Özellikle kadınlara dönük faşizan uygulamaları ile gündeme gelen Şakran Cezaevi’nden tahliye edilen Hatice Çetin, yaşadıklarını anlattı. Çetin, cezaevindeki her günlerinin işkence altında geçtiğini söyledi.
Geçtiğimiz Cumartesi günü Bitlis E Tipi Cezaevi’nden İzmir’in Aliağa İlçesi’nde bulunan Şakran Cezaevi’ne sürgün edilen 13 kadın tutuklu arasında bulunan Semra Ayvaz, Naime Özer ve Hatice Çetin tahliye edildi. Kadın tutukluların Şakran Cezaevi’nde yaşadıklarına ilişkin DİHA’ya konuşan Hatice Çetin, Kürdistan’da cezaevlerinde tecride karşı direnen tutuklu ve hükümlülere sürekli disiplin cezaları ve sürgünlerle cezalar verildiğini söyledi.

Doktor ‘bir şey yok’ dedi
Dört yıl Bitlis E Tipi Cezaevi’nde tutulduğunu aktaran Çetin, geçen Cuma günü Bitlis Cezaevi’nde bulunan odalarına baskın yapılarak, cezaevinde bulunan bütün hükümlü kadınların Adalet Bakanlığı’nın emriyle Şakran Cezaevi’ne sürgün edildiğini söyledi. Ringle yaptıkları 28 saatlik yolculuğun ardından Şakran Cezaevi’ne geldiklerini aktaran Çetin, ayağında platin olan, sırtından ve midesinden sürekli rahatsızlığı olan ağır hasta Behiye Bor isimli kadın tutuklunun hasta haliyle ring aracına konulduğunu, yolculukta defalarca hastaneye kaldırıldığını ifade etti.
Şakran Cezaevi’ne kabul sırasında 3.5 buçuk saat boyunca içi çok sıcak olan ring aracında bekletildiklerini, cezaevine tek tek kabul edildiklerini belirten Çetin, insan onurunu zedeleyen onur kırıcı muamelelere maruz kaldıklarını, zorla üstlerinde elbiselerin çıkarılarak, arama yapılmak istendiğini ve bu uygulamayı kabul etmedikleri için işkenceye maruz kaldıklarını aktardı. Dört gardiyanın kolunu bükerek, kendisine işkence ettiğini, bunun izlerinin kollarında ve vücudunda mevcut olduğunu ifade eden Çetin, gördükleri işkenceyle ilgili rapor almak için gittikleri cezaevi revirine vücutlarındaki yaraları gösterdiklerinde ise, “Sizin bir şeyiniz yok” denilerek, rapor verilmediğini dile getirdi.

Haklarında soruşturma açıldı

Aramadan sonra içinde bir şey olmayan bomboş bir koğuşa yerleştirildiklerini söyleyen Çetin, Bitlis Cezaevi’nden gelen kadın tutukluların hiçbir ihtiyacı ve talebinin karşılanmadığını kaydetti. 6 gündür cezaevinde olan tutukluların kişisel eşyaları ve elbiselerinin verilmediğini, buna karşı çıktıkları için haklarında tutanak tutulup, soruşturma açıldığını ve kendilerine “Siz devletinize itaat edeceksiniz. Devlet size bu kadar şey verdi nasıl bunlarla yetinmiyorsunuz” denildiğini aktaran Çetin, yüzlerce defa cezaevi idaresine başvurmalarına rağmen kantinden ihtiyaçlarının karşılanmadığını aktardı. “İşkenceyi, şiddeti gören bizler olduk, ancak hakkında soruşturma açılan da bizler olduk” ifadesini kullanan Çetin, cezaevinin keyfi uygulamalarla ilgili savcılığa suç duyurularında bulunan tutuklular hakkında dava açıldığını, bununla tutukluların sindirilmek istendiğini dile getirdi.

Ağır hastalara da sürgün
Kendileriyle birlikte Şakran Cezaevi’ne sürgün edilen Cihan Asi, Zeynep Erdem, Pelin Yılmaz ve Arzu Erdal isimli tutukluların ağır hastalıkları olduğuna dair raporlarının mevcut olduğunu belirten Çetin, ağır hasta olan arkadaşlarının tedavi görmelerine rağmen sürgün edildiğini, bundan dolayı sevk sırasında hastalıklarının daha da ağırlaştığını söyledi. Çetin, “Bütün cezaevlerini Kürt halkı için mezarlık haline getiriyorlar” dedi. Şakran Cezaevi’nde yaşanılanlara karşı kamuoyu, demokratik çevreler ve duyarlı kesimlerin biraraya gelerek, bunun üzerinde durması gerektiği çağrısında bulunan Çetin, sorunlarının çözümü konusunda devletten yana bir umutlarının olmadığını sözlerine ekledi.

DİHA/İZMİR