
Başrollerini Mehmet Ünal ve Kadir Selçuk’un paylaştığı, Murat Eroğlu’nun yazıp yönettiği ‘Şafakla Dönenler’ bugün Beyoğlu Cinemajestic’te gösterime giriyor.
Lisedeyken harç parasını çıkartmak için kısa bir süre filmin konu aldığı Ataşehir halinde çalışan Eroğlu, “Hal burada Türkiye’deki işçi sömürüsünün mikro halidir” diyor.
Haldeki dünya
'Şafakla Dönenler' filminin konusuna gelirsek... Baba ve oğul halde el arabasıyla seyyar satıcılık yapıyorlar ve sabaha kadar zabıtalardan kaçarak para kazanmaya çalışıyorlar. Haldeki yaşam aynı zamanda işçi sömürüsüne ve kapitalist sınıf meselesine odaklanıyor. Babasıyla birlikte çalışan oğlu henüz 12 yaşında ve ek iş olarak başkalarının mallarını el arabasıyla çekerek para kazanıyor.
Ataşehir halini konu alınmanın özel bir nedeni var. Burası Kürdistan'dan göç etmiş yoksul Kürtlerin bir mekanı gibi. Emek sömürüsünün ve çocuk işçilerin en yoğun olduğu alanlardan biri.
Dersimli yönetmen, ''Haldeki dünya gerçekten ilginç. Buradaki işçiler hep geceleri çalışıp, gündüzleri yatarlar. Karda, kışta, soğukta yaşamlarını idame ettirmek için burada çalışmak zorundadırlar'' diyor.
Zabıtalar sistemi, dükkancıları kapitalizmi
Aç gözlü patronlar, işçiler, komisyoncular, zabıtalar, rüşvet alanlar, seyyar satıcıların üç kuruşuna göz dikenler... Hepsi bu halde.. Genç yönetmen Murat Eroğlu, ''Bu halin kendi içinde bir sürü çarpıklığı var. Dükkan sahipleri var, bunlar çok büyük paralar kazanırlar. Bir de zabıtalar ve komisyoncular var. Halin işleyişini anladığınız zaman aslında Türkiye’deki süregelen kapitalist sistem, patron-işçi ilişkisi daha kolay kavranabilir. Hal burada sömürünün mikro halidir. Seyyar satıcılar bir şehrin lüks gökdelenlerinin gölgesinde vergi vermeden mallarını satmaya çalışırlar, çünkü sistem bu insanları bu şekilde çalışmaya itmiştir. Filmdeki işçilerin kazandığı iki kuruşa göz diken zabıtalar sistemi temsil ederken, kendi karları için seyyar satıcıların satışlarını engelleyen dükkan sahipleri de kapitalizmi temsil etmektedir'' diyor.
Tek gece tek mekan
Seyyar satıcılar şafak sökünce evlerine dönerler. Bu isim aslında karanlıktan sonra aydınlık geleceği umuduna da işaret ediyor. Filmin diğer bir özelliği de tek gece tek mekanda çekilmiş olması. Filmde hiç gündüz sahnesi yok, sadece şafak vaktinde baba ile oğul halden çıkarlar, dumanların ve kasaların arasında yürürler.
Film, 22 Ocak Cuma günü Beyoğlu Cinemajestic’te vizyona giriyor. Tek sinemada gösterime girmesinin nedeni, bağımsız bir film olması ve tekelleşmiş dağıtım ağı içinde kendisine yer bulamaması.
Film ulusal ve uluslararası festivallere gitti; bu arada da Üçüncü Uluslararası Van Film Festivali’nde umut vaat eden yönetmen ödülüne layık görüldü Murat Eroğlu.