Bu tepkisizlik, Rojava Devrimi'ne yönelik saldırıların bir ortak plan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Aynı zamanda Rojava Devrimi öncülüğünde gelişecek bölge devriminin önüne örgütleyip saldırttıkları bu çete grubuyla geçme çalıştıklarını gösteriyor. Elbette her ülkenin, her gücün -Kürt işbirlikçileri de dahil- bir hesabı var. Yaptıkları hesaplara ulaşmak için Rojava Devrimi'ne yönelik çete gruplarıyla uyguladıkları yöntem onların iktidarları ve izledikleri kapitalist sistemin vahşetini gösteriyor. Aslında bununla bir kez daha kendi karakterlerini ortaya koyuyorlar. İnsan kanı, özgürlüğü, geleceği üzerine iktidarlarını kurduklarını ve bundan sonra da kurmaya devam etmek istediklerini gösteriyor.
Ancak buna karşı ciddi bir itiraz, direnç ve direniş gösteriliyor.
Bu itiraz, direnç ve direniş en yüksek düzeyde bugün Kobanê'den yükseliyor. Aylardır çete grubunun hiçbir kural tanımadan, silah sanayinin son teknolojik ürünleriyle saldırmalarına karşın, Rojavalılar büyük bir direniş gösteriyor. Yeni bir insanlık tarihi yazılıyor adeta. Dünyanın her yerinde emeklilik yaşına gelmiş 60, 70’li yaşlardaki insanlar bugün silahlanmış emperyalist güçlerin kendisini içinde örgütlediği bu çete grubun saldırılarına karşı topraklarını, özgürlüklerini, toplumsal değerlerini koruyorlar. Anaların, dedelerin asil, kararlı duruşları ve "bizim cansız bedenlerimize basmadan bu topraklara ayak basamazsınız" demeleri bu devrimin tarihsel, toplumsal köklerini gösteriyor. Ancak ne yazık ki insanlık buna karşı büyük bir utanç içinde hala yaşamaya devam ediyor. Aslında Kobanê’de hedeflenen sadece Kürt, Kürdistanilik de değil. İnsanlık, onun onur, gurur ve toplumsallığı olduğunu görmek gerekir. Zira Rojava Devrimi'nin temsil ettiği, sahip çıkmaya çalıştığı değerler insanlık değerleridir. İnsanlığın tarihsel toplum değerleridir. Buna karşı gelişen itiraz, direnç ve direniş ise insanlık değerlerinin savunulması olduğunu görmemek için kör olmak gerekir.
Bunun en somut örneği şu an cepheye akın eden 60 ve 70 yaşlarındaki insanların silahlanması verilebilir. Zira Rojava’da insanlar, halklar hiçbir zaman bu değerlerinden vazgeçmediler. Her dönemde çeşitli biçimlerde bu değerlerine sahip çıkmak için ortaya çıktılar. Bunun için Güney, Kuzey ve Doğu Kürdistan’daki mücadelelerin içinde yer aldılar. Kendi parçalarında da sayısız küçük çaplı ayaklanmalarda bulundular. Ve bütün bu çaba ve emeklerinin sonucu olarak yüz yılların rüyası olan devrimlerini gerçekleştirdiler. O yüzden "saldırılar kimden, ne zaman ve hangi şiddet ve güçle gelişirse gelişsin buna karşı sonuna kadar direneceğiz" diyerek silahlanıyorlar.
Bunu en iyi ifade edenlerden biri ise geçen sene Afrin saldırılarında Ramadan köyünden karşılaştığım 95 yaşındaki Mihemmedê Simo adındaki bir dede anlatıyordu.
Mihemmedê Simo adlı dede çatışmanın yaşandığı yerin hemen dibindeki evinde gelen kurşun seslerini dinleyerek yaşıyordu. Saldırılar zaman zaman evine çok yakın yerlere kadar gelmesine rağmen evinden tek bir adım dışarıya atmadı. Kuzey Kürdistan isyan filizlerinden biri olan Nurettin Zaza ve Osman Sabri’nin evinde asılı olan çerçeveli fotoğraflarının karşısına oturup onlara bakıyordu. Tabii bu fotoğrafların ortasına bir de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafını asmıştı. Gözleri fazla görmediği için zaman zaman torunlarından fotoğrafları indirip ona vermesini istiyordu. Torunları fotoğrafları indirip ona verdiğinde gözlerinden önce birkaç damla gözyaşı dökülürdü, ardından da 'direnişçilerimizin bu mirası varken, bu toprakları, bu vatanı başkalarına bırakmak vatana değil, insanlığa ihanet olur' diyordu.
Mihemmedê Simo şimdi 96 yaşında. Ve geçen seneki direnişlerle savunulan köyündeki evinde yaşamaya devam ediyor. Tabi evinde yine o fotoğraflara bakarak yaşıyor.
Bugün Kobanê’de silahlanan 70’lik dedeler ve 96 yaşındaki Mihemmedê Simo gibi insanların onurlu, gururlu duruşları Rojava Devrimi'nin tarihsel köklü temellerini gösteriyor. O yüzden bu devrimi yıkmaya ya da çizgisini saptırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Çünkü kökleri tarihin derinliklerinde ve bu tarihin derinliklerinden çıkıp gelen ve hala bu topraklar üzerinde yaşayan insanlar var Rojava'da. Hiç kimse bu değerlere sahip çıkmasa da onlar ilerleyen yaşlarına rağmen devrimlerine sahip çıkarak, insanlığa karşı duran bu canavarları ve işbirlikçileri utandırmaya devam edecekler.
Rojava Devrimi’nin kökleri...
Rojava Devrimi'ne yönelik saldırılar tüm hızıyla sürüyor. Uluslararası ile bölgesel güçlerin ve Kürt işbirlikçilerin tamamının saldırıları gerçekleştiren IŞİD çete grubunun içinde kendini örgütlediğinin artık kuşku götürecek hiçbir yanı kalmadı. Dünya egemen güçleri ile bölgesel güçler ile işbirlikçi Kürt güçlerinin hiçbirinden şu ana kadar bu saldırıları kınama yönünde bir açıklama gelmiş değil. Adeta bu vahşi saldırılara karşı sağır sultanı oynuyorlar.