
3 Ekim Cuma günü Chemnitz Teknik Üniversitesi'nde başlayan 11. Uluslararası Politik Kadın Konseyi Toplantısı'nın ilk gününde, işçi hareketlerinde kadın bilinçlenmesi, her sınıftan kadınların örgütlendirilmesi ve harekete geçirilmesi, kadın özgürlük mücadelesi, mülteci kadınlar, cinsiyetçiliğe karşı savaş başlıkları altında sunumlar yapıldı.
Kadın Kırımı, kadın hakları konusunda enternasyonal dayanışma, şiddete karşı örgütlenme gibi başlıkların tartışıldığı toplantıda, Kürt Kadın Hareketi, özellikle de Rojava’daki savunma-toplumsal alandaki kadın örgütlenmesi temel gündemlerden biri oldu. DAİŞ çetelerinin Güney Kürdistan, Rojava ve Ortadoğu’daki kadın kırımı da temel tartışılan konular arasında yer aldı.
Ortak mücadeleye vurgu
Gabrielle Kadın Örgütü adına konuşan Joms Salvodor, sınıf mücadelesinin her yerde kadın özgürlüğünü getireceğini belirterek, özellikle genç kuşağın örgütlenmesi gerektiğini söyledi.
Courage'dan Martina Stallaicken ise Almanya'da işçi ve kadın sömürüsüne dikkat çekerek şunları söyledi: "Almanyada işçi ve çalışan kadınlar başta olmak üzere kadınlar sömürülmektedir. Sadece kadınlar değil, toplum ve doğa da yok edilmekle karşı karşıyadır. Hiç kimse tek başına bir şey başaramaz ama beraber herşeyi başarabiliriz. Bunun için kendimizi örgütlemeliyiz. Rojava'daki kadınların mücadelesi bizim için örnek alınması gereken eşsiz bir mücadele biçimidir."
Atomları durdurmalıyız
Dünyamızı Kurtalaralım' başlıklı sunumunda ise Göttingen'den katılan Prof. Dr. Cynthia Volkert, doğadaki tüm değerlerin endüstriyalizm tarafından yok edildiğine dikkat çekerek, atom merkezlerinin durdurulması gerektiğini söyledi. Volkert, "İnsanlar karşı olmasına rağmen, neden endüstralizmi kabul ederek yalnış seçimde karar kılıyorlar" diye sordu.
Kadın mücadeleleri birbirini direkt etkiliyor
Kadın özgürlük mücadelesi ile ilgili sunumu da Dünya Avrupa Kadın Konferansı Koordinatörü Halinka Augustin ve Rojava Halk Meclisi Eşbaşkanı Sinem Muhammed yaptı.
80'li ve 90'lı yıllarda kadınların sendikal olarak örgütlenmesinden bugüne dünya kadın özgürlük mücadelesine hakkında bilgi veren Halinka Augustin, dünyanın herhangi bir ülkesindeki kadın mücadelesinin diğer ülkelerdeki kadın mücadelesini direkt olarak etkilediğini kaydetti.
Sinem Muhammed: YPJ dünya kadınları adına savaşıyor
Katılımcılardan Rojava Halk Meclisi Eşbaşkanı Sinem Muhammed ise Rojava’daki özerklik modeli, kadınların durumu, Kobanê direnişi hakkında katılımcıları bilgilendirdi.
“Ben şimdi buradayım ama ülkemde kadınlar büyük bir katliam ile karşı karşıya” sözleriyle konuşmasına başlayan Sinem Muhammed, Rojava’daki özerk modelin kadın meclisleri, eğitim merkezleri, akademiler, kadın evleriyle bir kadın modeli olduğunun altını çizdi.
“Rojava Devrimi aynı zamanda bir kadın devrimidir. DAİŞ diğer tüm nedenlerin yanında bunun için de uluslararası güçlerden aldığı tüm destekle saldırıyor” diyen Muhammed, YPJ direnişine dikkat çekti.“YPJ tüm Ortadoğu ve dünya kadınları adına mücadele ediyor” ifadesini kullanan Muhammed, YPJ saflarında Kürt, Arap, Asuri, Êzîdî ve diğer birçok halk ve inançtan kadınların tarihten gelen kadına ait tüm değerler adına savaştığını belirtti.
Yaşamın her alanı özsavunma
YPJ’nin verdiği mücadelenin tüm dünya kadınlarına örnek bir deneyim olduğunun altını çizen Muhammed şöyle konuştu:
“Bu bize şunu gösteriyor; kadınlar öz savunmasız yaşayamaz. Rojava’da bunun adı kadın akademileri, kadın merkezi, kadın meclisleridir ve YPJ’dir. Yani yaşamın her alanı öz savunmadır.”
