Batı Kürdistan’da Kürt karşıtı politikalar ardından çatışmalar şiddetlenirken, çatışmaların yoğunlaştığı süreçte Kürt Yüksek Konseyi üyesi bazı partilerin Kürt karşıtı güçlerle ilişkileri de gündemde. Hewlêr, Efrîn ve Serêkaniyê’de Kürtlere yönelik gelişen saldırılar ardından, Kürt Yüksek Konseyi üye partilerin konumu ve gelişmeleri değerlendirmek üzere Hewlêr’de bir araya geldi.
Federal Kürdistan Bölgesi Başkanlık Divanı tarafından davet edilen Batı Kürdistan Kürtlerinin resmi temsilcisi Kürt Yüksek Konseyi, kendi içinde yaşadığı sorunları tartışmak ve çözüm bulmak amacıyla Hewlêr’de toplantı düzenledi. Konsey bileşenlerinin yer aldığı toplantı iki gün devam etti. KYK’yi oluşturan Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS-Encumena Niştimani Kurd a Surî) ve Batı Kürdistan Halk Meclisi’nin (MGRK-Meclisa Gelê Rojavayê Kurdistan) Federal Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani’yle ayrı ayrı yaptıkları görüşmelerden henüz sonuç alınabilmiş değil. Kürt Yüksek Konseyi Üyesi İlham Ahmet, KYK’nin dördüncü kez Federal Kürdistan’a davet edilmesinin nedenlerini ve KYK’nin içinde yaşanan sorunları DİHA’ya anlattı. 

 Kürt Yüksek Konseyi olarak Federal Kürdistan Bölgesi’ne ziyaretinizin dördüncüsünü gerçekleştiriyorsunuz. Bu gelişinizdeki amaç neydi? 



Biz Kürt Yüksek Konseyi (KYK) olarak Kürt Bölgesi Başkanlık Divanı tarafından davet edildik. Ama ondan önce Encümeni Niştimana Kurd a Surî (ENKS) davet edilmişti. Bizim Kürt Federe Bölge Başkanı Mesud Barzani’yle bir görüşmemiz oldu. Bu görüşmede Serêkaniyê’de ve diğer yerlerde yaşanan çatışmalar ve saldırılar değerlendirildi. Yine Kürt partilerinin bu saldırılar karşısındaki tutumu değerlendirildi. Bu görüşmede esas olarak bundan sonra bölgeyi nasıl koruyabileceğimize ilişkin görüş alışverişinde bulunduk. Görüşmede ENKS’nin durumu bir bütün olarak ele alındı. 
Pratik anlamda gerçekten bizim kararlarımızın ve tutumumuzun bir olmamasının temelindeki en önemli sebep ENKS’nin durumudur. Kürt Yüksek Konseyi’nin devam edip etmeyeceğinin bu kadar tartışma konusu olmasının da nedeni yine ENKS’nin durumudur. KYK’nin kararlarının direkt hayata geçirilmesi gerekirken, ENKS bu kararları tartıştırıyor. Bu şekilde KYK’nin kararlarının hayata geçmesini engelliyor. Bu yüzden Halk Meclisi’nin yükü ağırlaşıyor. ENKS’nin bu tutumundan dolayı KYK de istenilen düzeyde çalışma yürütemiyor. Bu da ‘KYK devam eder mi etmez mi?’ yorumlarının yapılmasına neden oluyor. 



ENKS sürekli Suriye’de Kürtler arasında yaşanan sorunların nedeninin PYD olduğunu ileri sürüyor. Sorun gerçekten nedir? PYD midir, ENKS midir? Sorunlar nereden kaynaklanıyor? 


