
İlk kongreye katılan akademisyenlerden bazıları şunlar: Stockholm Üniversitesi'nden Alan Dilani ve Güney Kore'de Seul Üniversitesi'nden Almas Heshmat, Stockholm Üniversitesi'nden Chia Madani, yazar ve gazeteci Prof.Dr. Caron Prunhuber...
Kongrenin açılışı Leyla Zana'nın konuşmasıyla başladı. Zana, Mele Mustafa Barzani, Şeyh Said ve Leyla Kasım gibi tarihe mal olmuş Kürt şahsiyetlerini andı. Zana devamla, "Onlar bize büyük bir miras bıraktılar ve bu miras gün geçtikçe büyüyor. Devletsiz 40 milyon olan baska bir ulus yok ama zulümkar bir devlete sahip olmaktansa devletsiz olmak çok daha iyidir. En azından çocuklarımız başı dik bir şekilde şunu söyleyecekler: " Biz zulüm gördük ama zulmetmedik. Kürt çocuklarının Türkiye'de her sabah, 'Varlığım Türk varlığına armağan olsun' andı içtiklerine değinen Zana, Kürtlerin birliğine de vurgu yaptı.
İki gün süren kongrede 8 oturum yapıldı. Oturumlara 80 ila 100 arasında kişi katıldı. Oturumlar sinevizyon görüntüleri ile desteklendi. Konuşmalardan sonra soru-cevap bölümüne geçildi.
Sunumlar arasında Kürtlerin sağlığı, eğitimi, siyaset bilgisi, Kürt kültürü, insan hakları, yaşam kalitesi, özgürlük, Kürt kadınının durumu gibi konular vardı.
Daha kapsamlı kongreler düşünülüyor
Paris Üniversitesi'nden Soheila Ghaderi'nin özgürlük konusunda sunumundaki sinevizyon gösteriminde İran tarafından idam edilen Şirin Elemhulu ve 2 kadın gerillanın fotoğrafları yer aldı.
Kongrede günümüzde Ortadoğu'daki gelişmeler, ülkeler arası siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkiler, Kürt sorunu, baskıcı Arap ülkelerinde halkın ayaklanması gibi konularda ele alındı. Konuşmalarda, Kürdistan Özerk Yönetimi'nin kendi bulunduğu alanla sınırlı kaldığı, diğer parçalar üzerinde bir etkinlik sağlayamadığı dile getirildi.
Kongrede akademisyen ve iş çevrelerinin üzerlerine düşen görevlerini yerine getirmeleri durumunda Kürtlerin siyasal birliği ve özgürlüğünün daha da çabuk gelişeceği görüşüne varıldı.
Bu tür kongrelerin daha aktif ve kapsamlı biçimde yapılması düşünülüyor. Kongre, Kürdistan'ın farklı parçalarındaki halk danslarını içeren bir sinevizyon gösterimi ile son buldu.
BİRGÜL ROAVA/ROTTERDAM