Her kentin, her kasabanın, her köyün hatta her evin bir delisi var denir. Verili sistemlere göre ‘deli’ onlar. Onlara göre ise kendilerine ‘deli’ diyenler… Doğru olan nedir diye hep düşündüm ve gördüklerim karşısında, dünyanın ‘deli’ olarak gördüklerinin haklı olduğu kanaatine vardım. Çünkü yaptıkları, hissettikleri, yaşadıklarının diğer insanlara göre daha doğru, daha özgür olduğunu gördüm. En doğal halleriyle yaşıyor, hiçbir sınır, kural tanımadan tüm güzelliklerini sergiliyorlar.

Dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi, Rojava’nın da hemen her yerinde sistemin ‘deli’ bulduğu bu güzellere rastlamak mümkün. Rojava’da yaşamını yitirmiş bu güzel insanların hikayelerini dinledim, yaşayanlarla da konuşmaya, onları anlamaya çalıştım. Toplumsal ölçülerin, yargılarımızın mağduru onlar.  Birçoğu yaşamın gizlediğimiz gerçeklerini yüzümüze çarparak, her sözleriyle bizlere ders veriyor.

Amûdêli İsmail

Rojava’nın bu konuda nam salmış şehri Amûdê. Bu nedenle ‘deliler şehri’ olarak da bilinir. Amûdê’de en ünlü olan isim İsmail’dir. Rojava’da Amûdêli İsmail’i bilmeyen yoktur. Gerçekçi, filozofça sözleri ve hazırcevaplılığıyla tanınır. İsmail’in aktarılan filozofça sözlerinden biri ise oldukça düşündürücü: İsmail, bir meyhanenin önünden geçerken, içerden biri takılmak için İsmail’i içki içmeye davet eder. İsmail, ‘’Siz benim gibi olmak için içiyorsunuz, peki ben kimin gibi olmak için içeyim’’ diye sorar. Kendisine takılanlara bu sözleriyle derst verir. Ve İsmail gibi onlarcası var Amûdê’de. Onlar bu toplumun ötekileri olarak görüldüğü için öne çıkarılmazlar ama kentin bütün yürüyüşleri ve törenlerinde sessizce en önde yer alır, acıya da sevince de ortak olurlar.

Kobanê’nin Naim’i

Kobanê’de ise en ünlüsü Naim’dir. Naim 50 yaşlarında. Ancak temizliği ile çocuk, fiziği ile 20’li yaşlarda. Naim’e ün kazandıran olay ise 2004 yılındaki serhıldanlar döneminde gerçekleşir. O yıl serhildanlara öncülük edenleri toplamaya başlayan Suriye Baas rejim güçleri Naim’in evini kuşatarak, gözaltına alır. Uzun süre gözaltında kalır, ağır işkencelere mauz kalır. Ön dişlerini de işkence sonucunda kaybeder. Bu nedenle ilk tanıştığı insanlara önce dişlerini göstererek, ‘’Bak, dişlerimi kırdılar’’ der. Naim şimdi Kobanê’de sandviç satarak, yaşlı annesine de bakmaya çalışıyor. Kobanê‘deki etkinlik ve yürüyüşler ise Naim’siz başlamıyor.

Efrîn’in ünlüsü Hevalo

Efrîn’de bu güzel insanların sayıları biraz daha fazla. En tanınanlardan biri Hevalo. Gerçek adı bu değil ama diğer adını da bilen yok. Hevalo’nun kelime dağarcığı sadece birkaç sözden oluşuyor ve en çok adını aldığı  ‘heval’ kelimesini kullanıyor. Hevalo’nun bu kelimelerle birlikte en çok yaptığı hareket ise zafer işareti.
Hevalo’nun en bilinen özelliği reflekslerinin güçlülüğü ve duyarlılığı. Çatışma, bombalama, eylem seslerinden ilk haberdar olan Hevalo’dur. Şehit haberlerinde ise ilk gittiği yer Şehit Aileleri Kurumu. Kaldırılan her cenazede sessizce göz yaşları döker, acıya da sevince de ortak olur.

Kara gün dostu Adnan Cindo

Efrîn Kantonu’nun bu güzel insanlarından biri de Adnan Cindo’dur. Adnan Cindo’un yaşını bilen yok ama 50 yaşını geçtiği söyleniyor.  Efrîn’in en meşhur insanlarından ve onu tanımayan yok. Adnan’ın ağabeyleri olsa da o kimsenin evine fazla gitmiyor. Adnan’ı gece gündüz Efrî‘in şehirler arası otogarında bulmak mümkün.
Dilencilik yapıyor fakat oldukça seçici. Alacağı insanları da miktarı da kendisi seçiyor. Kendisine ne kadar para verilirse verilsin, o içinden sadece 10 Suriye lirasını alıyor, gerisini ‘’Haram haram’’ diyerek iade ediyor. O günkü yemek parası tamamlayınca, bir sonraki güne kadar hiç kimseden bir şey almıyor.
Adnan kimin ne olduğu ve ne yaptığını çok iyi biliyor. Kara gün dostudur, her koşulda sahip çıkıyor, kolluyor. Geçtiğimiz yıl ofisimize yönelik bombalı saldırıdan sonra, Adnan dışarda bizden birini yalnız başına gördüğünde onu bırakmıyor. Koluna giriyor, ofisin önüne kadar getirip bıraktıktan sonra geri dönüyor.

Güvenlikten sorumlu Apili!

Efrîn’in sevilenlerinden Apili’nin yaşı ise oldukça genç. Apili’nin kelime dağarcığı geniş, ancak sesleri tam olarak telafuz edemediği için konuştuklarını anlamak zor. Apili’yi Efrîn içinde elinde bayrak olmadan dolaşırken görmek mümkün değil. Her bayrağı da taşımıyor. Kürtlerin ulusal renkleri sarı, kırmızı, yeşilden oluşan Rojava devriminin  bayrağını taşıyor sadece. Apili de diğer arkadaşları gibi kitlenin toplandığı her yer ve etkinlikte karşımıza çıkıyor.  
Apili’nin bunun dışında özel bir işi de var. Neredeyse resmi bir Asayiş görevlisi gibi kentin her yerini gün boyu dolaşıyor, kontrol ediyor. Birileri hırsızlık mı yaptı, kural dışı mı hareket etti, Apili görmüşse elinden tuttuğu gibi Asayişin yolunu tutuyor, götürüp Asayişe teslim ediyor. Geçtiğimiz günlerde Asayiş’in önünden geçerken Apili’nin bir çocuğun elinden tutup oraya doğru geldiğini gördüm. Alnında hafif bir kanama vardı. ‘’Apili ne oldu’’ diye sorduğumda, kafasını göstererek kırdığını, yakalayıp Asayişe getirdiğini söyledi.
Aslında bunlar sadece birkaç tanesi. Rojava’da böyle güzel yürekli onlarcası var. Ben sadece sık sık gördüğüm ve isimlerini bildiklerimi yazmaya çalıştım. Rojava devriminin bu güzel insanların değerlerini de gün yüzüne çıkaracağını düşünüyorum. Anıtları dikilesi güzel insanlar ve o günleri göremesek de gönüllerde hak ettikleri yeri çoktan aldılar…



SEYİT EVRAN/EFRÎN