
MURAT ALPAVUT/DÜSSELDORF
Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) ile 20’yi aşkın sivil toplum örgütü ve siyasi parti, Alman silah firması Rheinmetall’in Türkiye’ye silah satışını durdurması talebiyle 2 Eylül Cumartesi günü Düsseldorf kentinde protesto yürüyüşü yapacak.
NAV-DEM eylem öncesi yaptığı açıklamada Almanya’nın Türkiye ile silah ticaretini durdurmasını ve ambargo uygulamasını istedi.
Alman devletinin Türkiye ile ilişkilerinin salt siyasal olmadığını ve 90’lı yıllarda eski Doğu Almanya silahlarını Türkiye’ye hibe ederek Kürdistan’daki kirli savaşı desteklediği belirtilen NAV-DEM açıklamasında, Türk devletinin bu silahlarla katliamlar gerçekleştirdiği ifade edildi. “Bu savaş suçları halen Kürt halkının tarihi hafızasında canlıdır” denilen açıklamada “90’lı yılların ortasında Türk devletinin bu katliamları deşifre edilmiş ve Alman devleti kamuoyu baskısı ile Türkiye’ye silah satışı konusunda ambargo uygulamak zorunda kalmıştı” vurgusu yapıldı.
Alman devleti doğrudan işin içindedir
Alman devletinin Türkiye’de kurulmak istenen silah fabrikası konusunda doğrudan işin içinde olduğu da NAV-DEM’in açıklamasında yer aldı. Açıklama devamla şöyle: “2002 yılında AKP’nin hükümete gelmesi ile birlikte siyasal ve ekonomik ilişkilerini geliştiren Almanya Rheinmetal ve Hechler-Koch silah firmalarının lisanslarını Türkiye’ye vererek silah üretiminin önünü açmıştır. Kamuoyununda Almanya ile Türk devleti arasındaki gerginlik karşılıklı dövüş gibi görünse de, arka planda ekonomik ilişkiler devam ediyor. Rheinmetall silah fabrikasının Türkiye’de kurmak istediği silah fabrikası bu ilişkinin ve ticaretin bir parçasıdır. Bu anlamda Türkiye’de tank fabrikasının açılması için görüşmeler yapılıyor. Bunun ön ayağını Alman devleti kendisi yapıyor. Almanya her ne kadar kendisini ‘Bu konuda devlet olarak firmaların ilişkilerine ve ticari politikalarına karışmıyoruz’ dese de bu işbirliği kendi başına oluşmadığı gibi destek veriyor. Bu ticaret, Türk devletinin gerçekleştireceği katliamlara yardımdır.”
‘Katliamın canlı tanıklarıdır’
Yıllardır Alman silahlarıyla Türk devletinin Kürdistan’da gerçekleştirdiği katlamlara vurgu yapılan NAV-DEM açıklamasında, “Günümüzde Türkiye’de gelişen faşizm ile birlikte despot Türk rejimi ile işbirliği içine girerek Erdoğan faşizmini destekleyen konumda olunmasını iyi anlamak gerekiyor. Demokrasi, insan hakları, düşünce özgürlüğünü ayaklar altına almış bir devletin kendi halkına karşı uyguladığı baskı ile birlikte Alman silahları ile Kürdistan bölgelerini işgal altına alarak şehirlerimizi yakıp yıkmıştır. İnsanlarımızı diri diri bodrumlarda yakarak, belediyelerimize kayyum atayarak el koymuştur. Cizre, Sur, Silopi bütün bu katliamların canlı tarihi tanıklarıdır” denildi.
‘Ortak mücadele birliğini yükseltmelidir’
Türk devletinin Ortadoğu’da oynadığı kirli politikalar ve Erdoğan’ın DAİŞ’e verdiği silah desteğinin görmezden gelinerek halen silah ihracatı ve silah fabrikası kurma girişimlerinin Kürdistan’da ve bölgede gerçekleştirilecek yeni katliamlara açık destekten başka bir anlam ifade etmediği belirtilen açıklamada, “Daha büyük katliamların olmaması noktasında başta Kürt halkı olmak üzere tüm demokratik kuruluşlar, antimilitarist ve barış grupları bu kirli oyunları deşifre etmeli ve bu oyunları bozmak için ortak mücadele birliğini yükseltmelidir. Almanya Kürdistan’daki katliamlara ortak olmamalı. Fabrika kurmamalı, ambargo uygulanmalı“ vurgusu yapıldı.
NAV-DEM’den katılım çağrısı
NAV-DEM açıklamasının sonunda, Almanya’nın Türkiye’de kurmaya çalıştığı tank ve silah fabrikasına karşı 20’yi aşkın Alman STÖ ve partilerle birlikte 2 Eylül tarihinde Almanya’nın Düsseldorf kentinde gerçekleştirilecek olan Nordrhein Westfalen merkezli yürüyüşe Bonn, Köln, Düsseldorf, Dortmund, Essen, Duisburg, Münster, Bielefeld ve diğer şehirlerde yaşayan tüm Kürdistanlılar ve dostlarının güçlü bir şekilde katılma çağrısı yapıldı.
