Sağlıklı gıdaya ulaşmak artık hayal

Toplum/Yaşam Haberleri —

Yerdeniz Tüketim Kooperatifi’nden Selma Eroğlu

Yerdeniz Tüketim Kooperatifi’nden Selma Eroğlu

  • Kürdistan ve Türkiye’de derinleşen ekonomik krizle birlikte yoksulluk oranı her geçen gün artıyor. Enflasyon rakamlarının sürekli yukarıya doğru tırmandığı bu dönemde asgari ücrete yapılan son zamlar emekçilerin belini büktü. Yerdeniz Tüketim Kooperatifi’nden Selma Eroğlu ve Çetin Durukanoğlu, kooperatiflerin ekonomik krizden nasıl etkilendiğini gazetemize anlattı. 

ERDOĞAN ALAYUMAT/İSTANBUL

Kürdistan ve Türkiye’de derinleşen ekonomik krizle birlikte yoksulluk oranı her geçen gün artıyor. Enflasyon rakamlarının sürekli yukarıya doğru tırmandığı bu dönemde asgari ücrete yapılan son zamlar emekçilerin belini büktü. En temel gıda malzemelerine yapılan zamlardan dolayı yurttaşlar, ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşamıyor. Artan mazot, yem, tohum ve gübre fiyatları üreticinin belini bükerken, üretilen gıda maddeleri ise yüzde 200, yüzde 300 oranında fiyat artışıyla pazara sürülüyor. 

Yurttaşların organik, ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için örgütlenen kooperatifler de krizden olumsuz etkileniyor. Yerdeniz Tüketim Kooperatifi’nden Selma Eroğlu ve Çetin Durukanoğlu, kooperatiflerin ekonomik krizden nasıl etkilendiğini gazetemize anlattı. 

Sokak kooperatifçiliği

Kooperatifçiliğe başlamadan önce Sovyetler Birliği, Yugoslavya, Rojava deneyimleri üzerine çalıştıklarını ifade eden Yerdeniz, Tüketim Kooperatifi gönüllülerinden Selma Eroğlu, uzun süre “Nasıl bir kooperatifçilik istiyoruz” başlığı altında yürütülen tartışmalardan ve Gezi Direnişi’nden sonra çalışmalarına başladıklarını söyledi. Sokak Kooperatifçiliği ve Üretim Kooperatifçiliği örnekleri üzerinden yapılan uzun tartışmalardan sonra Yerdeniz Kooperatifini kurduklarını dile getiren Eroğlu, kooperatif kurulduktan sonra sağlıklı gıdayı temin için çalışmalara başladıklarını söyledi.

Üretim sürecinden uzaklaşıldı

Türkiye’de kooperatifçiliğin geçmişinin çok iyi olmadığını dile getiren Eroğlu, “Geçmişte yapı kooperatifleri eliyle ciddi bir yozlaşma oldu. Her alanda pek çok şey ranta dönebiliyor. Rant alanının en fazla olduğu alan ise inşaat alanıdır. Kurulan yapı kooperatifleri de bu ranttan ziyadesiyle etkilenmiş oldu. Ancak yeni yeni bu algıyı kırmaya başladık” dedi.  

Üretim kooperatifi olmadıklarını dile getiren Eroğlu, “Biz tüketim kooperatifiyiz. Daha çok temiz üretim yapan yerlerden ürün getiriyoruz. Bu işi yaparken de oldukça zorlanıyoruz. Bizim ürün formlarımız var. Ürün raporları oluşturuyoruz. Ürünün üretildiği yerlere gidip ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Üreticinin bir derdi olduğunda bunu nasıl aşabileceğimizi konuşuyoruz” diye konuştu. 

Üretim sürecinden uzaklaşıldığını söyleyen Eroğlu, “Örneğin ‘İyi bal’ dendiğinde o iyi balın ne olduğunu anlamak için öncelikle o balı iyi bilmek lazım. Nasıl üretiliyor ne tür zararlı maddeler var. Hangi şartlarda saklanması gerekiyor gibi üretim raporları oluşturuyoruz” dedi.

 

Yurttaşlara yansımaları 

Eroğlu, uzun süre çalışmalarda başarılı olduklarını ancak salgın süreciyle birlikte ekonomik krizden kooperatifler de nasibini aldı. Eroğlu, “Salgın sürecinde herkes eve kapandı, bu bizi olumsuz etkiledi. Uzun bir süre pazara çıkamadık. Online bir şekilde yurttaşlara ulaşmaya çalıştık ancak bu yetersiz oldu. Önlemler gevşetilip, pazarlar açılınca bizde pazara çıktık. Ancak bu defada ekonomik krizden kaynaklı ürün fiyatları ciddi oranda arttı. Bizlerde sattığımız ürünlere zam yapmak zorunda kaldık. Bu yurttaşlara yansıdı” diye konuştu.

Ucuz gıdaya ulaşılamıyor 

Ekonomik krizin kontrol edilmeyecek bir seviyeye doğru ilerlediğini söyleyen kooperatifinin bir diğer gönüllüsü Çetin Durukanoğlu ise, “Bu durumda yurttaşlar bırakın sağlıklı gıdaya ulaşmayı endüstriyel gıda maddelerini tedarik etmekte bile zorlanıyor” dedi.  

“Geliriniz artmıyorsa sağlıklı beslenme şansınız da ortadan kalkar” diyen Durukanoğlu, semt pazarlarının yurttaşların doğal ve ucuza gıdaya eriştiği alanlar olduğunu ancak insanların buralardan da ucuz gıda bile temin etmekte zorlandığını söyledi. 

Üretici borç batağında

Tarım üreticilerinin borç batağında yüzdüğünü sözlerine ekleyen Durukanoğlu, “Bazı üreticilere devlet teşvik payı vereceğini açıkladı ama hibrit tohum kullanma zorunluluğu getirdi. Bakanlığın verdiği hibrit tohumu kullanmayan üreticiye teşvik payı verilmiyor” diye konuştu. Üreticinin devlettin verdiği teşvik payını alabilmek için mecburen yerli tohum yerine hibrit tohum tercih ettiğini dile getiren Durukanoğlu, “Hibrit tohumun sürdürülebilir bir yanı yok. Her sene bu tohumu kullanmak zorunda. Ancak yerli tohumu bir kere verdiğinizde her sene aynı mahsulü veriyor, yeniden tohum kullanmak zorunda kalınmıyor” dedi. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.