Rojava Devrimin büyük bedeller, emek ve direnişle gerçekleşmiş olsa da kendini inşa etmesi önünde büyük engeller çıkarıldı. Öyle ki devrimin inşa edilmemesi için adeta uluslararası güçler ile bölgesel ve bazı Kürt işbirlikçi güçleri güç birliği yaptılar.
Yaptıkları güç birliği ile Rojava Devrimini yoğun saldırılar altında tuttular. Nefes alamaz hale getirmek istediler. Birçok politikayı iç içe uyguladılar. Askeri saldırılarla birlikte siyasi, diplomatik kuşatmaya almak istediler. En önemlisi ise toplumsal bunalım yaratmak için halen sürmekte olan ekonomik ambargo uyguladılar. Bu uygulamalarla Rojava’yı boşaltmayı hedeflediler. Binlerce, on binlerce insan göçertildi. Ancak Kürtlere göç kapıları özel politikalarla aralanırken Suriye’nin diğer kent, köy, kasabalarından insanlar en güvenlikli gördükleri alan olan Rojava’ya göç ederek yerleşmeye başladılar.
Rojava'dan göçertilen insanların yönleri Türkiye kentleri ile Güney Kürdistan’a çevrildi. Göçertilen bu insanlar üzerine farklı hesaplar yapıldı. Ancak Rojava Devrimi her geçen gün direnişi ile kendini üretti. Siyasetten, diplomasiye, kültürden ekonomiye kadar her alanda kendini kökleştirmek, inşa etmek için üretti. Dünyanın korkulu rüyası olarak üretilen ölüm ve çete grubu IŞİD’e karşı gösterdiği direnişle uluslararası güçler ile ezilen, sömürülen, inkar edilen güçlere örnek oldu.
Ekonomik sorunlar ve işsizlik sorunu bahane edilerek Rojava boşaltılmak istendi. Ancak Rojava halkları yaratıcılıklarını, yeteneklerini, becerilerini kullanarak hem devrimlerini inşa etmeye çalıştılar hem de saldırı ve ekonomik ambargo altında olmasına rağmen dinamik olan ekonomik alt yapı hammaddelerini kullanarak üretmeye devam etti.
Devrimden sonra Rojava’nın her kenti, köyü, kantonu, bölgesi saldırılara maruz kaldı. Saldırı planlarını yapanlar her yere göre ayrı bir saldırı yöntemi düşünerek uyguladılar. Rojava’nın en ucunda bulunan Efrîn’e yönelik uygulanan plan ile Cizîrê alanına uygulanan plan farklıydı. Saldırılar kısa zamanda sonuç alınabilecek yer olarak hesaplanan yerler pilot bölge seçilerek ona göre yönelimler gerçekleştirildi.
Devrimin başından beri devrimin boğdurulması için hedeflenen yer devrimin temellerinin atıldığı ve ilk gerçekleştiği yer olan Kobanê seçildi. Cizîrê alanında ise türetilen ve kendi içinde yüz parça olan sözüm ona Rojavalı Kürt muhaliflerle sonuca gidilmek istendi. Rojava'nın en ucunda bulunan ve tarımsal, hayvansal üretim bakımından son derece verimli olan Efrîn Kantonuna ise daha farklı bir yöntemle yönelim gerçekleşti. Efrîn Kantonuna yönelik yapılan saldırının merkezine ise ekonomik ambargo alındı. Bununla kantonun dinamik ekonomik alt yapısının işlenmesine, devrimin kendi kominal ekonomik modelini ortaya çıkarmasına engel olunmak istendi. O yüzden bir ada gibi her taraftan kuşatıldı.
Öyle ki aylarca yaşanılan ekmek sıkıntısına çözüm bulmak için çalışıldı. Zira Efrîn Kantonu üretime olduğu kadar ticarete de elverişliydi. Kantonun bu imkanları açığa çıkmaması, işlenmemesi için hep bir kuşatma içinde tutuldu. Ancak Efrîn Kanton Yönetiminin ilan edilmesinden sonra belirlenen ekonomik ve ticaret bakanlığının izlediği akıllı politikalarla kısa süre içinde küçük uygulanabilir ekonomik birimlerle kantonda yerele dayalı üretime geçildi. Yerele dayalı başlayan küçük çaplı üretim birimleri 8 ay gibi kısa süre içinde ürünlerini vermeye başladı.
Yaklaşık bir hafta önce Efrîn Kantonunda açılan bir nevi yerel üreticiler festivali de sayılabilecek üreticiler pazarında pazarlanan ürünler, Rojava Devriminin neleri yarattığını anlaya yeterdir. Pazarda yaklaşık 300 üretici firma ürettiklerini sergiliyor. Giyimden gıda maddelerine, ayakkabıdan bulaşık deterjanına kadar yüzlerce ürün bu pazarda tüketiciye sunulmuş durumda. Pazarda tüketiciye sunulan ürünlerin tamamı Kanton üretim birimleri tarafından üretilen ürünlerdir. Bazı ürünlerin hammaddeleri ise dışarıdan temin ediliyor. Ancak Kanton merkezindeki üretim birimlerinde mamul maddeye dönüştürülüyor. O yüzden birçok ürüne Rojava, Efrîn isimleri marka olarak verilmiş durumda.
Kanton halkı ve dışarıdan göçle gelen insanlar pazara yoğun ilgi gösteriyor. Çünkü pazarda onlara sunulan kendi kantonlarında ve kendi insanlarının elleriyle üretilenlerdir. Ayrıca fiyatları da oldukça ucuz. Pazarı dolaşanlar gözleriyle devrimin neleri yaratabileceğini görüp ona göre hareket ediyorlar. Pazarı dolaşıp çıkan her insanın kafasında yeni bir üretim birimi kurma fikri gelişiyor. Pazar kurban bayramına kadar açık kalacak. Ekonomik Bakanı Ahmet Yusuf bu yıl Kürdistan’ın diğer parçalarından üreticileri davet etmeden böyle bir pazar açarak, kendi imkanlarıyla çok şey yapabildiklerini göstermek istediklerini söylüyor. Yusuf, önümüzdeki yılda Kürdistan’ın dört parçasından üretici firmaların katılacağı bir festivale dönüştürme fikirlerinin olduğunu da ekliyor.
Efrîn Kantonunda açılan ve bir nevi yerel ürünlerin sergilendiği festival niteliği taşıyan üreticiler pazarında sunulan aslında sadece üretim birimlerinde üretilen ürünler değil; Pazarda sunulan direnen, devrimde ısrar eden, devrimini inşa etmek için çalışanların ürünleri olduğunu görmek gerekir…
O yüzden Rojava Devrimi direnişini, demokratik özerk sistemini, onun ekonomik, toplumsal inşasının ürünlerini sunarak örnek olmaya devam ediyor demek hiçte yanlış olmaz. Çünkü devrim her alanda örnek olmaya devam ediyor.
Rojava ürünleri...
Devrim toplumsal alt üst oluştur. Eskinin yıkılıp yerine yeninin, güzelin inşa edilmesidir. Köleliğin ortadan kaldırılıp özgürlüğün hakim kılınmasıdır.