Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboskî köyünde 28 Aralık 2011 tarihinde TSK’ye ait F 16 savaş uçaklarının bombardımanı sonucu çoğu çocuk 34 sivil yurttaş yaşamını yitirdi. Katliamın 3’üncü gününde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı ancak 2012 yılı boyunca hiçbir gelişme yaşanmadı. Soruşturmayı yürüten Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı, Genelkurmay Başkanlığı’ndan olay bölgesinde insansız hava araçlarının çektiği görüntüleri istedi. Görüntülerin yanı sıra sonrasında yapılan işlemler ve verilen talimatlarla ilgili yazışmalar da savcılıkça istenildi. Bu taleplerin hemen ardından soruşturması dosyası, Uludere Cumhuriyet Savcılığı’ndan alınarak Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı‘na verildi. Birkaç gün sonrasında dosyaya ilişkin “gizlilik” kararı alındı. Yaklaşık 15 ay Diyarbakır Savcılığı’nda bekleyen dosyada, “İnsansız hava aracının aktardığı görüntüleri değerlendiren, bombalama talimatını veren, harekat planı kapsamında bombalamayı gerçekleştirenlere” yönelik tek bir somut ilerleme kaydedilmedi.


Erdoğan’dan Özel’e teşekkür

Katliamdan sonra Türk Başbakan Recep T. Erdoğan görüştüğü Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e “operasyon” için teşekkür ederken, BDP’liler ise, aynı gün Barış Anneleri ile birlikte Erdoğan’ın Meclis’teki makam odası önünde ve Meclis Genel Kurulu’nda oturma eylemi yaparak katliama sessiz kalmayacaklarını belirtti. Uludere Kaymakamı Naif Yavuz’un darp edilmesi olayıyla ilgili olarak yaşamını yitirenlerin ailelerinden 8 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 5’i ise katliamın faillerine dokunulmazken “Kasten adam öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla hemen tutuklanarak cezaevine konuldu.

Meclis komisyon kurdu
Soruşturmayı yürüten Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı, Uludere Savcılığı‘ndan olay günü bölgede bulunan tüm askerlerin telefon görüşmelerini isterken, Genelkurmay’dan da katliamı kaydeden İHA görüntülerini talep etti.  9 Ocak’ta Meclis İnsan Hakları Komisyonu, katliamın araştırılması için bir Alt Komisyon kurma kararı aldı.

Aileler parayı almadı
Katliamdan sağ kurtulmayı başaran 3 yurttaşa 16 Ocak günü “Pasaport kanununa muhalefet”, “Sınırı yasadışı yollarla ihlal etme” ve “Ülkeye sınırdan kaçak yollarla mal sokma” soruşturma açıldı. 70 yurttaş hakkında da, Kaymakam Yavuz’un darp edilmesi olayıyla ilgili olarak “yakalama kararı” çıkarıldı. Ankara’da toplanan Bakanlar Kurulu ise, katledilen her bir yurttaşın ailesine 123 bin TL ödenmesini kararlaştırdı. Ancak bu ödeneği kabul etmeyen Roboskili aileler, sorumlular açığa çıkmadan bu paraya dokunmayacaklarını belirttiler.

BDP, katliamı UCM’ye taşıdı

BDP, BM İnsan Hakları Komiserliği’ne başvuruda bulunarak, Türkiye’ye bir heyet gönderilmesi ve incelemelerde bulunulmasını istedi. Bu başvuruyla da yetinmeyen BDP, 27 Ocak’ta Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) taşıdı.

Yerinde sayıldı

Aradan geçen 5 ayda 34 yurttaşın katledilmesinde yer alan askerlerin ifadesine dahi başvurmadığı ortaya çıkmıştı. İlk soruşturmayı yürüten Uludere Cumhuriyet Başsavcılığı’nın saldırının ardından sadece olayın oluş şekli ve ölenlere ait kayıtları Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığa gönderdiği kamuoyuna yansıdı. Üstelik katliama ilişkin Genelkurmay ve MİT’e yazılan yazılara da olayın üzerinden 5 ay geçmesine rağmen hiçbir cevap verilmedi.

Meclis raporu: Kasıt yok
Uludere İnceleme Alt Komisyonu’nun hazırladığı rapora gizlilik kararı verildi. Rapor komisyon üyelerine dağıtılmayarak sadece okundu.  Raporda “Kasıt yok. Sivil idare ile askeri yetkililer arasında koordinasyonsuzluk var” denilerek hiçbir sorumlu işaret edilmediği gibi hesap sorulması için suç duyurusunda bulunmaya dönük bir madde de yer almadı.

Askeri savcıya verildi

Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyası, Adalet Bakanlığı’nın “yetkiniz yok” yazısı üzerine 17 Ekim 2013’te askeri savcılığa gönderildi.