Rojava Devrimi ile birlikte Kürtler Ortadoğu’nun ortasında bir özgürlük ve demokrasi vahası olarak toplumlara temiz nefes aldırdı. Suriye’deki kanlı savaş Rojava Kürdistan’ından uzak tutuldu. Ancak bölge gericiliği ve bazı uluslararası güçler Rojava Devrimini kendi gerici hegemon zihniyet ve sistemleri için tehlikeli gördüler. Bazı maşaları kullanarak Rojava Devrimine saldırdılar. Ancak Rojava Devriminin iradesi ve direnişi bu saldırılara karşı görülmedik bir karşı koyuş gösterdi. Böylece devrimin zihniyet gücü ve toplumsal tabanının derin ve köklü karaktere sahip olduğunu dost düşman herkes görmüştür.
Rojava Devrimi sanıldığı gibi hazırlıksız ve birden oluşmuş bir devrim değildir. Kuşkusuz Suriye’deki kriz ve konjonktürden yararlanılmıştır. Ancak bu durumdan yararlanan önemli bir güç vardır. On yıllara dayalı çalışmanın ürünü bir devrim vardır. Toplumun ideolojik ve politik aydınlatılmasına dayalı bir örgütlenme gerçekleşmiştir. Bu da askeri ve siyasi güç ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle bir siyasal ve toplumsal ayağa kalkışla gerçekleşen bir devrim yaşanmıştır. 19 Temmuz Devrimini anlamayanlar arkasındaki tarihi bilmeyenler ya da görmezlikten gelenlerdir.
Kürt Halk Önderi 20 yıl Suriye ve Lübnan’da ideolojik, örgütsel ve siyasal çalışmalar yürütmüştür. Buralarda binlerce kadro eğitmiştir. Halktan on binlerce insanla toplantılar yapmıştır. 20 yıl Lübnan ve Suriye’yi bir okul olarak değerlendirmiştir. Devrim ocağı olan bu okullarda yetişen kadroların mücadelesiyle bugün PKK Ortadoğu’nun en büyük örgütlü gücü haline gelmiştir. Kürt Halk Önderinin devrimci düşünceleri, özgür ve demokratik yaşam projesi dört parça Kürdistan’da güçlendiği gibi, Ortadoğu halklarını da derinden etkilemektedir. Kürt Halk Önderinin sadece düşüncesinin değil, düşüncesiyle pratiğinin, düşüncesiyle yaşamının birlikte etkilediği ve yarattığı bir toplumsal ortam vardır. Kürt Halk Önderini yakından tanıma vardır. Bu nedenle Rojava Devriminin düşünce ve moral dünyasının en güçlü olduğu yer Rojava Kürdistan’dır. Rojava halkı Kürt Halk Önderinin nasıl yaşadığını iyi bilmektedir. Bir halka ve devrime adanmış yaşamın nasıl olduğunu çok iyi görmüşlerdir. İşte Rojava Devriminin güçlü bir dirence sahip olmasının esas kaynağı budur.
Rojava Devrimi Kürt Halk Önderinin nasıl bir Önder olduğunu çok iyi ortaya koymuştur. Bir Önderliğin bir halkı nasıl yarattığını bu devrimde görebiliriz. Bu halka iyi öncülük yapılırsa her türlü saldırıyı da püskürtebilir, her türlü devrimi geliştirir ve derinleştirir. Bu halkla başarılmayacak hiçbir şey yoktur.
Rojava Devrimi diğer parçalardan farklı olarak dört parçanın devrimi ile en fazla ilgilenen parçadır. Bu nedenle yerel kalmadığı gibi, politikleşmiştir. Her parçadaki gelişimle ilgili olmuştur. Üstün bir yanı da budur. Bu açıdan Rojava Devrimi toprak ve nüfus büyüklüğünden öte bir güce sahiptir. Bu devrim başarılı olur ve bu güç iyi örgütlenirse Kürdistan’ın tüm parçalarına büyük güç verir. Kürdistan Demokratik Ulus Birliği’nin ve dört parçanın Demokratik Konfedaral Birliği’nin de mayası ve harcı olur. Kuşkusuz hala Kuzey Kürdistan Devrimi önemlidir. Diğer parçaları etkileme gücü fazladır. Ancak ulusal birlik, demokratik ulus anlayışı ve politikleşme açısından tüm parça devrimlerine, bir bütün olarak Kürdistan Devrimine çok özgün katkıları da bulunacaktır.
