Erdemli olmak ise sıraya dizilmiş tek sıra insan kümesinin içinden çıkıp, bir adım kenara çekilmek, "ben sizin gibi yaşamayacağım" diyebilme cesaretidir.
Zaten adaletsizlikler ve haksızlıklarla dolu hayatımız, cesur ve erdem sahibi insanlar sayesinde katlanılır hale geliyor, güzelleşiyor.
Rize’de yaşayan emekli öğretmen Nurettin Durmuş da böyle bir insan.
Cumhurbaşkanlığı seçiminin önemini biliyor.
Geçmişi, siyasi çizgisi, söylemi ve pratiği ile HDP adayı Selahattin Demirtaş’ı kendisine yakın görüyor ve onu destekleme kararı veriyor.
Tayyip Erdoğan’ın memleketinde, çoğunluğun kendisi gibi düşünmediğinin de bilincinde.
Demokrasinin sandığa oy atmaktan öte, daha nitelikli bir ilişki olduğunu; eyleme, pratiğe dönüşmeyen düşüncenin zerre kadar değeri olmadığını iyi biliyor Nurettin Durmuş.
Sonra karar veriyor, desteklediği aday için Rize’nin merkezinde Demirtaş için stand açıyor.
Açtığı masanın üzerinde Demirtaş’ın, "Ayrımcılık yapmıyor" ve "Bağlamadan başka bir şey çalmıyor" yazısı bulunan iki ayrı posterini açıyor.
Bir süre sonra faşist çetelerden bir grup standa gelerek Nurettin Hoca’yı tehdit ediyor.
Kameraların önünde gerçekleşen bu tehdit karşısında Nurettin Durmuş asla taviz vermiyor.
Sonrasında sivil polislerin gözleri önünde, torunu yaşındaki faşist çetelerin yumruklu saldırısına uğruyor yetmiş yaşındaki bu cesur adam.
Asla tedirgin değil. Şöyle konuşuyor kameralara: "Demokrasi gelişecekse bir bedeli olacak elbet. Tehditlere, saldırılara boyun eğerseniz demokrasi gelişmez" diyor.
Nurettin Durmuş’un gerçek bir öğretmen olduğunu, öğretme ve eğitme işini mükemmel bir şekilde sürdürdüğünü anlıyoruz. Eğitimin amacı zihni açmaksa eğer, Nurettin Durmuş Rize’nin göbeğinde bunu yaptı.
Öğretme, insanları bildikleri şeylerden bilmedikleri şeylere doğru götürme süreciyse eğer, Nurettin Hoca kendisine saldıran faşistlere ve onları koruyan polislere bunu yaptı. Onları bilmedikleri, tanımadıkları ve alışkın olmadıkları kibar bir eylemle şaşkına çevirdi.
Japoncada "ju" ‘kibar ve "do" da ‘yol, yöntem’ anlamına geliyor. Dövüş sözcüğünü karşılayan "judo" da "kibar yöntem" anlamına geliyor.
Rizeli Nurettin Hoca, kibar judocular neslinden. Onlar için ise eylem ve mücadele, kazanmak veya kaybetmek için girişilen nihai bir savaş değil, onurla yaşamanın ve insanın olmanın bir gereğidir.
Rize’de Nurettin Durmuş’a saldıran Tayyip Erdoğan’ın magandaları ile AKP polisinin anlamadığı gerçek de bu.
Nurettin Durmuş Hoca’ya ve eylemine selam!
Rize’deki cesur adam
Alçakgönüllülüğe, doğruluğa, yiğitliğe ve ruhsal yetkinliğe erdem deniliyor.