Serhat Halis’in “Bir Sınırda Hapsolmak-ULUS- Sağ Marksizm’le Polemik” adlı kitabını okudum. Başta söyleyeyim; bir kitap okuduğumda şiir, roman, deneme, araştırma her ne ise; beni doğruları ve yanlışları ile şaşırtmıyorsa bir anlam ifade etmez. Yani tamamen benim hayata bakışımın zıddında bana yanlış gelebilen bir tarzda da olabilir. Bunlardan çok var, eğer o yanlışlığı ile de şaşırtmıyorsa taklitten ibaret sayarım. Doğrular üzerinden konuşacak olursak en rasyonel olanın bile bazen doğru olmadığını bileceğiz. Sevgili Serhat’ın kitabı yalnızca bir “polemik” yazımı değil, isminden yola çıkarak önyargıya düşmemek gerek. Aynı zamanda çok iyi irdelediği “yıkıcı” bir “eleştiri”dir de. Eleştirinin, eskiyi çöpe atıp yeniden yaratmanın cesareti ile yıkıcılaşmasını salık veriyor. Salt cümle kurma söz yetiştirme değil, laf kalabalığı hiç değil. Alabildiğine retorik, anlaşılır, çözümcü ve kıyıcı bir eleştiriye sahip.

Aslında aklın bölgesel ve dönemsel olmadığını, özgür kılındığında kendisini sürekli modernize ettiğini anlayacağız. Bugün hegemonya altında kalan aklın, örgütlü, dizayn edilmiş bir bilgi yumağı olduğunu bunun da her dönem farklı baskıcı ideolojiler, devletler, örgütler güdümünde tekrar tekrar sunulduğunu da göreceksiniz.

Büyük harflerle yazdığı ve bizim neredeyse bütün politik tarihimizi kaplayan “ulus” sorunlarını marksist formülasyon üzerinden bize daha rasyonel anlaşılır inandırıcı biçimde sunmuş. “Doğru ve inanmak” ilişki ve çelişkileri üzerinden dikkate değer sunumlar yapmış Serhat Halis.

“Gerçek, doğru ve inanmak” zira her gerçek şey doğru değildir, her doğru da gerçek değildir. Serhat işte burada gerçek olan, fakat doğru olmayan, ama inanmak noktasında doğru üzerinden düşülen çelişkiyi irdelemiştir. Gerçek sadece nesnel değildir. Mesela ahlak, cesaret, korku gibi şeyler sonradan eklenmiştir bize. Nesnel değil ancak gerçektir. (Örnek verirsek; AKP hem nesnel hem değildir, fakat gerçektir, ama doğru değil.)

Kimlikler üzerinden yürüttüğü uluslaşmanın kapitalizmin ayak oyunlarına nasıl düştüğünü irdeler. Kapitalizmin en uygun aparatlarının “ulus, din” gibi kimliklerin olduğunu söyler. Öyle bir kimlik sarmalına alır ki, yiyecek ekmeği olmaz, ancak; vatan, millet, sınırlarına sıkıştırıp gencecik ölümlerle kahramanlık destanları düşürür. Teknolojinin cilalı seansları ile iğdiş edilir bu kimlik sendromu yaşayanlar. En son model telefon, televizyon, bilgisayarlar ile kapitalizmin en değerlileri olurlar.

Serhat Halis, tarih yazılımlarının devletleri özellikle kapitalist emperyalist devletlerin (her devlet özünde emperyalisttir) uluslara kahramanlık hikayelerinde fırsat vermelerini, onların o “kof” kahramanlıkla ayakları yere basmadan nasıl yürüdüklerini ve aslında kapitalizm isterse çelmeyi istediği zaman takar analizini de yapmıştır. Feodalizmin bir adım üstündedir ulus, milliyetçiliğe doğru uzanır, kamçılandığında; ki bu da kapitalizm için çok kolaydır. İdeolojik olarak bir paradigması olsa da asıl önlenmesi gereken ezen ulusun ulusçuluğudur. Zira ezilen ulusun kader tayin hakkı ezen tarafından bahşedilmiş bir nimet gibi görülmesinin sakıncalı ve yanlışı üzerinden uzunca doğruluğunu anlatmıştır.

Ülkelerinde sosyalist mücadele verdiğini zanneden işçiler, ulusal sınırların ötesindeki diğer bir işçi sınıfı veya sol örgütler diğer ülkelerin sol örgütleri ile dayanışması sürekli ulusal sınırlara hapsolmuş ve üniter veya ulus devletin çıkarlarına sahip çıkışları ile manipüle olmuştur. Anarşistler bu güdüden uzak, sistemin ve yasaların karşıtı olmayı doğru bulurlar. Ulusçuluk devletleşmek zorundadır. Devletlerde derindir ve her devlet devamlılığını sürdürmek için her türden insanlık dışı uygulamaları kullanmayı reva görürü. Burada ‘Sağ Marksistler’ işçi sınıfını da bu sınırlar içinde tutarlar. Okumanızı dilerim, çok küçük bir özet verdim. Sınır, kimlik, ulus, akıl, ahlak, eleştiri, tarih ve birçok konuyu kaynakları ve düşüncelerinin gücü ile oldukça lirik bir anlatımla sunmuş bize. Genelde bu tarz eserler çok düzensiz, imlasız vs. olurlar. Serhat Halis’in kitabı her yönü ile güzel bir çalışma olmuş. Emeğe saygı ile sahiplenmeniz umuduyla.