
Hêviya Jinê Dergisi, yayın hayatına başladığı 2008 yılından bu yana sürekli kapatılma, toplatma ve isim değiştirme zorunluluğu ile karşı karşıya kaldı. Yani bütün baskılara, tutuklamalara, toplatmalara rağmen Hêviya Jinê, özgür basın geleneği olarak çıkmaya devam ediyor. Derginin şimdiye kadar değiştirilmek zorunda bırakılan isimleri Rengê Hêviya Jinê, Azadiya Hêviya Jinê, Çiruska Hêviya Jinê, Beybûna Hêviya Jinê, Dengê Hêviya Jinê şeklinde. Dergi, şimdiye kadar yaklaşık 30 sayı çıkarıldı.
Mücadeleci kadının dergisi
Hêviya Jinê, 7 kişilik aktif çalışan kadrosuyla iki ayda bir çıkarılıyor. Okuyucu tabanını tüm kesimlerden kadınların oluşturduğu dergi, içerik yönüyle mücadeleci kadın duruşunu yansıtan nitelikte. Kadın gündemini de önemle işleyen dergi, 2000’li yıllarda 30 kişilik çalışan kadrosuna sahipken, şimdi 7 kişi ile çıkarılıyor. Hêviya Jinê çalışanları, hem editör, hem dağıtımcı, hem mizanpaj hem de muhabirlik yapıyor. Dergi çalışanları, gönüllü çalışmak ve kadın mücadelesini hiyerarşik bir açıdan ziyade daha çok ortaklaşan, beraber çalışma geliştiren anlayışla hareket ediyor. Hêviya Jinê dergisi, Türkiye ve Kürdistan'da 34 ilde dağıtım yapıyor. Kadın mücadele konularını işleyen dergi, toplum, yaşam, kültür, sağlık, siyaset gibi yaşamın her alanından kadınları ilgilendiren konuları öne çıkarıyor.
Gündüz masa başında gece yollarda
Belirtildiği gibi bugüne gelene kadar baskılar nedeniyle isim değiştirmek zorunda kalan Hêviya Jinê dergisi çalışanlarından biri de Asya Tekin.Aktif çalışan kadronun 7 kişiden oluşmasından kaynaklı “Gece yollarda, gündüz de masa başında iş yapıyoruz” sözleriyle çalışma temposunun her an yüksek olduğuna işaret eden Asya, dergide çalışan tüm kadınların verdiği emeği değerli ve anlamlı bulduklarını dile getirdi. Dergi çalışmalarında her çalışanın her işi yaptığını belirten Asya, “Bu alanın, kadını üretimden, bilinçten o geleneksel yaklaşımlardan kurtaran bir alan olduğunu düşünüyoruz. Görevlerimiz sürekli değişiyor. Kimse sabit bir iş yapmıyor. Editöryadan kapak hazırlamaya, mizanpaja, görevlendirilebiliyoruz. Ya da redakte yapabiliyoruz.”
Okuyucular yazıyor
Asya, derginin 72 sayfadan oluştuğuna işaret ederek, “Herhangi bir okuyucumuz yazarımız olabilir. Çünkü kadını direk üretime çeken anlayışla hareket ediyoruz. Bir kadın ne kadar yazarsa o kadar gelişir, büyür, değerli olur. Bu kadının özgürlük mücadelesine de destek sunar” diyor. Amaçlarının, tüm dünya kadınlarının kendisini bulabileceği bir dergi yaratmak olduğunu da sözlerine ekliyor.
Bir buçuk yıldır Hêviya Jinê dergisinde gönüllü olarak çalışan Mizgin İpek ise Amed’in ilçe ve köylerinde dağıtım yapıyor. Mizgin, “Özellikle köylerde yaşayan kadınlarımıza dergimizi ulaştırıyoruz. Çünkü onlar, kendileri ile ilgili dergi ya da kurumların olduğunun farkında değiller. Köylerde kadınlara dergimizi uzattığımızda ‘Bizim kadın dergimiz mi var’ gibi sorularla karşılaşıyoruz” diye konuşuyor.
Dergiye cezaevinde bulunan kadın tutsaklardan da yazılar geliyor. Mizgin, cezaevine gönderdikleri dergilerin keyfi gerekçelerle alınmadığını dile getiriyor.
Son sayı Sakine, Leyla ve Fidan için
Derginin diğer bir çalışanı Hakime Şan ise dergilerini sadece kadına değil erkeğe de uzattıklarını söylüyor. Çünkü sadece sömürülenin değil sömürenin de bilinçlenmesi gerektiğine inanıyorlar. Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nin (DÖKH)desteği ile çıkardıkları Mart-Nisan sayısını, 9 Şubat’ta Paris’te katledilen 3 Kürt devrimci Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’a atfetti. Dergi çalışanları, sayının hazırlık aşamasının duygusal anlamda kendileri için farklı olduğunu belirtiyor. Bu sayıda Sakine Cansız ile birlikte Diyarbakır Cezaevi direnişinde bulunan Fecriye Benek de dönemi anlatıyor.
MIZGIN TABU-DERYA CEYLAN / JINHA/AMED