Sinem Muhammed, Kobanê’de 20 gündür devam eden direniş hakkında da kadınları bilgilendirdi.
DAİŞ tehdidi size uzak değil
“Bugün IŞİD’in sizden, Avrupa’dan uzak olduğunu düşünüyorsunuz. Ancak bu tehdit tüm kadınlara yönelik. Artık dışarda (uluslararası alanda) bu sessizliğin kırılması gerek. Bugün YPG/YPJ Rojava’da insanlık değerlerinin savunuculuğunu yapıyor” diye konuştu.
Muhammed'in ilgiyle dinlenen konuşması, 'Hoch die internationale Solidarität (yaşasın uluslararası dayanışma) ve Jin, Jiyan azadî' sloganlarıyla alkışlandı.
'Entegrasyon' kavramı yeniden tanımlanmalı
Mülteci kadınlar konulu sunumu Mücadeleci Kadın İnisiyatifi'nden Zaman Masudi ve Afrika Dünya Kadınlar Koordinatörü Clariste Soh Mouble yaptı. Mouble, Afrika denenci akla gelen ilk şeyin, AIDS, Ebola hastalıkları, diktatörlük ve yoksulluk olduğuna dikkat çekti. Entegrasyon kavramının yeniden tanımlanıp, etimolojik olarak ele alınması gerektiğini belirten konuşmacılar, Afikalıların maruz kaldığı ırkçı ve ayrımcı uygulamaları anlattı. Konuşmacılar, "Kolonyalizme, ırkçılığa, şiddete, iktidara, doğa talanına, köleleştirmeye hayır; barışa, özgürlüğe, kardeşliğe, demokrasiye evet demenin ve bunun için mücadele etmenin zamanı geldi" diyerek konuşmasını tamamladı.
Masudi ise uzun süreden beri mülteci kadınların sorunları ile ilgilendiğini belirterek, insanların en fazla doğa felaketi, savaş ve diktatörlükler yüzünden kaçtığını söyledi. Zaman, geldikleri ülkelerde mültecilerin daha ağır bir travmayı yaşadıklarını dile getirerek, kadınlar için tek çarenin örgütlenme ve eğitim olduğunu kaydetti.
Fuhuş yasaklanmalıdır
Panelin son konusu ise cinsiyetçiliğe karşı savaş idi. Sunumu yapan Ukranya Kadın Hakları Savunucusu Natalia Melnichuk, Ukrayna'da kadın örgütlerinin zayıf olduğu, ülkenin en güçlü kadın örgütünü kendisini fesh ettiği bilgisini verdi. Kadın örgüt ve kuruluşlarının net bir amacının olmamasının bu sonucu doğurduğunu kaydeden Melnichuk, kadınların yeni bir ideolojiyle kendilerini örgütlemeleri gerektiğini söyledi.
Tehdit Altındaki Kadınlarla Dayanışma Örgütü SOLIWODI adına konuşan Lea Ackermann ise Almanya'da yasallaşan fuhuşa dikkat çekerek, özellikle 3. dünya ülkelerinden kadınların bu işi yapmak üzere getirildiklerini söyledi. Ackermann, fuhuşun bir suç olarak yasalara geçirilmesi ve yasaklanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Toplantıda ikinci gün
Toplantının ikinci gününde ise aynı başlıklar altında 6 ayrı forum düzenlendi.
Forumdan önce Beate Maron, 9 Ocak 2013'te Paris'te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Sakine Şaylemez üzerine bestelediği bir şarkıyı seslendirdi.
Forumlara Bochum Kadın Komitesi’nden Alrun Fischer, Sachsen sol kadın örgütü LİSA temsilcisi, Hamburg’tan işçi ve mülteci kadınlar, Ulrike Held, Metall Sendikası VKL üyesi Mirjam Gärtner, Uluslararası Kadın Koalisyonu’ndan Azra Sayed, MLDP’den Gabi Gärtner, Cinsiyetçiliğe karşı Mücadele Gençlik Grubu üyeleri, SOLWODI kadınları adına Sr. Lea Ackermann, çeşitli kentlerden Courge temsilcileri konuşmacı olarak katıldı.
Toplantı bitiminden önce 13-18 Mart 2016 tarihlerinde Nepal'de düzenlenecek olan 2. Dünya Kadın Konferansı için 24 delege seçildi.
11. Uluslararası Politik Kadın Konseyi Toplantısı dün, hazırlanacak sonuç bildirgesi için alınan görüşlerin açıklanmasıyla sona erdi. Sonuç bildirgesinin daha sonra açıklanması bekleniyor.
ASMİN ENGİN/CHEMNITZ