Maddi imkânları elvermediği için çocukluğundan beri bu işi büyük bir hevesle öğrenmeye çalıştığını belirten Aydın, "Çocukken bu işe kopya ile başladım. Gündüzleri sürahilerle soğuk su satıyordum, el arabasıyla milletin yükünü evlerine taşıyordum. Geceleri de bazen sabah ezanına kadar resim yapmaya çalışıyordum. İnsan ne yaparsa yapsın bir süreden sonra o işte ustalaşıyor ve ilerlemeye başlıyor” diyor. 


Sulu boya resim ile başladı
İlk olarak sulu boya ile resim çizmeye başladığını anlatan Aydın, bugüne kadar Şirnex il ve ilçelerinde yaklaşık 20 sergi açtığını belirtiyor. Yağlı boya ile resim çizmeye de ünlü ressamlardan etkilenerek başladığını dile getiren Aydın, "Yağlı boya daha güzel ve uzun ömürlü olduğu için ben de yağlı boyaya yöneldim. Gençlerimize de sesleniyorum, biraz sanata yönelsinler ve yöneldikleri zaman da bunun güzelliğini ve farkını görecekler. Çünkü ressamlık da bizim kültürün bir parçasıdır ve bu kültürün de kaybolmasını istemiyorum. Bölgemiz zaten tarih ve kültür kokan bir yerdir. Buna sahip çıkmak ve yaşatmak gençlerimizin elindedir" şeklinde konuşuyor.
Şimdi belediyede çalıştığını söyleyen Aydın, birkaç ay belediyenin yardımlarıyla Cizîr'in merkezi yerlerindeki caddeler üzerindeki duvarları boyayıp, resimler çizdiğini ve bu çalışmalardan kent halkının memnun kaldığını dile getirdi.

Ölüme karşı sanata yöneldi
24 yıl önce ressamlığa başladığını ve zamanla kendini geliştirdiğini anlatan Aydın, etrafında sürekli kötü şeylerin gerçekleştiğini belirtiyor. "Bölgemizde sürekli tutuklanma haberleri, ölüm haberleri ve kan haberleri bana inat oldu" diyen Aydın, bu bölgede yaşayan insanların da güzel şeyleri görmeye ve yaşamaya hakkı olduğunu söylüyor. Yaptığı resimler içerisinde kendini en iyi anlattığı iki resim olduğunu vurgulayan Aydın, birincisinin kuru ağaç resmi olduğunu kaydetti. Arkadaşlarının kendisine kuru ağaç lakabını taktığını belirten Aydın, "Kuru ağacın kimseye zararı yoktur ve içine kapanmıştır. Ben de etrafımdaki insanlar genelde hep birbirlerinin kuyularını kazdıkları için insanlardan uzaklaştım ve içime kapandım" ifadesini kullandı.

Kelle koltukta insan hayatları
Kendisini ve yaşadığı coğrafyayı anlatmak için bir resim çizmeye karar verdiğinin altını çizen Aydın, şunları söyledi: “Yaptığım resimler içerisinde bence insanlarımızı ve bölgemizi en iyi anlatan resim, çizdiğim 'Kelle koltuk' resmidir. Burada kendi resmimi çizdim ve kafamı da elimde çizdim. Çünkü bölgemizde insanın hayat güvencesi yok. Ev baskınları oluyor, birçok insan tutuklanıyor, insanlar ölüyor. Bunun için bölgemizdeki insanlarımız kelle koltukta yaşıyor. Ben de aynı şekilde yaşıyorum. Bu resim insanlarımızın hayatını özetliyor.”

JİHAT AKÇA/MEHMET ZEKİ ÇİÇEK - DİHA/ŞIRNEX