
Almanya'nın Nürnberg kentinde, 25 Kasım 2013'de Medya Halk Evi'nden eve dönerken gözaltına alınan ve o tarihten bu yana Nürnberg Cezaevi'nde tutulan Salman Sako'nun yoğun psikolojik işkenceye maruz kaldığı, bu nedenle açlık grevine başladığı öğrenildi.
Nürnberg Halk Meclisi'nin verdiği bilgiye göre Sako, uyuşturucu madde ticareti, hırsızlık gibi suçlardan yargılanan adli tutuklularla kalmak zorunda bırakılıyor. Sako'nun siyasi tutsaklarla birlikte veya tek kişilik hücrede kalma talebi ise sürekli reddediliyor.
Almanca dışında mektup yasak!
Dışarı ile iletişimi neredeyse tümden kesilen Sako'nun mektup göndermesine bile izin verilmiyor. Dışarıdan gönderilen mektuplar kendisine ulaşıyor. Ancak onun yazdığı mektuplar, 'Almanca olmadıkları' gerekçesiyle gönderilmiyor. Almanca bilmeyen Sako'ya gönderilmek istenen kitaplar da, sudan bahanelerle içeriye alınmıyor. En son Nürnberg Halk Meclisi üyelerinin geçtiğimiz Cuma günü göndermek istediği kitaplar, 'Yeni olmadıkları için' geri çevrildi.
Sağlığı endişelendiriyor
Geçtiğimiz Cuma günü cezaevine ziyaretçi görüşüne giden halk meclisi üyeleri Hasan Kepez, Doğuş Düzgünoğlu ve Senem Kartal, Sako'nun sağlığından ciddi endişe duyduklarını aktarak, ağır mide hastalığına rağmen Kürt tutsağın 8 gündür açlık grevinde olduğunu kaydetti. Senem Kartal'ın aktarımına göre, Salman Sako'nun, "Bugüne kadar çok cezaevi gördüm; ama Nürnberg'deki kadar kötüsünü görmedim. Burada şartlar olağanüstü ağır" ifadelerinde bulunduğu öğrenildi.
Cuma günü miting
Kartal ayrıca, Sako'nun ağır mide hastalığından dolayı açlık grevinde ciddi sağlık sorunları yaşayacağına dikkat çekerek, " Şimdiye kadar bir yürüyüş ve 2 miting gerçekleştirdik. Buna rağmen hala Nürnberg'deki yöneticilerde en ufak bir kıpırdanma göremedik. Önümüzdeki Cuma günü de bir miting yapacağız" dedi.
Kürtlere 'özel' muamele!
Nürnberg'deki yetkililerin tutumuna ilişkin konuşan Kürt Halk Meclisi temsilcisi ise şunları belirtti: "Nürnberg'de Kürtlere oldukça büyük haksızlıklar yapılıyor. Müller denen tek bir polis, adeta Nürnberg'i yönetiyor. Bu haliyle şehir, tek şerifle yönetilen filmlerdeki bir Amerikan kasabasını andırır durumdadır. Konu Kürtler olunca da sistemin tüm demokratik özellikleri, insan hakları ve özgürlükler yok sayılabiliyor. Derneğe gidip gelmekten, saz öğrenmeye ve kadınların verdiği sabah kahvaltısına kadar birçok insani hak hemen yasaklar zincirinin halkasına dönüşebiliyor."
Teslim almaya çalışıyorlar
Konuya dair görüş belirten Dortmund kentinde avukatlık yapan Avukat Barış Yeşil de, mektup yasağı uygulamasının 'Soruşturmanın gidişatına etki edecek görüşmeler yapılabileceği' gerekçesiyle yasal dayanağa kavuşturulduğunu kaydederek, "Yasaldır, ama ahlaki değildir. Teslim alabilmek için yapıyorlar" dedi.
ALİ KARTAL/NÜRNBERG