyor. Bu ihale sonrasında günlük piyasa fonlaması yüzde 9,8’e doğru gidecek ve yeniden marjinal fonlama oranı ile geç likidite penceresi arasına yerleşecektir. Günlük fonlama oranı, kademeli bir şekilde geç likidite penceresine yaklaştırılacak gibi görünüyor.

Faiz hamlesi yetersiz kalıyor

SWAP ihalelerindeki TRY faizlerinin çok hızlı ve erken biçimde yukarıya çekiliyor olması, Merkez Bankası’nın da faiz hamlesinin yetersiz kaldığını düşündürebilir. Neticede faiz koridorunu yukarıya kaydırmadı; yaptığı üst bandı ve geç likiditeyi yukarı çekmek oldu. Yani emniyet enstrümanlarını kaydırdı. Ertesi gün not açıklaması da var, yüksek ihtimalle Fitch notu kıracak. Ek sermaye çıkışı ve borçlanma maliyetlerinde artış olarak yansımasını göreceğiz. 2 yıllık tahvil faizi, 10 yıllık faizin üzerinde seyrediyor. Hatta aradaki makas artık 2 yıllık tahvil faizi lehine açılıyor. Faizlerde böyle bir anomali yaşandığında genelde kurlar yukarı gidiyor.

Rekor seviyeler görülebilir

3,86 üzerinde kalıcılık sağlayacak bir dolar/TL hareketinde muhtemelen rekor seviyeler yenilenecektir. Bu durumda da ilk direnç noktası 3,99 veya psikolojik dönüm noktası 4 olabilir gibi görünüyor.

Euro/TL açısından da hem euro/dolar paritesinin 1,07’lerde gezmesi ve dolar kurunun yükselmesinin rekor getirdiğini gözlemliyoruz.

DXY momentumu 100 altında görece zayıf olabilir, küresel dolar hareketinde zayıf eğilim euro/doları yukarı getiriyor; ancak TRY’deki değer kaybının oransal olarak daha fazla olması euro/TRY’nin daha hareketli olmasına yol açmaktadır. Bu kapsamda 3,90 ve 4,15 üzerinde kalıcılıkta 4,26 – 4,30 bandı da hedeflenebilecektir.” 



Mal gümrükte doları bekliyor


İthal ürünlerin bekletildiği antrepolar dolara kitlendi. Dolar inince ithalatçı hızla mal çekiyor, dolar yükselince yaprak kıpırdamıyor. İş hacminde ise yüzde 30 düşüş yaşanıyor. 

İthalatın kalbi olan İstanbul’da antrepolar borsa gibi bir iniyor bir çıkıyor. Dolar düşünce ithalatçı apar topar mal çekiyor, dolar çıkınca her şey duruyor. İşlerde ise yüzde 30’un üzerinde düşüşü var. Dünya gazetesinin geçtiği habere göre, antrepolar, kurların gün içinde gösterdiği oynaklığa göre hareketleniyor ya da duruyor.

Asbir Antrepo Genel Müdürü Erkan Başboğa, kur artışının antrepolarda yüzde 30’u aşan ciro kaybına neden olduğunu söyledi. İthalatçının gümrükte gözünün kurda olduğunu belirten Hedef Antrepo ortağı, Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Binerbay da işlerin yüzde 30 civarında düştüğünü söyledi. Dış ticaretin kalbinin arttığı antrepolarda dikkat çeken bir başka konu da sipariş iptalleri. Yetkililer, “Çalıştığımız firmalarla konuşuyoruz. Sipariş iptalleri oluyor” dedi.

Belirsizlik sipariş iptali getiriyor

Asbir Antrepo Genel Müdürü Erkan Başboğa, “Kur artışı başlı başına bir etken. İthalatçı direkt kur farkından etkileniyor. 5 getirecekken 3 getirmeye başlıyor. Dolayısıyla işlem hacmini daraltıyor. Şu anda bizim antrepomuzda müşteri kaybı yok ama işlem hacmi daraldığı için ciromuzda yüzde 35’e yakın düşüş oldu. Tekstilin ciddi yoğun olduğu bir gümrük ama şu anda tekstilde büyük yavaşlama var. Tekstil firmalarıyla görüşüyoruz. Bir firma siparişlerini şubata kadar iptal etti. Yine başka bir firmanın siparişlerini marta ertelediğini biliyoruz” diye konuştu.

Şubat ayının daha kötü olacağını tahmin ettiklerini dile getiren Başboğa, “Bu ayın kötü geçeceği bu pazartesiden kendini belli etti. Bizim en yoğun günümüz pazartesi olur. Normalde 30 araç gelirken geçtiğimiz pazartesi 13 araç gelmiş” diye kaydetti. 

Yabancılar artık güvenmiyor

Hedef Antrepo ortağı Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Binerbay ise şunları söyledi: “İşlerimizde önemli oranda düşüş var. Kur artışı sonrası ithalatçılar antrepolardan malları çekmiyor, bekletiyorlar. Kur aşağı düşer beklentisi ile malını bekletiyor. Ayrıca ithalata çok vergi geldi. Diğer bir sıkıntı da darbe girişimi sonrası özellikle yabancıların Türkiye’ye güveni azaldı. Güven azalınca da ithalatta çok ciddi bir kısıtlama oldu. Özellikle yabancı firmaların ithalatı azaldı. Türkiye’ye daha az mal getiriyorlar. Hem güvensizlik var hem de insanlar artık para harcamıyorlar.” 

İthalatçılar siyasi belirsizlik, iç gerilim, bölgesel gelişmeler ve gündeme getirilen referandum sürecinin ekonomiyi etkilediğini hatırlatarak, müşterilerin bu konuların netleşmesini beklediğini vurguluyor. 


Otellerin yarısı boş kaldı


Türkiye genelinde 2016 yılında otel doluluk oranı bir önceki yıla göre yüzde 17,8’lik düşüşle yüzde 50,8 olarak gerçekleşti.

Otel doluluk oranları Türkiye genelinde geçen aralık ayında sevindirirken, 2016 yılı genelinde üzdü. Doluluk oranları Aralık 2016’da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 artarken, yıl genelinde ise yüzde 17,8 geriledi.

Türkiye Otelciler Birliğinden (TÜROB) yapılan açıklamada, veri ve analiz şirketi STR Global’in hazırladığı “Aralık 2016 Ülke Performans Raporu”nun sonuçları paylaşıldı.



Otel doluluk verilerinin yer aldığı açıklamaya göre, otel doluluk oranları, yılın son ayını sürpriz yükselişle kapattı. Aralıkta bir önceki yılın aynı ayına göre otel doluluk oranları yüzde 1,9 artışla yüzde 49,2’ye ulaştı.

Yılın son ayındaki bu yükselişe karşın, 2016 yılı genelinde Türkiye, 2015’e göre doluluk oranındaki yüzde 17,8 gerilemeyle tüm Avrupa’da en büyük düşüş oranı gösteren ülke oldu. Türkiye, yüzde 50,8 doluluk oranıyla en düşük doluluğa sahip ülke oldu. 2015 yılında doluluk oranı yüzde 61,7 olarak gerçekleşmişti.

Türkiye, fiyatlarda kayıp yaşamaya devam etti ve 2016 yılında, yüzde 39,5 düşüşle 39,5 euroya gerileyen oda gelirlerinde en büyük kaybı yaşayan ülke oldu. 2015 yılında bu rakam 65,3 euroydu. 2016’da Avrupa ülkeleri oda gelirleri ortalaması ise 68,4 euro olarak ölçüldü.