Rojava Kürdistan halkı tüm parçalarda binlerce evladını şehit vermiştir. Onlarca yıldır savaşın etkilerini ve sonuçlarını yaşamıştır. Savaş Rojava’da olmamış, ama Rojavalılar her parçadaki savaşın içinde olmuşlardır. Bu nedenle savaşa alışkanlıkları vardır. Bu nedenle savaşan bir halk gerçekliği haline gelmesi zor olmamıştır. Bugün Rojava’da savaşan bir halk gerçeği varsa bu hem Kürt Halk Önderi ve PKK’nin kazandırdığı özelliktir, hem de tüm parçaların savaşının içinde yer almış olmasındandır. Özellikle 34 yıldır Kuzey Kürdistan mücadelesinin tam içindedir. PKK ve Kürt Özgürlük Hareketi içinde kuzeylilerden sonra en fazla Rojavalılar vardır. PKK ve HPG yönetimlerinde on yıllardır yer almaktadırlar. PKK ve HPG’nin tüm deneyimleri de Rojava Devriminde yeni bir sentezle etkili bir devrim gücü haline gelmiştir.
Rojava Devrimi direniyorsa böyle bir tarih ve karaktere sahip olduğundandır. IŞİD çeteleri de yenilecektir. Arkalarına bakıp gideceklerdir. Kürtler öz yönetimlerini de, direniş güçlerini de herkese kabul ettireceklerdir. Türkiye de, Suriye de, Suriye muhalefeti de, bölge devletlerinin koç başı olan IŞİD de bu gerçekliği kabul edeceklerdir. Her ne kadar Güney Kürdistan’daki bir kısım siyasi güç, özellikle de KDP ve etkisindeki kişi ve gruplar bu devrime düşmanlık yapsalar da, devrim düşmanlığında IŞİD ve diğer devrim düşmanlarıyla paralel duruma düşseler de tüm parçaların Rojava Devriminin yanında yer alması da bu devrimi yenilmez kılacaktır.
Herhalde IŞİD Rojava Devrimine çarparak gerileyecektir. Belki de bazı dış güçler onları geriletmek ve zayıflatmak için Kürtler üzerine sürmektedir. Bu, Suriye rejimi olacağı gibi her iki tarafı zayıflatmak isteyen uluslararası güçler de, Türkiye gibi bölge ülkeleri de olabilir. Tabii ki PKK’yi kim zayıflatmak istiyorsa onlar da böyle bir maşayı kullanıyor olabilirler. Ancak kim hangi hesabı yaparsa yapsın evdeki hesap çarşıya uymayacaktır. Kazanan, Kobanê ve Rojava Devrimi olacaktır.
Rojava Devrimi saldırılar aldında çelikleşerek büyüyecektir
Rojava 19 Temmuz Devrimi üçüncü yılına girdi. Bu iki yıl sadece Kürdistan tarihi açısından değil, Ortadoğu açısından da büyük öneme sahiptir. Bir halkın kendi kendini yönetmesine örnektir. Kuşkusuz eksiklikleri ve yetersizlikleri vardır. Ancak iktidarı ve devleti hedeflemeden toplumun kendi kendini yönetmesini sağlayan, kendi ekonomik yaşamını toplum gücüne dayanarak kurmayı hedefleyen Rojava Devrimi Ortadoğu için bir temiz soluk alma yeri, bir vahadır. Kuşkusuz saldırılar özsavunma ve devrimi korumayı öne çıkartmaktadır. Siyasal devrim gerçekleşmiştir. Kadın özgürlüğüne dayalı toplumsal ve demokratik devrim de önemli gelişmeler göstermektedir. Komünal ekonomik devrimi de gerçekleştirmek için çabalar sürmektedir.