Yetik, romanı sorguladığı bölümde son on yılda çıkan romanlardan yaptığı seçkilerin tanıtım yazısında romanı, 'Kurmacanın büyüsüdür roman. İnsanın katı gerçeklerden kaçıp gerçekliğe sığınma isteğinden doğar, gerçeğe ilişkin yanılsamalara dayanır' diye tanımlar.
Pek çok dergi ve gazetede eleştirileri, öyküleri, denemeleri, şiirleri yayımlanan yazar, küreselleşmenin edebiyata yansıyan yüzü postmodernizm ile toplumcu edebiyatın geriye itildiğini; ideolojik eleştiri ve eleştirmenin kalmadığını; eleştirmenin reklam yazarlığına, eleştirinin kitap tanıtımına indirgendiği dile getiriyor,
Yapıtında iyi bir edebiyat birikimine sahip olduğu daha ilk cümlesinden, ilk sayfasından anlaşılan Yetik, 'Romanımız nerede gidiyor?' diye soruyor. Ardından "emperyalist üretim ilişkisini aşıp küreselleşmeye koşut gelişen yoz kültürün, her şeyi sığlaştırmasından yakınanlar, romanın benmerkezci, milliyetçi, etnik kökenci, dinsel kuşatmadan kurtarılarak, ona bilimsel yönden bakılması gerektiğini, yazarların beslendiği yaratıcı besin kaynağının da kısırlaştığını, bunun yazarı ufuksuzluğa sürüklediğini bilmezler mi?" sorusuyla yanıt veriyor.

Felsefe ve sınıf bilincinden kopuk roman
Yetik'e göre, edebiyat ve romanın kısırlaşmasının asıl nedeni, yazarların eserlerine derinlik kazandıran felsefeden ve sınıf bilincinden yoksun oluşları veya bunları göz ardı edişleridir. Felsefe bilmeden, toplumsal ve ulusal bilinç olmadan ne yazar olunur, ne edebiyat yapılır ne de sanat. Bu gerçeğe karşın yazar olunuyorsa, böylelerinin derinliği olmayan, söz ve olay kalabalığına boğulmuş, dil özürlü, eğlencelik kabilinden eserlerine roman denilebilir mi?
Hayri K. Yetik, romanın Batı'daki tarihsel gelişimi bağlamında yaşamı içine taşımayan mesnevilerin roman olup olmadığını irdelerken Kuran'ın, roman için biçimsel model oluşturamadığından söz eder. Çünkü dünyevi değildir Kuran, din öğretisidir, kutsaldır, skolastik bir yapıya sahiptir; içeriği asla tartışılmaz, tartışılamaz.
Yapıtın sonraki bölümlerine Yetik, son on yılda yayımlanmış birçok eseri eleştirmen titizliğiyle ele alırken; sosyopolitik çıkışsızlığın, dilin ve romanın arayışını ve yazınsal sözün geleceğini irdeleyip anlaşılır kılmaya çalışıyor. İncelediği romanları içerikten kurguya, dil ve anlatımdan zamana, olayın geçtiği çevreden romanın sosyal, kültürel, tarihsel bağlantısına, kahramanların kişiliğinden yazarın edebi kişiliğine dek geniş bir yelpazede ele alıyor, kuyumcu gibi işleyerek güçlü ve sağlam çözümlemeler yapıyor Hayri K. Yetik. Eserinde edebiyat-yazar bağlamında zıtlıkları ortaya koyarken, yaşamsal sorunların temel çelişkinin önüne geçtiğini, yazarların bununla ilgilenmelerine karşın, yetersizliklerini dillendirir.

KÜLTÜR SERVİSİ