Sol Parti, Almanya Öğretmenler Sendikası GEW, Nazi Rejiminde Zulüm Görenlerin Birleşimi- Antifaşistlerin Birliği, Uluslararası Katolik Barış Hareketi Pax Christi Düsseldorf, Aachen Barış Ödülü İnisiyatifi, Anti-Militarist grupları ve inisiyatifleri gibi kurumlar ve partiler yürüyüşte yerlerini alacak.
Protesto yürüyüşü, 2 Eylül Cumartesi günü Düsseldorf, Friedrich Ebert Strasse’de bulunan DGB Haus önünde saat 13.00’te başlayacak.
Silah ticaretinde Merkel-Erdoğan dostluğu
Almanya Başbakanı Angela Merkel, şimdiye kadar ortaya çıkan sorunlardan dolayı Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ı suçlayıp, Türkiye’ye yönelik yaptırımlardan söz ederken iki ülke arasındaki silah ticareti sürüyor.
Alman silah devi Rheinmetall’in Türk ortaklarıyla kurmak istediği panzer fabrikası için Aachen Üniversitesi’nin ön çalışmalara katıldığı ortaya çıktı.
Şimdiye kadar Almanya’nın önde gelen savunma firması Rheinmetall ile Türkiye’nin Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) arasında cephane üretimi ve modernizasyonuyla ilgili bir birçok anlaşma imzalandı. Projeye ait Leopard tanklarının modernizasyonu ve Türk savaş uçaklarının cephanesinin Türkiye’de üretilmesi gibi konular öne çıkıyordu.
Almanya Başbakanı Merkel, her ne kadar Türkiye’ye yönelik yaptırımlardan söz etse de, Alman silah devi Rheinmetall’in Türkiye’deki işleri ise halen sürüyor.
Almanya’nın önde gelen haber dergilerinden Stern’in özel haberine göre ise Rheinmetall’in Türk ortaklarıyla üreteceği ve ‘Altay’ ismi verilen panzer için ülkenin hatırı sayılır bilim merkezlerinden Aachen Üniversitesi kolları sıvadı.
İstanbul’un doğusunda yer alan Karasu’da kurulacak panzer fabrikasının alt yapı çalışmalarını Aachen Teknik Üniversitesi (RWTH)’nin gönderdiği bir heyetin hazırladığı belirtiliyor. 222 hektarlık alanı kapsayacak fabrika iş başı yapması halinde Erdoğan rejiminin ordusu için yılda 1150 panzer üretecek.
Önce çalışmaya katıl sonra ‘hata’ de!
Stern dergisine konuşan RWTH’nin sözcüsü ise fabrika için çalışmalara katılmalarını “hata” şeklinde yorumladı. Sözcü çalışmaların sonlandırıldığını öne sürerken, Rheinmetall’in Türk ortaklarına fabrika için ‘anahtar teslim’ sözü verdiği ve bunun planlaması için yine Alman firmaları olan Obermeyer ile Edag’a iş verdiği belirtiliyor.
Rheinmetall ise Berlin’in Ankara ile yaşayabileceği kriz ve gerginlere karşı bir planı yıllar önce devreye soktu.
Rheinmetall Sefi Armin Papperger, kurnazlık yapıp Türk ordusuna verilecek tankları daha 2015’de Türkiye’de üretmeye karar verdi ve bunun için Erdoğan’ın Sarayı’na çıktı.
Erdoğan’ın İstanbul’daki Yıldız Sarayı’nda Rheinmetall şirketinin menajerlerini ağırlarken çekilen fotoğraflar geçtiğimiz haftalarda yayınlanmıştı. Erdoğan ile akşam yemeği yenilen görüşmenin ardından Aralık 2015’te ikinci bir görüşme yapıldı ve 7 milyar euro değerinde bin tankın üretilmesine karar verildi.
Rheinmetall’in şefi sıkça Gabriel ile görüşüyor
Türkiye’nin Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’nin Alman firması ile yürüttüğü projelerinin amacı Türk ordusunun dışa bağlı olmadan kendi cephanesini ürütebilmesini sağlamak. Rheinmetall’in Şefi Armin Papperger daha önce kısa süreli politik tartışmalara girmeden uzun süreli planlar yaptıklarını söylemişti.
Papperger’in düzenli şekilde görüştüğü isim ise bu aralar basın önünde sürekli Erdoğan ile ağız dalışına giren SPD’li Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel.
Merkel hükümetinin AKP iktidarına karşı geçtiğimiz Temmuz ayında uygulayacağını açıkladığı yaptırımlara rağmen, kabineden hiç bir bakan, Rheinmetall’in Türkiye’de panzer üretme planına karşı çıkmadı.
ANF/BERLİN