
Roboski'ye Adalet Platformu, katledilen 34 Kürt'ün hayat hikayesini yayınlamaya devam ediyor. "Sınırlara İnat Roboski'ye Adalet" kampanyası kapsamında 20 Şubat'tan beri her gün yayınlanan bu hikayeler, 34 gün boyunca Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'na faks ve mail yoluyla gönderilecek. Platform şimdiye kadar, "Annesinin güvercini, Mervan'ın Keko'suyum" diyen Serhat Encü'nün, 20 yaşında hayata veda eden ve "Herkesin hakkı değil mi adalet?" diye soran Hüseyin Encü'nün, "2012'yi görsem 17 yaşıma girecektim" diyen Celal Encü'nün, "Eğer katletmeseydiniz bu yıl 18'ime girecektim" diyen Cemal Encü'nün ve en son "Daha 16 yaşındayım" diyen Salih Ürek'in ağzından yazılmış hayat hikayelerini mail ve faksla devlet kurumlarına gönderdi.
Beşinci hikaye gönderildi
Roboskî'den beşinci hayat hikayesi Salih Ürek'e ait. Mektubun tamamı şöyle;
"Varlığım onların varlığına armağan oldu.
Ben Salih Ürek'im.
Daha 16 yaşındayım.
Gecenin karanlığında ve soğuk karın koynunda beş saat ölümle pençeleşen 34'lerdenim.
İlk düşen bombayı hatırladım. Etrafa saçılan ceset parçalarını, katırların sesine karışan insan seslerini, çakal ve kurtların ulumalarını kanı, acıyı, çaresizliği hatırladım.
Sonra sesler kesildi. Bir bir melekler iniyordu gökten ve etrafımda son nefeslerini verenler...
Kulaklarımdan ve ağzımdan akan kanın ılıklığı dışında her şey çok soğuktu. Çok sonra köylülerin seslerini işittik. Ve yeniden çığlıklar, acılar, çaresizlikler.
Benim daha ölmediğimi anlayıp hemen bir katıra yüklediler. Sonradan ambulansların askerler tarafından durdurulduğu anlaşılmış.
Olsun, beraber gittiğimiz, beraber ekmeğimizi kazandığımız ve beraber öldüğümüz katırlarımız bizi bu sefer de yalnız bırakmadılar.
Yine bir katırın sırtında taşımışlar beni.
Ve yine bir katırın sırtında, yolda can vermişim.
Lise bu sene bitecekti. Kim bilir güzel bir bölüme gider güzel bir hayat kurabilirdim.
Sorgusuz sualsiz bir gece ansızın üzerime yağdırdıkları devletin teknoloji harikası o kocaman bombaları küçük hayallerimi bir bir ezdi.
Varlığım onların varlığına armağan oldu.
Katır sırtında verdiğim bu canın hesabının sorulmasını istiyorum.
...
Belki kızacaksınız ama bir çift sözüm var;
Eğer beni öldüren bombalar "adalet"i de öldürmediyse,
Adalet talep ediyorum.....
Herkesin hakkı değil mi adalet?
Yoksa
O kocaman, pahalı bombalarınızı beni öldürmekte harcadığınız için
Devletten özür dilemeli,
Hedefi şaşırmayıp beni öldürdüğü için; Genelkurmay'a teşekkür mü etmeliyim?!
Hoşçakalın..."
HABER MERKEZİ