İlk olarak şunu belirteyim. Sanki Rojava’da bir tek PYD var ve her şeyi PYD yapıyor gibi bir yaklaşım var. Bu yaklaşım yanlış. Halk Meclisi var, herşeyi yürüten Halk Meclisidir. PYD değil. PYD, Halk Meclisi içinde yer alan siyasi bir partidir. PYD’nin dışında birçok sivil toplum örgütü, kurum, kuruluş var. Toplum bu kurumlar eliyle yürütülüyor. Devrim başladıktan sonra birçok farklı kurum da oluşturuldu. Kürtler arasında birlik duygusu güçlendi. Herkes birlikte bu çalışmaları yürütüyor. PYD tek değil. Ama bilinçli bir şekilde adeta ‘PYD bir tek partidir, KYK’nin üyelerinin yarısını onlar almış, 16 parti her zaman bir tarafta’ gibi söylemlerle çelişki çıkarmaya çalışıyorlar. Ama gerçek böyle değil. Halkı meclis temsil ediyor. Bir parti değil.
ENKS sorumluluk altına girmek istemediği için gerçeği saptırıyor.Var olan sorunlar da esas olarak ENKS içinde yaşanan sorunlardan kaynaklanıyor. Örneğin her zaman diyorlar ya, “PYD’nin silahlı gücü var.” PYD siyasi bir parti. Silahlı gücü yok. Pratikte var olan YPG’dir. Askeri bir güçtür. YPG, kendisini ilan ederken de “KYK’ye bağlı çalışıyoruz” dedi. Ama bu partiler ısrarla ‘PYD’nin silahlı gücüdür’ diyorlar. O da bir yana Serêkaniyê’de olduğu gibi Kürt bölgesine girmek isteyen ve bundan ötürü YPG ile silahlı çatışmaya giren dış güçler için de adeta onlar sadece PYD ile çatışmaya girmişler, Kürtler için bir tehlike değillermiş gibi yansıtılıyor. Var olan gerçeği ters yüz ediyorlar. Halkın zihnindeki bir gerçeği farklı göstermeye çalışıyorlar. Sanki Rojava’da bir tek PYD var gibi gösteriliyor. Oysa orada o kadar büyük bir kadın hareketi var ki, devrimin yükü ağırlıklı olarak onların omuzunda. Bu gerçeği görmek istemiyorlar. Sadece “16 partiyiz, onlar tek bir parti. Biz nasıl onlarla karşı karşıya geldik” demek için bunları dillendiriyorlar. Bundan ötürü var olan sorunlar,  gerçekten ENKS’nin sorumluluk altına girmemesinden kaynaklanıyor. Sorumluluk altına girmek istemedikleri için de sürekli PYD karşıtı söylemler dillendirilerek, PYD bir gerekçe olarak yansıtılıyor. 



Bundan önceki görüşmelerinizde Federal Kürdistan Bölgesi ile Suriye arasında insani yardım temelinde bir sınır kapısının açılacağı kararlaştırılmıştı. Şimdiye kadar neden açılmadı? Bir de kısa bir süre önce peşmerge güçlerinin Suriye sınırını tamamen kapattığı ve her türlü geçişi ve sınır ticaretini engellediği basına yansımıştı. Böylesi bir durum sizi ve Suriye halkını ne kadar etkiliyor?



Halkın bu dönemde birçok ihtiyacı var. Bundan ötürü sınırın diğer yakasına gidip gelme ihtiyacı duyuyorlar. Ama peşmergeler ve yerel hükümet tarafından sınır kapatılmış durumda. Şimdiye kadar da bunun nedeninin ne olduğunu anlamış değiliz. Bugünkü toplantıda da bu durumu dile getirdik, “Halkın ticaret yapmaya en fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde sınır tamamen kapatılıyor. Nedeni nedir?” diye soruduk. Bir de sınır kapısının açılması sorunu var. Bunun içinde yine ENKS ve MGRK’nin ortak bir komite kurması gerekiyordu. ENKS kendi elemanlarını hazırlamadı. Bundan ötürü sınır kapısı da hala açılabilmiş değil. Yerel hükümetin önümüze koyduğu şart da birlikte hareket edilirse kapının açılacağı yönünde. Açıkça ‘Eğer birlikte hareket etmezseniz bu iş yürümez’ diyorlar ENKS buna hazır olmadığı, devrimin yükünü omuzlamak istemediği için de sınır kapısı bir türlü açılamıyor. 



ENKS üyeleri Katar’da Türkiye Dışişleri Sakanı Ahmet Davutoğlu’yla görüştüler. Geçmişte benzer bir görüşme Hewlêr’de olmuştu. Ama hemen ardından Davutoğlu ile görüşmeye katılanlar “Kandırıldık, böyle bir görüşmeden haberimiz yoktu” demişti. Yine Katar’daki toplantıyı ENKS üyeleri kabul ediyor. Böylesi bir görüşmenin olacağı KYK tarafından biliniyor muydu? Onaylamadıysa bu durumu “KYK dağılıyor” diye yorumlamak yanlış olur mu? 


