Mersin'de tecavüz edildikten sonra yakılarak katledilen Özgecan Aslan'ın katillerine öfke büyüyor. HDP ve kadın örgütlerinin çağrısıyla Türkiye ve Kürdistan'ın çeşitli illerinde bir araya gelen kadınlar, Özgecan'ın katleden zihniyete karşı meşru savunma çağrısı yaparken, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam'ı istifaya çağırdı. 

Çağ Üniversitesi'nde Psikoloji Bölümünde okuyan Özgecan Aslan (20), Cuma gecesi Mersin'in Tarsus ilçesinde tecavüz edildikten sonra yakılarak katledildi. Mersin'deki evine gitmek için minibüs şoförü Suphi Altındöken'in kullandığı araca binen Özgecan'ın minibüste yalnız kalmasını fırsat bilen katil zanlısı şoförün, aracı ormanlık alana çekerek Özgecan'a tecavüz etmek istediği, Özgecan'ın kendisine direndiği için bıçaklayarak öldürdüğü kaydedildi. Suphi Altındöken'in, cinayeti işledikten sonra babası Necmettin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe ile birlikte cenazeyi yaktıktan sonra Cin Deresi'ne attıkları belirtildi. 3 katil zanlısı da yapılan sorguları ardından tutuklandı. 


Annesi: Katiller en ağır cezaya çarptırılsın!

Özgecan'ın cenazesi, yapılan otopsi işleminin ardından Mersin Cemevi'ne götürüldü. Daha sonra birçok ilden gelen kadınlar tarafından omuza alınarak toprağa verildi. Yakınlarının gözyaşlarına boğulduğu mezarlıkta konuşan Özgecan'ın annesi Songül Aslan, çocuğunu vahşice katledenlerin en ağır cezaya çarptırılmasını istedi. Adaletin tecelli etmesini isteyen dayı Abdullah Akgün ise, "Türkiye'de birazcık adalet kalmışsa bu canileri aklamazlar" şeklinde konuştu.


'Bakan Ayşenur İslam istifa etsin'

Olay üzerine HDP ve çeşitli kadın örgütlerinin çağrısıyla bir araya gelen binlerce kadın, birçok kentte kadınların yaşam hakkı için yürüdü. 

İstanbul'da Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri "Yeter! Özgecan'ın hesabını soracağız" diyerek Galatasaray Meydanı'na yürüdü. Meydanda, ilk olarak eşi tarafından katledilen Muhterem Göçmen'in kardeşi Çiğdem Evcil konuştu. "Erdoğan bana hesap ver, bu kadınlar neden öldürülüyor?" diye tepki gösteren Evcil, kadın katliamlarının sorumlusunun devlet olduğunu söyledi.

Evcil'in ardından konuşan CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur da, kadın katliamlarının sorumlusunun AKP hükümeti ve devlet olduğunu vurguladı. Onur, "Erkek siyasetçiler, kadın cinayetlerini durdurmak için bir laf edemiyorsa, kadın üzerinden de söz söylemeye hakkı yok" diyerek Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam'a kadın katliamlarının önüne geçmediği için utanması ve istifa etmesi gerektiğini ifade etti. 

Açıklamada son olarak konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Temsilcisi Gülsüm Kav da, kadın cinayetlerinin durması için taleplerini sıralayarak, "Toplumun artık sabır taşı çatladı. Biz kadın cinayetlerini durduracağız ve o Ayşenur İslam'ı da o koltukta rahat oturtmayacağız" diye konuştu.


İktidarın söylemleri güç veriyor

Mersin Kadın Platformu öncülüğünde yürüyen yüzlerce kadın da, "Kadına karşı şiddete son" pankartı ile "Erkek, devlet şiddetine karşı isyandayız", "Dikkat bu ülkede kadın katliamı var", "Özgürlük evlilikten güvenli", "Özgecan'ın katili AKP'in adaleti" dövizlerini taşıyarak, "Kadınlar Artık susmayacaklar", "Erkek vuruyor devlet onu koruyor", "Şiddetinizle barışmayacağız", "Kadın yaşam Özgürlük", "Jin jiyan azadî" sloganlarını attı. Ardından platform adına açıklama yapan Yüksel Kapıkıran, erkeklerin bu gücü, "Kadın ve erkek eşit değildir " diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidarın söylemlerinden aldığına işaret etti. Özgecan'ın katillerinin işlediği cinayete bir gerekçe bulunmasına izin vermeyeceklerini, katilleri yargılayan adaletin peşinde olacaklarını söyleyen Kapıkıran, evde sokakta, işte toplumsal alanda her yerde mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. 


Rojavalı kadınlar gibi mücadele edeceğiz

Şirnex Cizîrê'de KESK Kadın Meclisi üyeleri, Özgecan'ın katledilmesinin Rojava'da kadınlara yönelik yapılan katliamları hatırlattığını söyledi. 

Kadına dönük bu katliamların önünü AKP'nin açtığına vurgu yapan kadınlar, "Bilsinler ki bizler de Rojava kadınları gibi bu katliamlara karşı mücadelemizi yükselteceğiz" dedi. 

