Bunun yanısıra önceki gün Hatay'ın Reyhanlı İlçesi'nde onlarca sivil insanın ölümüne yol açan korkunç patlamalar da gösteriyor ki; sadece iç siyasette değil, devletlerarası ilişkilerde de Türk hükümetini hiç de kolay günler beklemiyor. Bu olay, Türk devletine hem iç hem de dış sorunlarını tam demokrasi ve halkların gerçekliğine göre acilen çözümünü ve bu temelde yeni ve gerçekçi ilişkileri dayatıyor…
Kürtlerle Türk devleti arasında yeni bir ilişki biçiminin şekillenebilmesi şüphesiz geçmişin kabullenişiyle de ilgilidir. Kürtlere bugüne kadar yaşatılanlara ilişkin ikna edici bir hukuk oluşturulmazsa, oluşacak ilişki biçiminin yeni olması da sorunlu olur. Bu açıdan Kürt hareketi tarafından sıkça dillendirilen Adalet ve Hakikat Komisyonu'nun kurulması aciliyet arz ediyor. Zira, Roboskîli ailelerin tam 500 gündür dinmeyen feryadı da tüm Kürtler adına bunun ifadesi oluyor. Yoksa, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın dillendirdiği gibi, Kürtlerin "cehenneme" gönderilmesiyle herhangi bir barış ve çözüm süreci geliştirilemez!..
Kürtlerde bir örgütlenme ve kurumlaşma hareketliliği gözleniyor. 'Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa' süreci olarak adlandırılan bu süreç, yaşamın tüm alanlarını örgütlemek ve kalıcı kurumsallaşmaya kavuşturarak gelişecek. Bu açıdan Kürt dilinin geleceği hayati bir meseledir. Kürtler 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı'na ilişkin başlattıkları etkinlikleri bu hafta da devam ettirecekler. Tüm Kürt ailelerde bu konuda bir duyarlılık geliştirilebilmelidir. Anadilde eğitim için devleti adım attırmaya zorlamanın yanısıra bizzat Kürtlerin de bu konuda özgün örgütlenmeleri yaygınlaştırmaları gerekiyor.
Elbette dilin yanısıra tüm kimlik ve kültürel değerlerin kendini ifadeye kavuşturacağı mekanizmaları geliştirmek de önemlidir. Bu açıdan Alevi Kürtlerin örgütlenme ve bu inancın toplumsal paylaşımcı özelliklerini güncelleme çabaları da değerlidir. Bu konuda 5. Kongresi'ni gerçekleştiren Demokratik Alevi Federasyonu'nu da Alevi Kürtleri asimilasyoncu politikaların denetiminden çıkarma görevi bekliyor…
Reyhanlı saldırısı ve yeni süreç
Barış ve çözüm süreci toplumsal ikna anlamında belli bir yol alırken, hem Kürtler hem de Türk devleti açısından sürecin detayları, zorlukları ve yeni sorunları da adım adım kendisini hissettirmeye başlıyor. Türkiye'de 90 yıllık Cumhuriyet'in şekillendirdiği siyaset tarzı ve devlet-toplum ilişkilerinde yaşanacak algı değişimi beraberinde köklü sorunları gün yüzüne çıkaracak ve toplumla birlikte devleti de ciddi bir değişimle yüz yüze bırakacaktır. Nitekim, Kemalist tekçi ulus-devlet algısına sahip CHP'nin yanısıra, bir ara süreç misyoneri rolündeki iktidar partisi AKP'yi ayakta tutan ittifakta da çatlama sesleri gelmeye başladı bile.