Danimarka’da Kopenhag Şehir Mahkemesi’nde görülen kapatma davası Roj TV’nin lehine sonuçlandı. Mahkeme, Roj TV’nin lisansını iptal etmedi ve kapatılmamasına karar verdi. Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nde alınan karar, Kürt kamuoyunda büyük bir memnuniyet yaratırken, Brüksel’deki Roj TV merkez stüdyolarında adeta bir bayram havası esti.
Kopenhag Şehir Mahkemesi, Dünya Gazeteciler Günü olan 10 Ocak’ta Roj TV kararını açıkladı. Mahkeme Roj TV’yi ‘PKK lehine propaganda’ yapmaktan suçlu bulurken, kapatılması yönündeki talebi reddetti. Mahkeme, kararında televizyon lisansının iptali ve televizyona ait 20 milyon euroluk mal varlığına el konulmasının yasal bir temeli olmadığına hükmetti. Mahkeme Roj TV A/S ile Mezopotamya Broadcasting A/S şirketlerine, Danimarka anti terör yasasını ihlal etmekten 5 milyon 200 bin Danimarka Kronu (yaklaşık 700 bin Euro) ceza kesti.  Roj TV yetkilileri bu cezayı haketmediklerini belirtiyor ancak yine de bu kadar uluslararası baskılara rağmen kararı anlayışla karşıladıklarını dile getiriyorlar.

Karar sevinçle karşılandı
Kararın açıklandığı sırada mahkeme önünde Roj TV ile büyük bir dayanışma eylemi gerçekleşti. Kararı sevinçle karşılayan Roj TV çalışanları kutlamalar yaparken, Gazeteci Ferda Çetin karar için „iyi ve doğru karar“ dedi. Roj TV mahkemenin kararını canlı yayında dört dilde izleyicilerine aktarırken, televizyon çalışanları da zılgıt, alkışlarla kararı kutladı. Televizyonun canlı yayınına katılan konuklar ile telefonla bağlanan izleyiciler de karardan duydukları memnuniyeti dile getirdi ve „Türkiye’nin baskısı sonuç vermedi, basın özgürlüğü kazandı“ dedi.

Roj TV: Yolumuza devam edeceğiz

Roj TV Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada da Roj TV’nin şahsında özgür basının yoluna devam edeceği belirtildi ve şu ifadelere yer verildi: „Roj TV’ye başından beri sahip çıkan Roj TV’nin gerçek sahipleri olan izleyicilerimize; Kürt ve Kürdistanlı halklara, Avrupa halklarının değer yargılarını temsil eden meslektaş ve dostlarımıza, teşekkür ediyoruz.“
Roj TV’nin kurulduğundan bu yana Türk devletinin baskı ve sindirme politikalarına maruz kaldığı vurgulanan açıklamada, televizyonunun kapatılması için diplomatik ve hukuki bütün imkanların kullanıldığı ifade edildi.

Türkiye’ye yönlendirmeye çalıştı
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: „İfade ve basın özgürlüğü konusunda kirli ve kabarık bir sicili olan Türk devleti Danimarka adalet makamlarını yönlendirmeye kalktı. Bunun sonucu olarak 2010 Eylül ayında  televizyonumuzun kapatılması için dava açıldı. Dava 14 Aralık 2011 tarihinde sonuçlandı ve karar 10 Ocak 2012’de açıklandı.

İddia makamı televizyonumuzun kapatılması ve kamulaştırılması talebinde bulunmuştu. Ancak Mahkeme televizyonun kapatılmaması fakat ‘bilerek propaganda’ yapıldığı gerekçesiyle şirketlerimize ayrı ayrı para cezası kesti. Roj TV; hiçbir durumda ‘suç’ işlediğine inanmıyor ancak Mahkemenin kararını saygıyla karşlıyor. Bundan sonra var olan itiraz hakkımızı kullanıp kullanmayacağımıza dair yetkli organlarımız ve avukatlarımızla belirlenen zaman zarfında değerlendirip kamuyounu bilgilendireceğiz.“

