Zeki AKIL
Suriye’de şimdi İdlib sorunu öne çıkıyor. Böyle olacağı bekleniyordu. Çünkü birçok çatışma alanından çıkarılan silahlı gruplar Türkiye’nin himayesinde İdlib’de toplatılmıştı. Rusya Türkiye’nin Suriye’ye girişine ve işgaline izin vermişti. Bu Ocak ayında da Efrîn’i Türk devletine peşkeş çekti. Türkiye Efrîn’e binlerce silahlı çeteyi yerleştirdi. İşgal sırasında da onları mayın eşeği gibi öne sürdü. Sözde Özgür Suriye Ordusu adını almışlardı ama Türk işgalcilerinin öncü kolu olarak Suriye topraklarını işgal ettirdiler.
Türkiye Kürt düşmanlığında hiçbir sınır tanımıyor. Tarihi düşmanları olarak sundukları Rusya’yla Kürtlere karşı anlaşma yoluna gittiler. Üstelik tarihlerinin en büyük tavizlerini Rusya’ya verdiler. Rusya ile yapılan anlaşmaların içeriğini Türk halkı ve parlamentosu bilmiyor. Rusya da farklı durumda değil. İki ülkede de demokrasi işlemiyor. Mafya tarzı yönetilen ülkeler olduğu rahatlıkla söylenebilir.
Türkiye İdlib’te zor durumda. Ancak Ruslarla anlaşmaya çalışıyor. İdlib’de on binlerce silahlı güç bulunuyor. Türkiye himayesindeki bu güçler Suriye için büyük bir tehdit oluşturuyor. Halep’e saldırıya geçerlerse rahatlıkla alırlar. Beşar Esad bu açıdan son derece kaygılıdır. Çetelerin İdlib’den çıkarılmasından yana. Ancak buna gücü yetmiyor. Rusya’nın desteği gerekiyor. Rusya ise Türk devletini karşısına almaktan yana değil. Türkiye Ruslara dayatıyor. Kürtlerle hiçbir anlaşma olmayacak. Şam yönetimi de Kürtlerle anlaşmayacak ve sorunlarını çözüm yoluna gitmeyecek. Ne olursa olsun, Kürtlere bir statü verilmeyecek.
Türkiye’nin Ortadoğu batağına saplanmasına, milyarlarca dolar harcamasına ve her yönüyle bir bela ve tehlike içeren silahlı çetelere hamilik yapmasına neden olan güç Kürtlerdir. Kürt anasını görmesin siyaseti kayıtsız şartsız uygulanıyor. İnanılmaz bir körlük ve kara düşmanlıkla Kürtlere karşıtlık temelinde Ruslara her türlü tavizi vererek anlaşma yoluna gidiyor.
Rusya, Efrîn’de büyük bir insanlık suçu işlenmesine ortak oldu. Yüzbinlerce Kürt ve oraya mülteci olarak gelen Araplar dünyanın gözü önünde NATO’nun ikinci büyük ordusu tarafından iki ay boyunca bombalandı. Halk topraklarından sürüldü. Yüzlerce sivil insan katledildi. Aylardır Efrîn Türk işgali altında. Efrîn’den çıkamayanlar üzerinde büyük bir şiddet, tecavüz, talan, soygun ve işkence aralıksız sürdürülüyor. Rusya bunu bilmiyor değil. Rusya Efrîn’de Türk devletiyle yaptığı ortaklıkla insanlık suçunun altına imzasını atmıştır. Türk devleti Efrîn’de demografiyle oynamakta ve etnik temizlik yapmaktadır. Bu da dünyaca kabul edilmiş insanlık suçu kategorisindeki suçların başında gelmektedir.
Rusya bu insanlık karşısındaki suça son vermek, Efrîn için bir şeyler yapmak yerine yine kumpaslar ve gizli kapaklı oyunlar çevirerek Türklere hareket alanları açmakla meşgul. Tıl Rıfat’ı da Türkiye’ye verecek, İdlib üzerinde anlaşarak Suriye’yi giderek bölecek senaryoların içindedir. Rusya’dan çıkarları için her oyun beklenebilir. Türkiye Kürtler yüzünden Rusya’nın ayağına kapanmış halde. Rusya da bundan sonuna kadar yararlanmak istiyor. Türkiye’nin yumuşak karnının Kürt sorunu olduğunu iyi anlamış. Erdoğan Efrîn’i elinde tutmak için her tavizi vermeye hazır. Şu anda Türk devletini yöneten ırkçı-faşist blok NATO’dan çıkmayı bile göze alacak durumda. Erdoğan NATO’dan çıkarsa diktatörlüğünü sorunsuz sürdürür. Ayrıca bir sosyalist devrim tehlikesi de yok. Ortadoğu’daki sistem çöküyor. Türk yöneticileri Lozan’ı deldirmemek, Türk ulus devletinin yekpareliğini korumak için NATO’dan çıkabilir. Şimdiye kadar NATO ve ABD’ye dayanarak Kürtleri eziyordu. Lozan’ı güvenceye alıyordu. Şimdi Suriye’de ABD’nin varlığı ve Kürt düşmanlığı yapmamaları Türk devletini içinden çıkılmaz sorunlarla karşı karşıya getirmiş. Bunun için ABD ile zıtlaşarak, Rusya ile sarmaş dolaş olarak bu badireyi atlatmaya çalışmaktadır.
Rusya Suriye’de kötü oynamaktadır. ABD ile anlaşıp Fırat’ı sınır yapmalarından sonra Türkiye ile kirli ilişkilerini sürdürdü. Türkiye uçağını düşürdüğünde savaşın eşiğine gelmişlerdi. Türk devletinin Kürt korkusunu anladıktan sonra Kürtler üzerinde Türklerle pazarlık yaparak avantaj elde etmeye çalışıyor. Fırat’ın batısından Kürtleri sürmek için Türklerle anlaşmakta bir sakınca görmüyor. Türk devleti Suriye’de neredeyse Rusya’yı bloke edecek durumda. Şam Kürtlerle görüşmeyecek, diyor. Şam ve Rusya neredeyse Ankara’nın talimatlarını bekleyecek. Türkiye’ye böyle pervasız taleplerde bulunma cesaretini veren Rusya’nın kendisidir. Rusya’nın Ortadoğu ve Suriye politikası halkları ve demokratik alternatifleri devre dışı bırakıyor. ABD ve diğer güçleri eleştiren Rusya onların çok gerisine düşmüştür.