Hatay İskenderun'da İskenderun Kadın Platformu üyeleri, “fıtratınız batsın kadınlar yaşasın”, “Bugün Özgecan yarın hangi can” sloganları atarak yürüdü. 

Adana'da yürüyen Çukurova Üniversitesi kadın öğrencileri, kadınların kahkahasından korkan zihniyetin cinayetlerin hızla artmasına sebep olduğunu ifade ederek, "Kahkaha atmaya devam edecek, sokaklarda, dersliklerde, amfilerde her gün haykıracağız" dedi. 

Adana Kadın Platformu da Özgecan Aslan şahsında ‘Sevgililer Günü’ adı altında kadın katliamlarının ve kadına yönelik şiddetin görmezden gelindiğine dikkat çekmek istedi. 5 Ocak Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar, “Heteroseksist sevgililer gününüz batsın” ve “Kahkahalarla değil katillerle uğraşın” dövizleri taşıdı. Adana ve Mersin arası taşımacılık yapan TOK işletmesine yürüyen kadınlar, E-5 yolunda oturma eylemi gerçekleştirdi. 


AKP ne zaman ağzını açsa...

Ankara'da bulunan birçok kadın örgütü, Özgecan Aslan'a yapılan vahşeti Güven Park'ta bir araya gelerek lanetledi. Kadınlar adına konuşan Gamze Ağaçaya, "Erdoğan ve diğer AKP yöneticileri ne zaman ağzını açsa, kadınlar erkekler tarafından katlediliyor, şiddete, tacize ve tecavüze maruz kalıyor" dedi. 

İzmir Alsancak'ta binlerce kadının katıldığı yürüyüşte de "Özgecan'ın hesabı sorulacak" pankartı açılarak "Kadına yönelik şiddet savaş halidir", "Yasta değil isyandayız Özgecan'ın hesabını soracağız”, "Emeğinde savaşın da yarısı biziz" yazılı dövizler taşındı. 

Halkevci kadınlar daÖzgecan'ın katledilmesini protesto etmek için Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü önünde mor şemsiyelerle yol kapattı. Gözaltına alınan beş kadın, ertesi gün serbest bırakıldı.


Kadın cinayetleri politiktir

İstanbul’da Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu da, Kadıköy Altıyol Meydanı'ndan Kadıköy İskele Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Basın açıklamasını yapan Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önlem Grubu üyesi Şengül Alıcı, kadın cinayetlerinin hızla artmasına neden olan erkek-yargı-devlet işbirliğine hesap sormak amacıyla alanlarda olduklarını belirtti. 

İktidarın ve toplumun kadına yönelik baskıcı ve cinsiyetçi saldırılarının yayılmasına ve meşrulaştırılmasına neden olduğunu, bu nedenle kadın cinayetlerinin politik olduğunu ifade eden Alıcı, “‘Çocuklarınıza çığlık atmayı öğretin’ diyen ya da mahkemelerde direnmediği için neredeyse suçlu bulan, Özgecanları katledenleri değil kadınların kıyafetini sorgulayan erkek egemen zihniyetten hesap soruyoruz. Siz faillerin lehine söylemlerde bulunarak ya da kararlar vererek, kadınlara yönelik suçlara ortak oluyorsunuz” dedi. 


Avukatlar: Canileri savunmayacağız!

Mersin Barosu ise tecavüz edildikten sonra katledilen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın katillerini savunmama kararı aldı. Baro yaptığı yazılı açıklamayla katledilen Özgecan Aslan’ın ailesinin yanında olacaklarını belirterek, "Davaya müdahil olup sanıkların en ağır şekilde cezalandırılması için her şeyi yapacağız" dedi. Mersin’den hiçbir avukatın olayın faili olanları savunmak istemediği belirtilen açıklamada "Herkesin savunma hakkı bulunduğu düşünülse dahi biz canileri savunmak istemiyoruz” denildi.

İstanbul’da Özgecan'ın katledilmesini kınayan ESP'li erkekler de "Erkekler tarafından yapılan bu kadın cins kırımına sessiz kalarak kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin ortağıyız'' diyerek, kadın cinayetlerinin hızla artmasına neden olan erkek-yargı devlet işbirliğine sessiz kalınmaması gerektiğini vurguladı.


Aile Bakanı'nın istifası için kampanya

Üniversite öğrencisi Özgecan'ın yakılarak katledilmesinin ardından suskunluğunu koruyan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam'ın istifası için sosyal medyada kampanya başlatıldı. Paylaşılan mesajlarda, İslam'ın çocuklara yönelik cinsel şiddet ve saldırılara karşı daha önce gündeme getirdiği "Annelerin çocuklara çığlık atmayı öğretmeleri gerekiyor" önerisi hatırlatılarak, "Çığlını al ve git" denildi.

Dün de taziye evine gelen İslam, kadınlar tarafından "Erkek vuruyor, devlet koruyor", "Susma sustukça sıra sana gelecek" sloganları ile protesto edilirken, "Aile ve sosyal politikalar bakanlığı kimi koruyor" denilerek tepki gösterildi. Bunun üzerine Bakan İslam basına yaptığı açıklamayı yarım bırakarak taziye evini terk etti. 


HABER MERKEZİ