Açlık grevindeki Gazeteci Gülistan Çiya İke’nin Mexmûr’da yaşayan ablası Gazeteci-yazar Reyhan İke, “Bu eylem, Önderliğin şahsında saldırıların yoğunlaştığı bu dönemin rotasını belirleyecektir” dedi.
Açlık grevindeki Gazeteci Gülistan Çiya İke’nin Mexmûr’da yaşayan ablası Gazeteci-yazar Reyhan İke, kardeşinin mücadeleci ve sürekli sorgulayan, güçlü arayışları olan bir insan olduğunu söyledi. İke, hiçbir zaman sıradan bir hayatı istemeyen Gülistan’ın zor dönemlerde sorumluluktan kaçmadığını ifade etti. İke, şöyle konuştu: “Bütün hayatı boyunca etrafında insanları toplayan, duygu dünyası zengin bir insandır. Açlık grevini yüreğinde hissederek başladı. Eylemin kendisi Gülistan’ın vicdanının büyüklüğünün derinliğini gösteriyor. Bugün Kürdistan’da her yerde topyekun bir saldırı var. Tüm bunların temsili olarak Önderliğe uygulanan tecrit somut göstergedir. Kürt kültürüne varlığına saldırının devamı anlamına geliyor. Bu saldırılara dur demek insan olmayı gerektiriyor.”
En büyük kahramanlık
Açlık grevi direnişçilerinin mücadelenin zirvesinde olduğu değerlendirmesi yapan İke, her dönemin kendine özgü kahramanlıkları olduğunu hatırlattı. İke, şunları söyledi: “Bu insanların hücre hücre bedenini ölüme yatırması en büyük kahramanlıktır. Bunun için kendini ölüme yatırmak basit bir eylem değildir. Bu eylemi ve eylemci arkadaşları insanlığın vicdanının sesi olarak değerlendiriyoruz. Bu eylem, Önderliğin şahsında saldırıların yoğunlaştığı bu dönemin rotasını belirleyecektir. Bu eylemler sadece tecrit kalksın diye değil saldırıların topyekun durmasına dönüktür. Herkesin göstermesi gereken bir tavırdır. Bunun öncülüğünü üstlenmek anlamlı ve tarihi bir önemdedir. Kürtler açısından böyle ele alınması gerekiyor. Bu saldırılar Kürtlerin mücadelesine, gelecek umutlarına, varlığınadır. Bu eylem hepsine dur deme eylemidir.”
Sadece izlemek olmaz
Gülistan İke’nin moralinin yüksek olduğunu, ancak sağlık sorunları yaşadığını belirten İke, beyine giden damarlarındaki iltihaplanmanın kalbini zorladığını aktardı. İke, şöyle devam etti: “Başarıya olan inancı ve umudu onu ayakta tutmaya büyük bir etkendir. Sağlığı çok kötü olmasına rağmen iradesiyle üstesinden geliyor. Ablası olarak onunla gurur duyuyorum. Güçlü umuduyla gurur duyuyorum. Canını açlığa yatırmış insanları sadece izlemek vicdana sığmayacaktır. Savaşı isteyemeyen her insanın eylemi daha fazla sahiplenip harekete geçmesi gerekiyor. Bu eylem milyonların eylemidir. Onların yüreklerindeki sıcaklığı kalpten hissediyorum. Hepimiz bunu hissetmeliyiz. Bizim hayalimizin temsilcisidirler. Bu kutsal bir eylemdir. Bu eylemin iyi bilinmesi ve ona göre sahiplenilmesi gerekiyor.”
Sesimize ses katılmalı
Gülistan Çiya İke, 1984’te Şırnak’ın Grek köyünde dünyaya geldi. Türk devletinin baskılarından dolayı 1985’te Güney Kürdistan’a göç etti. Enfal Katliamı sonrası ailesiyle birlikte 1990’da yeniden Kuzey Kürdistan’a döndü. Tehditler ardından ailesi tekrar Güney Kürdistan’a göç etti. Babasının Türk devleti tarafından katledilmesinden sonra Güney Kürdistan’da kamplarda yaşamına devam etti. 2011’den beri özgür basın emekçisi bir gazeteci olarak çalışmalar yürüten İke, “Açlık grevi bir çaresizlik değil, bir direniş yolu“ diyerek eylemine devam ediyor. İke’nin tüm eylemcilerde yaşanan belirtiler yanında göz kılcal damarlarında patlamalar meydana gelmesinin yanında, gözde bulanıklık, göz yaşarması, göz kuruluğu gibi birçok sorun meydana geldi. İke, eylemlerine ilişkin olarak, “İnancımız odur ki, bu eylem vicdanlara bir ses katar. Vicdanlar, bu insanlık sesini duyabilirler. Doğrusu biz muhattaplarımıza bunu hissettirmek istiyoruz. Açlık grevi, iradeleriyle bedenini ölüme yatırmaktır. Eğer vicdan, insanlık var ise bu sesimize ses katılmalı” çağrısında bulundu.
HÜLYA EMEÇ