Katar’da yapılan toplantıdan KYK’nin haberi yoktu. Federal Bölge Başkanıyla bundan önce yaptığımız görüşmede de Sayın Barzani “ABD, Türkiye gibi bazı güçler PYD ile görüşmek istemeyebilirler. Bundan ötürü görüşmeleri ENKS veya başkaları yapsın. Ta ki bu durum netleşene kadar” demişti. Biz o zaman da “öyle olmaz” dedik. “Eğer görüşme ve diplomasi yapılacaksa KYK adına yapılmalı. KYK’yi Rojava’da bir irade ve muhatap durumuna getirmeliyiz” dedik. Biz şuna da inanıyoruz; Katar’da bir toplantı yapılıyor, herhalde o toplantıyı yürütenler Kürtlere “şu kişiler gelecek” dayatmasında bulunamazlar. Yani “Biz şunları kabul ederiz, şunları kabul etmeyiz” gibi bir şey diyemezler. “Biz Kürtlerin temsilcilerini istiyoruz” diyebilirler. O zaman da biz onlara “Bu şekilde olmaz, KYK adına olmalı” dedik. Fakat yine toplantı oldu, baktık oraya Kürtleri temsilen ENKS gitmiş. KYK içindeki ENKS elemanlarına “Haberiniz var mıydı?” diye soruyoruz. Onlardan bazıları da “Haberimiz yoktu. Gidenler kendi partileri adına gitmiş. ENKS adına gitmediler” dediler. Öyle bir şey ki, insan neye inanacağına  karar veremiyor. Ama bir oyun olduğunun farkındayız. ENKS’nin Suriye’nin geleceği toplantısına Kürtleri temsil gücü olarak katılmasını ve çağrılmasını biz bir oyun olarak ele alıyoruz. Bu durumu bugünkü toplantıda bir kez daha gündeme getirdik. Burada da “Onların gidişi yanlıştı, kabul edilemez” dedik.

ENKS meydanda yok ama diplomasi de muhatap.Meydanlarda bu partilerin esamesi yok. Kimse bir işe yanaşmıyor. Serêkaniyê’de saldırı olduğunda YPG gidip halkı savundu. Onlardan hiçbiri Serêkaniyê’de meydanlarda yoktu. Tiltemer’de hiçbiri yoktu. Hem meydanlarda, halkın yanında olmayacaksın, hem de dışarıda Kürtlerin temsilcisiymiş gibi kendini göstereceksin. Bu durum kabul edilebilir bir durum değil. Bundan dolayı Sayın Barzani’nin yanında da bu durumu dile getirdik. “Eğer bu durum bu şekilde devam ederse, daha da kötüye gider. Bu iş yürümez. Çünkü biz de böylesi durumlara daha fazla tahammül edemeyiz” dedik. Hem habersiz gideceksin hem de orada yeni kurulan Suriye hükümeti içinde yer alacak olan 15 Kürt temsilcisi için, her 15 temsilcinin de ENKS içinden seçilmesi şartını getirteceksin. Orada böyle karar almışlar. Bu durum kabul edilebilecek bir durum değil ve KYK’nin gidişatını tehlikeye sokacağı inancındayım. 


Hewlêr’deki programınızda ENKS ile görüşme de var mı? 



Toplantıda Sayın Mesud Barzan,i “Bundan sonra biz ciddi olanlarla birlikte olacağız. Ciddi olmayanları desteklemeye hazır değiliz” dedi. ENKS’nin durumunun netleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. ENKS bir meclis olarak kalacak mı yoksa kalmayacak mı? KYK’nin içinde kalacaklar mı kalmayacaklar mı? Bunları netleştirmeleri gerekiyor. İki gündür toplantıları sürüyor. Şimdiye kadar da toplantılarından ne sonuç çıktığını bilmiyoruz. Bizim de kendi aramızda tartışmamız gereken sorunlar var ve bunları çözmemiz gerekiyor. Rojava ile Başur arasında. Bundan dolayı da tartışmalarımız devam edecek. ENKS’nin durumu netleştikten sonra da bizler (MGRK) ile ENKS arasında toplantı olacak.



NİHAT KAYA / DİHA/HEWLÊR