
Roboskî’nin canlı tutulması, her gün Türk devlet gerçeğinin canlı tutulmasıdır. Kürt toplumunun devleti tanıma bilincinin gelişmesidir. Bu nedenle Roboskî’nin gündemde tutulmasına tahammül yoktur. Başbakan’a da sunulan bir MİT belgesinde Kürtlerin nasıl kontrol altında tutulacağı ve kültürel soykırımın tamamlanacağı kapsamlı bir biçimde işlenmektedir. Devletin Kürtlere ayırımcılık yaptığı yönündeki algının değiştirilmesinin esas alınması gerektiği vurgulanmaktadır. Özellikle Kürtlerin dini inancına seslenilmesi gerektiği, bu açıdan da dini örgütlenmelerin Kürdistan’da önünün açılması gerektiği belirtilmektedir. Özcesi Kürtlere yönelik psikolojik savaşın nasıl yürütülmesi gerektiği detaylandırılmıştır.
Roboskî’nin gündemde kalması, devletin Kürtlere farklı yaklaştığı bilincini geliştirdiği düşünüldüğünden Roboskîlilerin cinayetin peşini bırakmamasına öfke duyulmaktadır. Bu nedenle Roboskî üzerinde baskıyı arttırmışlardır. Bu baskı, Roboskîlilerin tümden köylerini boşaltması ve kaçırtılmasıyla sonuçlanabilir. Şu andaki yapılanlar böyle bir planlamanın olduğunu göstermektedir. “Bizi öldürüyorlar, bizi tutukluyorlar, bize baskı yapıyorlar” biçiminde bir algı yaratıp Roboskîlilere illallah dedirtmek istiyorlar. Anlaşılıyor ki baskıları süreklileştirirlerse Roboskîlilerin illallah deyip kaçacağını düşünüyorlar.
Roboskîlileri göçertmek istemelerinin bir nedeni de katliamı unutturmak istemeleridir. “Unutmak en büyük ihanettir” derler. Kürtlere şimdiye kadar yaptıklarını unutturup hafızasız kılmak istedikleri gibi, şimdi Roboskîlilere de bunu yapmak istiyorlar. Kültürel soykırımcı Türk sömürgeciliğinin Kürtler üzerinde uyguladığı temel politika buydu. Hem ez, hem katlet, hem unuttur, hem de rahat yüzü görmeleri için kendi gerçeğinden kaçmayı dayat! Şimdi Roboskîlilere “Rahat etmek istiyorsan göç et ve bu yaşananları unut” diyorlar. Roboskîlilere en büyük zulmü de böyle yapmak istiyorlar.
Roboskîliler ve tüm demokrasi güçleri Roboskî üzerinde yapılan baskıları iyi görmelidirler. Hem dünyada görülmedik bir katliam yapmak hem de katliama maruz kalmış insanların üzerine bu kadar gitmek sadece kültürel soykırımcı sömürgeci zihniyetle açıklanabilir. Bu açıdan Roboskî’deki baskılara karşı çıkmak, kültürel soykırımcı sömürgeciliğe karşı çıkmaktır.
Roboskî katliamından sonra Roboskî’nin üstünü örtmede tüm basın ortak hareket ediyordu. Şimdi Fethullahçı basın Roboskî üzerinden Hükümeti vurmak istiyor. MİT’in istihbarat verdiği, Başbakan’ın da vurdurduğu her gün daha netleşiyor. Fethullahçıların Sri Lanka modeli ve PKK yöneticilerinin katledilmesini önerdiği ve bunun da hükümet tarafından uygulandığı bilinmektedir. 2011 sonbaharında Rüstem Cûdî, Alîşêr Koçgrî ve Çiçek Botan’ın katledilmesi, PKK yöneticilerinin hedeflenmesi kararının sonucudur. Sara ve iki arkadaşı da bu karar sonucu katledilmişlerdir. Roboskî’de bir PKK’liyi imha etmek için yüzlerce köylünün de öldürülebileceği yönlü verilmiş talimat sonucu yapılmış bilinçli ve planlı bir katliamdır. Roboskî katliamı, açıkça Kürt’ü öldürmenin kıymeti yoktur zihniyetinin pratikleşmesidir.
AKP, Kürtlere karşı uyguladığı kirli savaşta işlediği suçların tüm bilgilerini dış ve iç güçlerin eline vermiştir. Yani AKP’nin ipi başkalarının elindedir. Bu güçler AKP’ye her türlü kirli iş yaptırmışlar, şimdi de AKP’yi bitirmek için kullanıyorlar. AKP’nin tüm zayıf yanları Fethullahçıların ve arkasındaki güçlerin elindedir. AKP bilindiğinden daha fazla kirli savaş yürütmüş ve çirkin suçlar işlemiştir. Bu suçlar üzerinden şimdi ipi çekilmektedir. AKP ya geçmiş zihniyeti ve kirli işlere imza atan politikalarını bırakarak halktan özür dileyip köklü demokratikleşme adımları atarak kendini kurtaracak ya da kullanılıp atılan hükümetlerin durumuna düşecektir. Kirlilikleriyle birlikte yaşayacağını sanan AKP Hükümetinin akıbeti farlı olmayacaktır. AKP hala son 12 yılda izlediği politika ile bu işten sıyrılacağını sanmaktadır. Halbuki o yılların kendine özgün koşulları vardı. Şu andaki durumda radikal hamle ve dönüşüm yapmadığı takdirde paldır küldür gitmek dışında bir seçeneği kalmamıştır. Ya demokratikleşme yolunda köklü hamle yaparak kirlerini böyle temizleyecek ya da Roboskî katliamında verdiği emrin ahıyla hiçbir siyasetçinin içine düşmediği duruma düşecektir.
Ne var ki AKP şu anda kırk katır mı, kırk satır mı seçeneğinden birini tercih etme politikası izliyor.