Gerçeklerden taviz vermeyeceğiz
Roj TV’nin gerçeklerden taviz vermeyen bir yayın kuruluşu olduğuna dikkat çekilen Yönetim Kurulu açıklamasında, „Televizyonumuz gerçeklerden taviz vermeyen yayın çizgisi itibarıyla Türk devletinin savaş politikalarını deşifre eden haber ve yayınlarıyla bundan sonra da Türk devleti ve uluslararası güçlerin yönlendirmesiyle baskı ve sindirme politikalarıyla karşı karşıya kalacağını düşünüyoruz. Bundan dolayı izleyicilerimizi her zamankinden daha fazla kendi kurumlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz“ dendi.
Roj TV Yönetim Kurulu açıklaması şu cümlelerle sona erdi: „Roj TV’ye başından beri sahip çıkan Roj TV’nin gerçek sahipleri olan izleyicilerimize; Kürt ve Kürdistanlı halklara, Avrupa halklarının değer yargılarını temsil eden meslektaş ve dostlarımıza, teşekkür ediyoruz.
Roj TV onların desteğiyle yoluna devam edecek. Gerçeklerin karanlıkta kalmaması için Roj TV emekçileri bundan sonra daha fazla çalışacak. Roj TV her sabah ‘Roj’un çıkışıyla sizlere gerçekleri anlatmaya ve yasaklanan dil’lerin şarkısını söylemeye devam edecek.“


Bundan sonra ne olacak?

Savunma avukatı Björn Elmquist, mahkeme sürecinin işleyeceğini belirtirken, iddia makamının kararı temyize götürme hakkı olduğunu ifade etti. Savunma avukatlarının da para cezasına karşı 14 gün içinde itiraz hakkı bulunuyor. Roj TV yetkilileri de, mahkemenin kararına ilişkin nasıl bir yol izleyeceklerini önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını bildirdi. Roj TV, yayınları hakkında verilen hükmün de doğru olmadığı tepkisinde bulundu ancak “karar saygılı” olduklarını ifade etti. 
Davayı izleyen Danimarka Türk Elçisi Berki Dibek, karardan hemen sonra basın toplantısı düzenleyerek, kararın anlaşılmaz olduğunu savundu. Dibek, Danimarka Radyo ve Televizyon Konseyi’ne Roj TV lisansını iptal etme çağrısında bulundu.



Basının ilgisi yoğundu


Davayı yakından izleyen Danimarka basını, kararı da mahkeme önünde canlı olarak duyurdu. DR, 1, TV 2 gibi kanallar eylemcilerin kurduğu çadır önünde yayın yaptı. Uluslar arası basın da davayı izledi. Sadece Almanya’da yayın yapan NDR televizyonunun mahkeme salonunda çekim yapmasına izin verilmesi dikkat çekti. NDR’in yayınına izin verilmesi Almanya’da devam eden dava sürecinde izlenecek tutumla ilgili olduğu yorumu yapıldı. 


BDP: Türkiye’ye rağmen kapatılmadı

BDP Basın ve Yayından Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Filiz Koçali, Roj TV lehine verilen karar için „Bu karar, Türkiye’nin ağır siyasi baskısına rağmen alınmış bir karardır ve mahkemelerin siyasi değil, hukuki karar almasına da bir örnektir“ dedi. Türkiye’de çok sayıda kişinin „Roj TV’ye neden demeç verdin“ denerek tutuklandığına işaret eden Koçali, „Roj TV’nin uzun bir soruşturma ve yargılama sürecinden sonra kapatılmaması umarız ki, Türkiye’ye de bir örnek olur. Roj TV’nin kapatılmaması kararı, onu izleyen milyonlarca izleyici için önemli olduğu kadar, kararın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde alınmış olması da dikkat çekici bir rastlantıdır. Bu karar Türkiye’de pek çok gazeteciye, gazete sütunlarının ve ekranların yasaklandığı bir dönemde alınmıştır“ dedi.


 HABER MERKEZİ