AKP iktidarının uygulamaya koyduğu ‘Kentsel Dönüşüm Planı’ yüz yıllardır İstanbul Sulukule’de yaşayan Romanlara yıkım ve felaket getirdi. Bölge halkı, hukukçular ve uluslararası insan hakları örgütlerinin karşı çıkmalarına rağmen Romanlar topraklarından zorla sürülerek şehrin 45 kilometre uzağındaki Taşoluk’a yerleştirildi.
Romanların evlerinin yerine dikilen lüks daireler fahiş fiyatlarla satışa çıkarıldı. Kandırıldıklarını ve zorla topraklarından sürüldüklerini belirten Romanlar, AKP Hükümeti ve belediyeye tepkili. Haklarını aramak ve olanları kamuoyuna duyurmak amacıyla Sulukule Roman Orkestrası kurdular. Geçtiğimiz günlerde bir konsere katılmak için Stockholm’e gelen orkestrada yer alan Roman sanatçılar, AKP iktidarının Romanları asimile etmek amacıyla sürdüğü görüşünde.

‘Roman halkına soykırımdır’

Türkiye Roman Federasyonları Üst Kurul Onursal Başkanı ve Sulukule Roman Orkestrası solisti Kobra Murat, Romanların Sulukule’den başka yerlere taşınmak zorunda bırakılmalarına tepkili. Zorla göçün mahallede 500-600 yıldır yaşayan Roman halkına bir soykırım gibi geldiğini, kültür,  gelenek ve göreneklerinin göçle birlikte yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor.
Romanların yüzyıllardır bir arada ve iç içe yaşadıklarını, aralarında toplumsal dayanışma olduğunu, apartman dairesinde yanlarındaki komşuların adını bilmeden yaşamaya alışık bir halk olmadıklarını belirterek, „Biz gülmeyi, eğlenmeyi seven, sosyal ilişkiler kurmaya düşkün insanlarız. Roman mahallesi Balatlı Lonca’da iki katlı bir gecekondum vardı. Orada 7 sene 25 metrekarede yaşadım. Orada kendimi dev gibi hissediyordum. Ufak bahçemde komşularımla oturup sohbet ettiğim zaman orası bana cennet gibi geliyordu. Şimdi apartmanda yaşıyorum. Çocuklarımın kendi odaları var. Biz müziksiz duramayız. Komşular müzikten rahatsız oldukları için duvara, tavana vurmaya başladılar. Belki yakında imza toplayıp bizi apartmandan atarlar“ diyor.

‘Çocuklar özgür yaşamak istiyor’

Kobra Murat, çocuklarının Roman mahallesinde eskiden olduğu gibi özgürce yaşamak istediklerini, çocuklarının Roman mahallesinde bulunan moda dükkanından eve gitmek istemediklerini örnekler vererek anlatıyor.  Apartman dairesine yerleştiren Romanların neredeyse tamamına yakınının yeniden eski mahallelerine yakın yerlere göç ettiklerini ve bodrum katlarında yaşadıklarını belirterek şunları söylüyor: „Biz İstanbul’un surlarında, Altınboynuz’da yüzyıllardır yaşadık. Oranın soluğunu alan insan garanti sanatçı olur. Orada yaşayan herkeste bir sanatçı ruh var. İki senedir 8 Nisan Dünya Romanlar Günü Balat sahillerinde yapılıyor. Belediyenin organize ettiği şenliklere binlerce insan geliyor. Balat’ın tüm evleri boyandı, kaldırımları yenilendi. Tarihi yarımada olarak lanse edildi. Ancak Balat asla Sulukule ve Lonca gibi olmayacak. Bunu yaparak şimdi kendilerini affettirmeye çalışıyorlar.“

‘Orada büyüdük orada ölmek istiyoruz’

Sanatçı Firuze Sultan ve Altın Kızlar adlı müzik grubunun solisti Gülistan da, sanatçı kimliklerini Sulukule’den aldıklarını ve orada yetiştiklerini ancak devletin Roman halkını topraklarından sürdüğünü söylüyorlar. Gülistan Sulukule’nin tarihi bir geçmişi olduğunu oralara apartman dikme yerine turistik eğlenme merkezi haline getirilmesi gerektiğini ve böylelikle Roman kültür ve müziğinin yaşama şansına kavuşacağını söylüyor. Gülistan, “Benim orada evim vardı. Yoksulluğumuzda yaralandılar. Bir kaç kuruş verdiler, evlerimizi aldılar.Topraklarımız çok kıymetliydı. Hakkımızı vermediler. Bizi atalarımın yüzyıllarca yaşadığı topraklardan kovup yerimize başkalarını yerleştirdiler” diyor.
Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği Başkanı Şükrü Pündük ise Romanların asimile edilmek amacıyla Sulukule’den zorla göç ettirildiklerini düşünüyor. Romanların topraklarından koparılarak şehrin 45 km uzaklığındaki Taşoluk’a sürülmelerinin ayrımcılıktan başka bir şey olmadığını vurguladıktan sonra şunları söylüyor: “Bizim nerede oturacağımıza, ne yiyip içeceğimize ve nasıl davranacağımıza hiç kimse karar veremez. Biz insanız. Yaşama ve barınma hakkı kutsaldır ve biz bunu istediğimiz gibi kullanmak isteriz. Biz orada doğduk, orada büyüdük ve orada ölmek istiyoruz. Başka yerde değil.”
Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği, Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası devlet ve belediyeye karşı üç ayrı davada mahkemeler Romanları haklı buldu. Kararların oybirliğiyle alınmasına rağmen ne belediye ne de AKP iktidarı karara saygı gösteriyor. Romanların topraklarına lüks daireler yapmayı sürdürüyorlar. Romanlardan istimlak tehdidiyle alınan 15-30 bin TL verilerek zorla gaspedilen evlerin yerine inşa edilen daireler 500-950 bin YTL ile satışa çıkarılıyor.


MURAT KUSEYRİ/STOCKHOLM