Rojava Devriminin dördüncü yıl kutlamaları yapılmaktadır. Ortadoğu’da ilk defa gerçek anlamda halkların hakim olduğu bir demokratik devrim gerçekleşmiştir. Bu demokratik devrim tüm Suriye’yi demokratikleştirmede rol oynayacağı gibi, Ortadoğu’nun demokratikleşmesine de büyük bir ivme kazandırmıştır. Kadın devrimi karakteriyle de Ortadoğu’yu dünyanın demokrasi merkezi haline getirmede büyük bir adım atmıştır. 

Rojava Devrimi 19 Temmuz’da Kobanê’de başlatılmıştır. Kürt Halk Önderi de 1979 yazında Suruç’tan Kobanê’ye geçmiştir. Bu sınırı geçme tarihi bir eylemdir. Kürt Halk Önderi Rojava’da devrim düşüncelerinin temelini ilkin Kobanê’de atmıştır. Rojava’da Kobanê’ye adım attıktan sonra tam yirmi yıl Kürt halkına, gencine, kadınına, yaşlısına, çocuğuna ulusal demokratik bilinç ve özgürlük iradesi kazandırma çalışması yürütmüştür. Bu Önderlikle tanışan her Rojavalı kesinlikle değişim yaşamıştır. Bu önderliği tanıyan bir daha onu unutmamıştır. Bu Önderliğin her sözüne değer vermiştir. Bu Önderliğin tarzı, üslubu, karakteri sadece düşüncesini ve duygusunu taşırdığı bireyleri değil, toplumu da değiştirmiştir. Dolayısıyla Rojava Devrimi 1979 yılında başlamıştır. Bu devrim yirmi yıl her gün ulusal, sosyal ve kültürel alanda toplum içinde gelişmiştir. 19 Temmuz’da yaşanan devrimci hamle bu yirmi yıllık demokratik devrim çalışması ve gerçekleşen demokratik devrimin patlamasıdır. Bu Önderliğin yirmi yıllık demokratik devrim çalışması anlaşılmadan 19 Temmuz Devrimi anlaşılamaz. 

Rojava bir Önderlik devrimdir. Bir halk önderinin yarattığı devrimdir. Bir Önderlik nasıl çalışır, nasıl devrim çalışması yapar, bir toplumu nasıl etkiler ve nasıl değiştirir buna örnek Rojava’da yapılan Önderlik çalışmalarıdır. Herhalde bu Önderliği en başta da Rojava halkına ve özellikle de kadınlara sormak gerekir.  Çünkü ilk onlar demokratik devrim çalışmasının sonuçlarını hissetmişlerdir. Toplumdaki değişim en başta da kadının yerinde yaşanmıştır. Rojava’da kadın dünyaya gözünü açmıştır. Zaten kadını etkilemeseydi ona demokratik devrim çalışması denemezdi. Bu nedenle 19 Temmuz devrimi gerçekleşince kadınlar hemen en öne atılmışlardır. 

Rojava Devriminin Kürt Halk Önderine bağlılığı, Bakurê Kurdistan’daki devrimci mücadeleyle bağı da tarihsel bir durumdur. Çünkü binlerce Rojavalı genç kız ve erkek gerilla saflarına katılmış ve şehit düşmüşlerdir. Binlercesi de hala Kürt Özgürlük Hareketi saflarındadır. Dolayısıyla Rojava Devriminin Bakurê Kurdîstan’daki mücadeleden etkilenmemesi mümkün değildir. Bu tarihsel bağ ve etkiyi kim yok sayabilir ve inkar edebilir? Bu objektif bir gerçekliktir. Yoksa Rojava Devrimi öz dinamikleriyle gerçekleşmiş ve öz dinamikleriyle gelişmektedir.  Kuşkusuz 20 yıl çok yakın ilişkide olduğu Önderlik gerçeği ve Bakurê Kurdîstan’daki özgürlük mücadelesiyle bağı sürecektir. Bu da doğal ve normal bir durumdur. Kaldı ki Kürdistan parçalarındaki bir devrimin diğer parçalardan etkilenmesi ve destek alması olması gereken bir durumdur. Olmazsa bunda bir anormallik aranır. 

Rojava Kürdistan halkı Kürdistan’ın tüm parçalarındaki mücadeleye katılım göstermiştir. Bu açıdan tüm parçaları düşünen ve bu temelde ulusal karakter kazanan bir toplumsal yapıya sahiptir. Bu yönüyle hiç bir güç Rojava Devrimini Kürdistan’ın diğer parçalarındaki devrimci mücadelelerden koparamaz. Diğer parçalardaki halkımız da en küçük parça olarak buradaki halk özgürlük mücadelesine desteğini her zaman sürdürür. Nitekim Kobanê Direnişine Bakurê Kurdîstan halkının Suruç sınırında sabah akşam moral destek verdiğine tüm dünya şahit olmuştur.

Rojava Devrimi kısa sürede bölge gericiliğinin müdahalesiyle karşılaşmıştır. Kürt düşmanı soykırımcı sömürgeci AKP iktidarı kendisi gibi şoven milliyetçiliği İslam maskesiyle gizleyen El Nusra ve IŞİD’le Rojava Devrimini boğmak istemiştir. Bu durum daha baştan Rojava Devriminin bölge gericiliğiyle mücadele ederek gelişme durumunu ortaya çıkarmıştır. Bu gerçeklik bir taraftan acıları arttırırken, diğer taraftan bölge gericiliğine karşı mücadele içinde gerçekleştiğinden devrimin özgürlükçü ve demokratik karakteri derinleşip kapsamlılaşmıştır. Böylece sadece Suriye’nin demokratikleşmesi açısından değil, Ortadoğu’nun demokratik devrimi için rol oynayacak bir konuma ulaşmıştır. 

Rojava Devriminin tüm saldırılara rağmen ayakta kalmasının da tarihsel nedenleri vardır. Rojava halkı savaşla yeni tanışan bir halk değildir. Gerillayla, silahla yeni tanışan bir halk değildir. Onlarca yıldır diğer parçalardaki mücadele içinde şehit düşen evlatlarını zılgıtla karşılayan bir halk gerçekliği vardır. Bu açıdan ağır saldırılar karşısında ayakta kalabilmiştir. Öte yandan on yıllardır süren gerilla savaşı deneyimini ve kültürünü içselleştirmiş bir devrim söz konusudur. En önemlisi de Rojava Kürdistan halkı 14 Temmuz ruhu ve tarzıyla yoğrulmuştur. Kürt Halk Önderi 20 yıl bu tarz ve ruhu bu halka vermeye çalışmıştır. Bu da zor koşullarda direnip mücadele ederek özgür ve demokratik yaşamın kazanılacağı bilincidir. Rojava Devriminin en temel direniş ve güç kaynağı budur. 

Rojava Devrimi tüm saldırılara rağmen rüştünü ispatlamış bir devrimdir. Devrim Rojava’da her gün demokratik karakterini daha da derinleştirip kapsamlılaştırmaktadır. Suriye’nin demokratikleştirilmesinde temel olmaktadır. Kendini demokratikleşme temelinde Ortadoğu’ya yayma sorumlulukları vardır. 20 yıl büyük emek veren Kürt Halk Önderine layık olmak da ancak böyle gerçekleşecektir. Zaten bu nedenle Demokratik Kuzey Suriye Federasyonu yaratılarak hem demokratik model haline gelmekte, hem de Suriye’nin demokratik birliğini güçlendirerek Suriye’yi Ortadoğu demokrasi merkezi haline getirme mücadelesi yürütülmektedir. 


Hüseyin Ali