
Roboskî Katliamı’nı örtbas etmek için yoğun bir gayret gösteren AKP Hükümeti, İçişleri Bakanı’nın samimi itirafları karşısında açıklama gereği duydu. Şahin’in özür dilenecek bir olay olmadığını, öldürülenlerin PKK figüranı kaçakçılar olduğunu, zaten ölmezlerse yargılanacaklarını söylemesinin yarattığı tepki karşısında bir gün sonra açıklama yapan Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, “Sayın Bakanın üslubunun ve yaklaşımının AK Parti hükümetine ve AK Parti’ye ait bir yaklaşım ve üslup olmadığı da ortadadır” dedi.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in Roboskî Katliamı hakkındaki sözlerinin üzerinden bir gün geçtikten sonra devlet ajansı aracılığıyla açıklama yapmak zorunda kaldı. Hüseyin Çelik, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in katledilen 34 kişi hakkındaki yaklaşımını insani bulmadıklarını belirtti. Çelik, AKP’nin konuya ilişkin tutumunun Şahin’le uyuşmadığını savundu ve şöyle konuştu: “Sayın İçişleri Bakanımız İdris Naim Şahin’in dün (önceki gün) bir televizyon programında Uludere ile ilgili yaptığı açıklamaların önemli bir bölümüne katılmıyorum. Orada hayatını kaybeden insanlarla ilgili elde herhangi bir delil yokken onları PKK’nın figüranları olarak nitelendirmek doğru olmamıştır. Sayın Bakanın dünkü üslubunu ve yaklaşımını doğru bulmuyorum, ayrıca insani de bulmuyorum.”
AKP Hükümeti ve Başbakan Erdoğan’ı aklama gayretiyle İçişleri Bakanı’na kıyan Çelik, Uludere’de hayatını kaybeden insanların acılarını paylaştıklarını, başsağlığı dileğinde bulunduklarını, Başbakan Erdoğan başta olmak üzere tüm yetkililerin olaya bu yönde yaklaştıklarını ileri sürdü. Çelik, şöyle devam etti: “Herkes bilir ki bu bölgede kaçakçılık yapanlar öyle veya böyle birilerine rüşvet vererek bu işi yapıyorlar. Bu eskiden beri böyledir. Orada, özellikle Kuzey Irak’ta, oradaki PKK varlığından dolayı, PKK’nın kaçakçılıktan bir şekilde pay aldığı, beslendiği bilinmektedir. PKK’nın kaçakçılıktan beslenmesi ve kaçakçılıktan pay alması, sadece rızkını kazanmaya çalışan, ama illegal yolla da olsa ekmek parası çıkarmaya çalışan bu insanları PKK’nın figüranları yapmaz. Başından beri bu meselede partimizin ve hükümetimizin duruşu budur. Biz hayatını kaybeden bu insanların acılarını hep paylaştık, başsağlığı dileğinde bulunduk. Başta Sayın Başbakanımız olmak üzere tüm yetkililerimiz meseleye böyle yaklaştılar. Sayın Bakanın dünkü üslubunu ve yaklaşımını doğru bulmuyorum, ayrıca insani de bulmuyorum. Burada bir yanlışlık var ki, burada bir hata vardı ki mesele şu anda yargıya intikal etmiştir. Esasen hükümetin bu insanlara tazminat öngörmesi, tazminat ödemesi de bu insanların terörist olmadığını veya PKK’nın figüranları olmadığını göstermektedir. Kaçakçılık yapanlar tabii ki suçludur. Ancak kaçakçılık suçuna verilecek ceza bellidir. Meselenin bu çerçevede ele alınması gerekiyor. Sayın Bakanımızın yaptığı açıklamaların önemli bir kısmına katılmıyorum. Sayın Bakanın bu yaklaşımını ve üslubunu insani bulmuyoruz. Sayın Bakanın üslubunun ve yaklaşımının Ak Parti hükümetine ve Ak Parti’ye ait bir yaklaşım ve üslup olmadığı da ortadadır.”
Şahin ne demişti?
Yaşamını yitirenlerin kaçakçılık yaparak geçimlerini sağladıklarını öne çıkaran Bakan Şahin şöyle konuşmuştu:
* Sağ yakalansalar kaçakçılıktan yargılanacaklardı. Daha ağır bir sonuç olunca yargılanamaz duruma gelip hayatlarını kaybedince kaçakçılık olayı gölgede kaldı.
* Bölücü terör örgütünün sıktığı kurşun, attığı bomba yediği ekmek, giydiği ayakkabı parayla alınıyor. Baronların da parada payı var. Para hareketinin bir bölümü kaçakçılıktır. 34 insanımız, çoğu yaşı küçük gençlerimiz bu olayın sadece figüranlardır. Filmin büyüğüne bakmak lazım. Filmin senaristi, baş oyuncusu vardır. Figüranlara takılıp kalıyoruz.
* Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) bu olayın parçası durumundadır. Kaçakçılık emrini bizzat BDP veriyor. O insanlara kaçak malı veren PKK terör örgütüdür. Kaçakçılığın rantını elde eden KCK terör örgütüdür. Filmin bütününe bakılınca özür dilenecek bir şey yoktur.
* Olayı suçluluk psikolojisiyle görmüyoruz. O gençlerimiz orada olmamalıydı.
* Operasyon talimatı Hava Kuvvetlerimizce verildi.
ANKARA
BDP, hayvanı sordu
Bakan İdris Naim Şahin'in "Uludere'de 'vur emri'ni asker verdi" açıklaması Meclis'te de tartışma yarattı. BDP'li Hasip Kaplan, Bakan Mehdi Eker'e "O emri hangi hayvan verdi?" diye sordu.
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ve AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik'in "Uludere'de 'vur emrini' asker verdi" açıklamaları Meclis'te sert tartışmalar yaşanmasına neden oldu. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Genel Kurul'u terk ettiği için Roboskî Katliamı konusundaki sorulara, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker muhatap oldu. BDP Grup Başkanvekili ve Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, "Burada sayın Savunma Bakanı olmadığı için Hayvancılık Bakanı'na soralım. O daha iyi cevap verecektir. Uludere'de vur emrini hangi hayvan verdi?" diye sordu. Meclis Başkanvekili Sadık Yakut ise "Soru sorabilirsiniz ancak hakaret edemezsiniz" diyerek Kaplan'ı uyardı. Hasip Kaplan ise, "İnsan olan o emri vermezdi" dedi. Kaplan'ın bu sözleri üzerine Genel Kurul'da tansiyon yükseldi. Bu sırada MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ''Katliam yapan PKK'dır'' dedi. Vural'ın bu sözleri AKP'li milletvekilleri tarafından da alkışlandı.
Soruşturma yerinde sayıyor
Roboskî Katliamı soruşturmasının yürüten Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı, soruşturma kapsamında şu ana kadar bölgedeki komutanlar dahil hiç bir askeri yetkilinin ifadesinin alınmadığını açıkladı.
Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı, dosyanın Uludere'deki soruşturmanın ardından kendilerine geldikten sonra, başta bölgedeki askeri yetkililer olmak üzere hiç kimsenin ifadesine başvurulmadığını açıkladı. Başta mağdurlar olmak üzere bazı ifadelerin, dosya Amed'e gelmeden Uludere Savcısı tarafından alındığını belirten savcılık yetkilileri, ellerindeki bilgi ve belgeleri tamamladıktan sonra ifade alma aşamasına geçilebiliceğini söyledi. Soruşturmayı yaşanan olayın sonundan itibaran ele alan, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT dahil bir çok kurumdan belge ve bilgi isteyen savcılığın halen bazı bilgi ve belgeleri beklediği kaydedildi.
Emir verdiği gerekçesiyle basında adları yer alan komutanlarla ilgili bir çalışmanın da olmadığı bildirildi.
Katliam planlı
Çoğu çocuk 34 sivil Kürt'ün katledildiği operasyonun izin belgesine ulaştıklarını iddia eden Taraf gazetesi, "Anlık değil planlı katliam" dedi.
Jandarma’nın 28 Aralık 2011 tarihli Uludere’ye operasyon izni belgesine ulaştıklarını belirten gazete, hava saldırısı öncesi, Şırnak Jandarma Komutanlığı’nın, hazırlık amaçlı “Yıldız” isimli operasyon için Şırnak Valiliği’nden yazılı izin istediğini iddia etti. “Gizli” ibareli belgenin, Uludere’deki hava saldırısının akut bir gelişme karşısında anlık inisiyatif kullanımıyla gelişmediğini, hazırlıkların öncesinden başladığını ortaya koyduğu ifade ediliyor. Gazeteye göre; operasyon izni İl Jandarma Komutanı J. Albay Osman Aslan (görevde) adına Jandarma Yüzbaşı Ergün Özgür tarafından istendi. Bu izni verenin ise Şırnak Vali Vekili Turgay İlhan olduğu belirtildi. İzin talebinde, “Çeşitli teknik istihbarat ve alınan duyumlar kapsamında BTÖ (PKK) mensuplarının bölgeyi geçiş güzergâhı olarak kullanabilecekleri değerlendirilmektedir” denilirken, operasyonun başlama ve bitiş tarihi 28 Aralık-29 Aralık 2011 olarak not ediliyor.
Yine belgede sorumlu komutanlığın Şenoba 22’nci Jandarma Sınır Tugay Komutanlığı olduğu ifade edilirken, operasyon kuvveti olarak da şu birimler ve ekipmanlar ayrıntılı olarak sıralanıyor: “2. Jandarma Komando Timi (Havan ve obüs desteğinde): 1. Jandarma Komando Timi 2 GGK Timi (ihtiyat): 4x155 mm. Obüs/Gülyazı; 3x81 mm. Havan/Geymişule. Operasyon için talep edilen izin belgesinin ekinde ayrıntılı koordinatların verildiği haritalar da mevcut.”