Dün de darbe girişimi sonrası tutuklanan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk ile eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Bugüne kadar failler yerine, adalet arayışlarına çıktıkları için kendileri cezalandırılan Roboskîli ailelere göre, yitirdikleri 34 canın ilk sorumlusu dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan.

Çoğunluğu henüz çocuk yaşta olan 34 sivilin, sınır ticareti yaparken Türk savaş uçakları tarafından yüklerini taşıdıkları katırları ile birlikte Roboskî’de bombalanarak katledilmesinin üzerinden geçen 4,5 yılda, katliamının faillerinden hesap sorulmayıp açılan dava dosyası yargı mekanizması içerisinde dolaştırılıp en sonunda tozlu raflara kaldırıldı. Katliamın sorumlularından hesap sormak yerine, onları ödüllendirip adalet arayışına çıkan Roboskîli aileleri cezalandıran AKP hükümeti, kendisine yönelen darbe tehdidi sonrası tutuklanan Uludere Hudut Tabur Komutanı Jandarma Binbaşı Hüseyin Erten’i katliamın sorumlusu olarak dillendirmeye başladı.


Suy duyurusunda bulundu

Dün de dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı ve İçişleri Bakanı hakkında suç duyurusunda bulunuldu. CNN Türk’te yer alan habere göre de Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı‘na gelen avukat Müşir Deliduman, suç duyurusu dilekçesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmek üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu. Dilekçede, “Şahin, 6 Haziran 2011-24 Ocak 2013 arası İçişleri Bakanlığı yapmıştır. Bakanlığı döneminde, Şırnak’ın Uludere ilçesindeki Ortasu/Roboski ve Gülyazı/Bujeh köylerinden, 28’i aynı aileden 34 kişi savaş uçaklarının bombardımanıyla 28 Aralık 2011’de öldürüldü.” ifadeleri kullanıldı.

Dilekçede, şunlar kaydedildi: “15 Temmuz darbe teşebbüsü ve sivil katliam kalkışmasında FETÖ/PDY cunta çetesinin ipliği pazara çıkmış, günah defteri açılmış, kirli çamaşırları ortaya çıkmıştır. Bunlardan sadece biri Uludere katliamıdır. Bakan Berat Albayrak, Roboski katliamına ilişkin dosyanın yeniden inceleneceğini söyleyerek, dikkati FETÖ/PDY cunta çetesine çekti. Katliamın FETÖ/PDY cunta çetesi tarafından işlendiği pek muhtemeldir. Katliamı yapan askeri sorumlular, 15 Temmuz’da tekrar katliam yapmışlardır. Bu katliamı, örgütün amaç ve hedefleri doğrultusunda yapmışlardır. Aynı zihniyet Uludere’de de kendini göstermiştir. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in, o dönemde görevi ve demeçleri dikkatle incelendiğinde, diğer faillerle fikir ve eylem birliği içinde olduğu ortaya çıkmaktadır.”

Şahin ve Öztürk hakkında 34 köylünün öldürülmesi suçundan yakalama emri çıkarılması talep edilen dilekçede, şüphelilerin belirtilen suçlarla ilgili yargılanması istendi.


Roboskili aileler katili tanıyor

AKP’nin sorumluktan kaçma dönük girdiği çabalara Roboskîli ailelerden yanıt gecikmedi. Katliamda oğlu Erkan’ı kaybeden Felek Encu, katliamın yaşandığı günden bu yana devlette çalmadık kapı bırakmadıklarını, ancak o kapıların her seferinde yüzlerine kapatıldığını söyledi. 

15 Temmuz askeri darbe girişimi sonrası bazı kişilerin gözaltına alınıp tutuklandığının ileri sürüldüğüne dikkat çeken anne Encu, “Madem katliamla ilgili gözaltına alındılar, bu rütbeliler neden bugüne kadar gözaltına alınmadı? Neden bu güne kadar bir sorumlu ortaya çıkartılmadı. Peki bu katliamın siyasi tarafı kim? Onlardan kim hesap soracak?” sorularına yanıt istedi.

