
Yürüyüş sonunda bir konuşma yapan Kürdistan Kültür Sanat Akademisi Başkanı Murat Ceylan, katliamların Kürt halkını yıldırmadığını aksine davasının daha büyük bir savunucusu haline getirdiğini söyledi. Roboskî'nin ve diğer katliamların hesabının mutlaka sorulacağını belirten Ceylan, 11 Ocak'ta Paris Katliamı'yla ilgili yapılacak eyleme de çağrı yaptı.
'Vicdan sahibiyseniz açığa çıkarın'
Fransa'nın Marsilya kentinde yapılan mitingte de Mereş ve Roboskî Katliamlarında yaşamını yitirenler anıldı. Canabiére Meydanı'nda buluşan Kürdistanlılar, meşalelerinin yanı sıra katliamlar ardından çekilen fotoğraflar ve faillerin yargılanmasını talep eden pankartlar taşıdı. Mitingte konuşan Marsilya Halk Meclisi Eşbaşkanı Kemal Güler, Roboskî Katliamı'nın ardından hiçbir sorumlunun yargılanmadığını hatırlatarak, "Bugün de Roboskîli bir annenin kalp krizi sonucu yaşamını yitirmesiyle yaşamını yitirenlerin sayısı 35'e ulaştı. Türk devleti, bunun hesabını vermelidir. Roboskî bir vicdan meselesi, insanlık mücadelesidir. Eğer vicdan sahibiyseler Roboskî'nin katillerini açığa çıkarırlar" dedi.
Mitingte sanatçı Cüneyt Kartal, Roboskî'ye ilişkin ağıtlar seslendirirken Ömer Konur ise mey eşliğinde şiirler okudu.
'Yerel seçimlerde boşa çıkaralım'
Fransa'nın Creil ve Melun kentlerinde yapılan yürüyüşlerin gündemi de Roboskî ve Mereş'ti. Creil'de Fransa Kürt Kültür Derneği ve Nurhak Anadolu Derneği'nin organize ettiği yürüyüşte katliamları kınayan pankartlar taşındı, sloganlar atıldı. Melun'da ise Evry Halk Meclisi'nin organize ettiği yürüyüşte, Roboskî'nin yanı sıra Paris Katliamı vurgusu da vardı. Evry Halk Meclisi adına Faruk Şaylemez bir konuşma yaptı. Şaylemez, yaklaşan yerel seçimlerde katliamları boşa çıkaracak biçimde örgütlenmeye çağırarak, "Herkesi kırgınlıklarını bir kenara bırakarak BDP ve HDP adaylarına sahip çıkmaya çağırıyoruz" dedi.
Berlin'de katliamlar konulu söyleşi
Almanya'nın başkenti Berlin'de yaşayan Kürdistanlılar ise Roboskî ve Mereş katliamlarını konu alan söyleşi ve anma toplantısında buluştu. "Maraş'tan Roboskî'ye katliamları unutmayacağız, unutturmayacağız" başlığıyla yapılan etkinliği, Berlin Kürt Halk Meclisi, Ana Fatma Dergahı, Rojava Berlin Meclisi ve Êzîdî Cemaati organize etti.
Söyleşide Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Eşbaşkanı Rojda Yıldırım, Ana Fatma Dergahı Başkanı Cahit Munzur ve Mereş Katliamı mağduru Hasan Çatal Değirmenci konuşma yaptı.
Mereş Katliamı'nı hedefleri ve sonuçlarıyla birlikte değerlendirmek gerektiğini ifade eden Rojda Yıldırım, "Alevi katliamlarının hepsi CHP döneminde yapıldı; ama bugün CHP'yi ayakta tutan da Alevilerdir. 1500 yıllık direnişçi geleneğin gelip CHP'yle bütünleşmesi düşündürücüdür" diye konuştu. Alevilerin direnişçi geleneğe bağlı kalmasının gerekli olduğunun altını çizen Yıldırım, "Aleviler yönlerini Seyit Rıza'nın, Mazlum Doğan'ın, Sakine Cansız'ın direnişçi Aleviliğine çevirmelidir. Geleceğimizi belirleyebilecek her şey onlarda var; başka yerde aramaya gerek yok" dedi.
Söyleşide konuşan Ana Fatma Derganı Başkanı Cahit Munzur ise, Roboskî Katliamı'na değinerek, "Devletin planlı bir şekilde, savaş uçaklarıyla yaptığı bu katliam, şehit analarının onurlu, bilge duruşuyla ve Kürt halkının dayanışmasıyla asla unutturulmayacak ve hesabı sorulacaktır" diye kaydetti.
