Artık halk devrimleri çağının geçtiğine dair propaganda halkların bilincine yedirilmeye çalışılsa da, Ortadoğu'nun göbeğinde, Kürdistan'ın en küçük parçasında tüm bölgesel gelişmeleri etkileyen Rojava devrimi iki yılını geride bıraktı.

Halklar, bölgesel ve devletlerarası egemenlerin çıkar politikalarına kurban edilirken, Rojava Kürtleri, birlikte yaşadıkları farklı kimliklerden diğer halklarla birlikte ortak demokratik ve özgür bir yaşamın tohumlarını ekiyor.
Egemenler ve piyonları tarafından halklara uygulanan vahşete karşı, bugün Rojava devrimiyle, Ortadoğu gibi kurtlar sofrası bir bölgede halkların savaşsız, sömürüsüz ve barışçıl şekilde bir arada yaşayabileceğine dair umutlar büyütülüyor.
Yediden yetmişe tüm Rojava halkı üç yıldır devletlerarası güçlerin her türden ambargolarına, bölgesel egemenlerin ve besledikleri piyonlarının saldırılarına ve bazı Kürt oluşumların bu saldırılara ortaklık eden uğursuz rollerine karşı emsalsiz tarihi bir direniş sergiliyor.
Tüm dünya, tarihin gördüğü en vahşi saldırılara göğüs geren Rojavalı gençlerin direnişine omuz vermek için kırk-elli yaşlarında silah kuşanan Kürt anaları ibretle izliyor…
Tüm Kürdistanlılar da, başta Türkiye olmak üzere, yerel ve Batılı güçlerin bir piyon olarak sahaya sürdüğü IŞİD çetelerinin saldırılarına karşı gözünü Rojava'ya çevrimiş durumda. Herkes, Rojava'da özellikle de Kobanê'deki direnişin tüm Kürdistan'ın özgür geleceği açısından kilit önemde olduğunun bilincinde. Kuzey Kürtleri günlerdir eylemleriyle ve sınırları fiili olarak aşıp direniş saflarına katılarak, Rojava devrimini Kürdistan devrimine dönüştürüyor…
PYD Eşbaşkanı Salih Muslim'in şu sözleri, tüm Kürtler açısından ulusal birliğin artık kaçınılmaz olduğunun en güzel ifadesi oluyor: "Şehit kanıyla yoğrulmuş 19 Temmuz devrimi, tüm Kurdistanlılara armağandır. Rojavalılar olarak bu armağanımızla övünüyoruz!.."