Bu katliamın askeri sorumluları kadar siyasi sorumlularının da yakalarını bırakmayıp hesap soracaklarını söyleyen anne Encu, “Bu katliamı darbecilere yıkıp kendilerini temize çıkartacaklarını zannetmesinler. Onlar da bu darbeciler kadar suçludurlar” dedi.


AKP de bunlar kadar suçlu

AKP hükümetinin katliamın orumluluğunu iki veya üç isme yıkmaya çalıştığını belirten Encu, askeri sorumlular kadar dönemin Başbakanı Erdoğan’ın da suçlu olduğunu vurguladı. “O katillerle yüz yüze gelmek istiyorum. Devlete, siyasi sorumlulara, oğlumu katledenlere öfkeliyim. 5 yıldır herkesi susturan ve ses çıkartmayan Erdoğan, neden şimdi Roboskî faillerini ortaya çıkartıyor! Kendisini temize çıkarmak için mi?” diyen Encu, cemaat kadar AKP’nin de bu katliam nedeniyle suçlu olduğunun altını çizdi.


Şaşkınlıkla karşılıyoruz

Roboski-Der Başkanı Veli Encu de katliamın üzerinden geçen 239 haftadır devlet yetkililerine seslendiklerini, ancak her defasında faillerin gizlendiğini ifade etti. Encu, “Aradan geçen 4.5 yıla rağmen şimdi çıkıp katliamın sorumluluğunu 1 kişiye yüklemelerini şaşkınlıkla karşılıyoruz. Katliamda birçok askeri yetkilinin sorumluluğu olduğu açıktır. Bütün askeri yetkililerinin cezalandırılması gerekiyor” şeklinde konuştu. 

Katliamda kardeşi Cihan Encu’yü kaybeden Hüseyin Encu ise geçen yıllar boyunca katliamın sorumlularının sürekli sakladığı üzerinde durdu. “Bir basın açıklaması yaptığımızda bile bize soruşturmalar açıldı. 34 insanı katledenler yıllarca gizlendi. Onların yerine bizler yargılandık” diyen Hüseyin Encu, 15 Temmuz sonrası yeniden Roboskî’nin üzerinde durulmaya başlanmasının şaşırtıcı olduğunu dile getirdi. Encu, bu duruma dair şunları söyledi: “Önümüze rütbesi düşük bir asker atıp katliamın sorumlusu budur diyorlar. Fakat biz biliyoruz ki gözaltına alınan Abdullah Baysal ve Hüseyin Erten’in üzerine tek yıkmasınlar. Tek başına o komutanlar o F-16’ları kaldıramazlar, dönemin Başbakanı olan Erdoğan da sorumludur.”

İktidarın bugün kendisini temize çıkartmaya çalıştığını söyleyen Encu, “Peşlerini bırakacağımızı zannetmesinler. En büyük sorumlular AKP ve o dönemin Genelkurmay Başkanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’dır. Davamızın peşindeyiz, onlardan da hesap sorana kadar susmayacağız” dedi. 


Birbirlerini yediler

Darbe girişiminin ardından katliamın sorumlusu olarak önlerine birkaç darbecinin atıldığını, ancak asıl sorumluların siyasi iktidarın kendisi olduğunu vurgulayan isimlerden biri de katliamda oğlu Selam Encu’yü kaybeden Semire Encu. Encu, tepkisini “Bugüne kadar akıları neredeydi. Türkiye’de gitmediğimiz hiçbir yer kalmadı ama yine de sonuç alamadık. Her namaz kıldığımda Allah’a dua ediyordum çocuklarımızın hesabını onlardan sor diye. Allah büyük işte, kendi içlerinde birbirlerini yediler” sözleriyle dile getirdi.