
Rojava'ya giderek incelemelerde bulunan gazeteci Sally Sara, DAİŞ'in Kobanê'ye bu kadar yüklenmesinin temel sebebinin Rojava'nın Ortadoğu için bir model olabilme ihtimali olduğunu dile getirdi.
Merkezi İsviçre'nin Cenevre kentinde bulunan Birleşmiş Milletler (BM) sivil toplum kuruluşu Press Emblem Campaign'in (PEC) Kadın Savaş Muhabirleri Konferansı'nda görüştüğümüz gazeteci Sally Sara, Ortadoğu'da demokratik sistem ve laik kültüre en yakın halkın Kürtler olduğunu söyledi. Sara, "Rojava sisteminin güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve sistamatiğe kavuşturulması, Ortadoğu'nun dolayısıyla Suriye'deki sorunların köklü olarak aşılmasına vesile olabilir" dedi.
Ortadoğu'da iktidar savaşı var
Afganistan, Irak, Suriye, Sierra Leone ve Zimbabwe olmak üzere 30'dan fazla çatışmalı ülkede savaş muhabirliği yapan Sally Sara, dünyadaki iç çatışmaların "iktidarlar savaşı" olduğunu vurguladı. Bu tespitini, olayların tarihi arka planıyla güçlendiren deneyimli muhabir, "20. yüzyılın başlarıyla birlikte sömürgeciliğin özellikle Ortadoğu'da taşlarını döşediği ulus devletler mirası ve bunun üzerinde şekillenen iktidarlar, bölgeyi bir yanardağın üzerine inşa ettiler" dedi.
Ulus devletleri korumak için dini siyallaştırdılar
Sara, iktidarların ulus devletlerini korumak için dini siyasallaştırdığını belirtti ve düşüncesini şöyle özetledi: "Ulus devletlerin, dini siyasallaştırması ve bu siyasallaşmanın doğal olarak mezhepler üretmesi, çatışmaların açıktan olmasa da gizli zeminini oluşturdu.
İç savaşları mezhepsel politikalar tetikledi
21.yüzyılın ilk yarısına gelindiğinde ulus devletlerin mezheplere dayanarak iktidarlarını koruması, mezhepleri hiç olmadığı kadar dinamik kılmaya başladı. Bu vesileyle mezhepsel politikalar, iç savaşları yine hiç olmadığı kadar tetiklemeye yetti. Ulus devletlerin ürettiği mezhepler şimdi bu ulus devletlerin ayağına dolanmaya başladı. İşlenen süreç, ulus devletlerin parçalanma süreci olarak algılansa da ya da ulus devletlerin sonu gibi görünse de mezhepler, bu kez iktidar savaşlarını başlatarak kendilerini tüketen yeni ulus devletçilikleri üzerinde iktidar savaşı vermeye başladı."
Petrol mezheplerin silahıdır
"Ortadoğu'daki zengin petrol yatakları sözkonusu çatışmalara zemin hazırlamıyor mu?" diye sorduğumuzda ise Sally Sara "Mezheplerin petrol iktidarları olmalarını gözardı etmiyorum. Ama bence asıl ve öncelikli olan ulus devletlerin doğurduğu milliyetçi, mezhepçi, kabileciliğin alan hakimiyetidir. İnançların mezheplere dayalı kendilerini radikalleştirmesi, petrol çıkarlarının üzerinde bir yerde duruyor. Yani mezhepler için öncelikli olan mezhepleridir. Mezheplerin iktidarlaşması veya alan tutması petrolü bir silah haline getiriyor" dedi.
Batının petrol üzerinde devreye girmesinin de bu aşamadan sonra başladığını belirten deneyimli gazeteci, ancak en radikal Batı karşıtı mezheplerin dahi, çıkarları gereği iktidarlarını Batı ile paylaştıklarına dikkat çekiyor. Sara, "İktidarlaşan mezhepler bir süre sonra farklı mezheplere savaş açarak iktidarını korumak istiyor. Bu döngü Ortadoğu'nun kaderi gibi görünse de asıl sorun, ulus devletlerin doğurduğu mezhepler ve mezheplerin parçalanarak minyatür ulusçuklar yaratmasından kaynaklanacaktır" dedi.
Rojava modeli şimdiden ekol oluşturdu
En son Rojava ve Suriye'de görev yaptığını belirten deneyimli gazeteci, "Suriye sorunu, dolayısıyla Ortadoğu'nun demokrasi sorununun çözümüne Rojava modeli öncülük yapabilir" dedi. Mevcut durumda Ortadoğu'yu çatışmalı zeminden çıkaracak herhangi bir sistemin olmadığına dikkat çeken Sara, "Ancak ulus devlete ve tekli iktidara dayanmayan farklı mezhep, inanç, kültür ve halklarla ortak yaşamı esas alan ve bu esas üzerinde yönetimlerini oluşturan Rojava sisteminin genç olmasına rağmen bir ekol oluşturduğunu belirtebilirim" dedi.
Batı’nın ilgisi Kürtlerin seküler oluşundan
İran, Irak, Suriye ve özellikle (doğrudan içe yansımasında daha fazla etkilendiği için) Türkiye'nin bu modele ve bu sistemle yönetilen bölgeye sıcak bakmadığını söyleyen Sara, ABD ve Avrupa'nın ise Rojava'ya şimdilik ilgi göstermesinin temel nedeninin Kürtlerin seküler-laik tavrı olduğunu belirtti. Sara, "Aynı güçler Rojava'nın, Ortadoğu için bir model olabileceğini de seslendiriyor fakat bölgesel müttefikler, çıkarlar uzun vadede Kürtlerle direkt ilişkilerini temkinli kılıyor" dedi.
DAİŞ alternatif modele saldırıyor
Deneyimli savaş muhabiri, DAİŞ'in Kobanê'ye bu kadar yüklenmesinin temel sebebinin de Rojava'nın Ortadoğu için bir model olabilme ihtimalinden kaynaklandığını dile getirdi.
Rojava kazanırsa hesaplar yeniden kurgulanır
Sara, DAİŞ'le şiddetli çatışmaların yaşandığı ve YPG/YPJ güçlerinin önemli bir aşama kaydettikleri Kobanê'de yaşanan savaşa dair de şu önemli tespiti paylaştı: "Aslında Ortadoğu'daki - Türkiye de buna dahil- ulus devletler ve bu devletlerin ürettiği mezhepsel politikalar, Rojava'da çatışıyor. Bu nedenle Rojava'nın düşmesi bu çizginin bölgede kazanması anlamına gelecektir. Rojava'nın kazanması ise bölgede hesapların yeniden kurgulanmasını beraberinde getirecektir."
Sally Sara kimdir?
Başta Afganistan, Irak, Suriye, Sierra Leone ve Zimbabwe olmak üzere 30'dan fazla çatışmalı Ortadoğu, Afrika, Latin Amerika ve Asya ülkesinde serbest savaş muhabiri olarak görev yaptı. Avustralyalı olan Sally Sara, BBC, CNN, CNBS, MTV , NTV, NBC, SKY gibi bir çok uluslararası haber televizyon kanalı ve gazeteye haber, görüntü ve makale gönderdi. Birleşmiş Milletler Barış Ödülü, New York Radyo Festivaller Ödülü ve ABC TV Yılın Gazetecisi Ödülü'nü alan Sara, savaş bölgelerinde çektiği çok sayıda belgesele de imza attı.
ALİ ONGAN/CENEVRE