Söyleşide konuşan Hasan Çataldeğirmenci ise Mereş Katliamı sırasında yaşadıklarını anlattı.
Frankfurt'ta tabutlu yürüyüş
Almanya'nın Frankfurt şehrinde Demokratik Güç Birliği Platformu tarafından Mereş, Roboskî ve 19 Aralık katliamlarına ilişkin bir yürüyüş düzenlendi. Alte Oper'den başlayan yürüyüş sırasında Roboskî'de katledilen 34 kişiyi temsil eden 34 tabut ile katliamlarda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşınırken, çok sayıda Almanca bildiri de dağıtıldı.
Yürüyüş sonunda yapılan mitingde konuşan Avrupa Barış ve Demokrasi Meclisi Adalet Divanı üyesi Ali Erten, devletin sessizliğinin katliamlardaki sorumluluğunu kabul etmesi anlamına geldiğini vurgulayarak, "Tüm demokrat insanlar aktif mücadeleyle hesap sormalıdır" dedi.
'Halen hesap verilmiyor'
Almanya'nın Freiburg kentinde yaşayan Kürdistanlılar ise akşam saatlerinde Alter Synagoge'dan şehir merkezine kadar meşaleli yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sonunda yapılan basın açıklamasında sorumluların bulunması talep edilerek, "Başta AKP ve Genelkurmay Başkanlığı, hayatını kaybedenleri 'savaş zaiyatı' olarak değerlendirmiş; olayı geçiştirmeye çalışmıştır. Bugün de olayın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen hesap verilmiyor" denildi.
Basın açıklamasının ardından Kürdistanlılar, Alter Synagoge önüne doğru sloganlar eşliğinde geri dönerek etkinliği sonlandırdı.
'Adalet istiyoruz'
Almanya'nın Darmstadt şehrinde de gösteri yapıldı. Luisenplatz'taki gösteriye Demokratik Güç Birliği Platformu da katılarak destek verdi. "Maraş'tan Roboskî'ye katliamları kınıyoruz", "Qoçgîrî'den Roboskî'ye… Ne unutacağız, ne affeceğiz", "Alevilere uygulanan baskıya son" ve "Adalet istiyoruz" yazan pankartlar taşındı. Yaklaşık bir saat süren eylemde "Terörist Türkiye", "Avrupa finanse ediyor, Türkiye bombalıyor" sloganları atıldı. Eylem, Kürdistanlıların koro halinde "Çerxa Şoreşe" marşını okuması ardından sona erdi.
'Ortak mücadele boşa çıkarır'
Almanya'nın Hannover kentindeyse Demokratik Güç Birliği Platformu (DGBP) bir eylem gerçekleştirdi. Eylemde, Hannover Kürt Kültür Derneği Başkanı Seher Nergiz, Avrupa Türkiyeli İşçiler Federasyonu'ndan Metin Aydın, Özgürlük Dayanışma Almanya'dan Alattin Badır, YEK-KOM'dan Yılmaz Kaba ve Hannover Halk Meclisi Eşbaşkanı Nail Güneş birer konuşma yaptı. Konuşmalarda katliamların sorumlusunun devlet olduğuna dikkat çekilerek demokrasi güçlerinin ortak mücadelesinin katliam çizgisini boşa çıkaracağına vurgu yapıldı. Konuşmaların ardından eylem, "Şehîd namirin" sloganıyla sona erdi.
Londra'da eylem ve panel
İngiltere'nin başkenti Londra'da Mereş ve Roboskî anması vardı. Çok sayıda demokratik kitle örgütü bir araya gelerek eylem ve panel organize etti. Britanya Halk Meclisi, Halkevi, Kürt Toplum Merkezi, Roj Kadın Meclisi, Özgür Ronî Gençlik Meclisi, GİK-DER ve El-Com'un birlikte düzenlediği eylemde, Türk devletine hesap verme çağrısında bulunuldu. Eylemde dağıtılan "Türkiye'deki katliamlara son" başlıklı İngilizce bildiride, Mereş ve Roboskî katliamlarının nasıl gerçekleştiği anlatılırken, devletin sorumluluğuna dikkat çekildi. Eylem sonrası Halkevi'nde yapılan "Mereş'ten Roboskî'ye" başlıklı paneldeyse tarihçi yazar Mehmet Bayrak Kürdistan'da yaşanan katliamlara dair sunum yaptı.
Y.Ö. POLİTİKA HABER BİRİMİ