
Rojava'nın Kobanê Kantonu'na 2 Temmuz'dan bu yana saldıran IŞİD'in küresel güçler tarafından tetikçi olarak kullanıldığını söyleyen Gazeteci Mehmet Ali Çelebi, IŞİD'in bölge ülkeleri tarafından Ortadoğu'nun kalbine saplanan bir hançer olduğunu belirtti. Bölge ülkeleri ve küresel güçlerin birçok ülkeye müdahalesinde kendi askeri güçleri yerine taşeron güçler kullandıklarına dikkat çeken Çelebi, "Herkesin belli çıkarları var ve bu belli çıkarlar doğrultusunda IŞİD'i kullanmaya çalışıyorlar. IŞİD'in ise kendi hedefleri doğrultusunda bu taşeronluğu üstlendiği görülüyor" diye konuştu.
Çelebi: Akdeniz'e açılmaya çalışacak
Musul'u devralmasından sonra kendi hilafetini kurduğunu iddia eden IŞİD'in, kendi emirliğini kurmak istediğini ve daha önce bunu Rojava'da, Serêkaniyê ve Kobanê'de denediğini ancak başarılı olamadığını hatırlatan Çelebi, "IŞİD bundan sonra Kobanê savaşını da kaybetti" tespitinde bulundu. IŞİD'in, Rakka ve Hesekê bölgelerinde güç biriktirerek bölgeyi tamamen denetimi altına almaya çalıştığını belirten Çelebi, "Muhtemelen önümüzdeki dönemde de Akdeniz'e inmeye çalışacak. Akdeniz inerken Halep, Efrîn, Lazkiye, Banyas ve Tartus bölgesi, güneyde ise Hizbullah ve Esat güçleri arasında tampon oluşturmak için Humus'a odaklanabilir" dedi.
Su silah olarak kullanılıyor
Bölgede petrol hattının yanısıra su hattı kontrolünün de önemine dikkat çeken Çelebi, "Bölge kentleri petrol kadar suya da kodlanmış. Suyu kontrol eden o bölgeyi de kontrol ediyor. Petrol bugün çok etkili bir faktör, ancak su faktörü daha çok öne çıkıyor. IŞİD, Halep'te, Felluce'de, Musul'da, Kobanê'de suyu silah olarak kullandı" diye kaydetti.
Bölgedeki tüm aktörlerin IŞİD'e karşı seferber olması gerektiğini belirten Çelebi, sözlerini şöyle tamamladı: "IŞİD'in mezhepsel dayanağı ortadır. IŞİD, din faktörünü de halkların hassasiyetini sömürerek, tehdit aracı olarak kullanıyor. Asıl hedefi ise; İslam ve halifelik adı altında bölgenin tarımsal, su ve petrol kaynaklarını ele geçirerek bölgeyi tek tipleştirme ve iktidardır. Suriye'de rejimi yıkmak gibi bir derdi olmadığı görüldü. Rojava'yı ve Irak'ı Kürtsüz, Ermenisiz, Süryanisiz bırakmak. Şayet IŞİD'in dinsel bir samimiyeti olsaydı, taş üstünde taşın kalmadığı Filistin'e tüm güçleri ile gidip halkın yanında dururdu."
Bulut: IŞİD tetikçidir
Gazeteci Faik Bulut ise IŞİD'in tetikçi görevi gördüğüne dikkat çekti. "IŞİD'in Kobanê ve Kürdistan'ın çeşitli yerlerindeki saldırılarının amacı Arap-Kürt çatışması çıkarmak, Rojava'daki Kürt hareketinin modelini bozmaktır" diyen Bulut, Müslüman olduğunu iddia eden ve hilafetini ilan eden IŞİD'in hangi güçler tarafından kontrol edildiğinin Türkiye'de ve bölgedeki dindarlarca görmesi gerektiğini belirtti. Bulut, IŞİD'in hilafet ilan etmesinin siyasal İslamcı gruplar arasındaki kapışmanın işareti olduğunu vurgulayarak, bu gelişmenin ilerde kendi aralarında sadece iktidar değil, tahakküm kavgasına da yol açacağını söyledi. Bulut, ''Özellikle Suudi Arabistan istihbarat teşkilatının yönettiği Amerika'nın da bir şekilde bulaştığı IŞİD'ten zaten başka türlü birşey beklenemez. Bölgede provokasyon yaratıp halkların yanında duran bir örgütten bahsetmiyoruz. Aksine, halkların özgürlük hareketini bastırmaya, ezmeye yönelik diktatörlüğe giden bir hareketten bahsediyoruz. Bölgede mezhepçiliği ve din kavgalarını körüklemeye yönelik bir hareketler bütününden bahsediyoruz'' dedi.
'Halklar oyuna gelmemeli'
İslam adına, cihat adına mücadele eden çevrelerin dini, insani, vicdani açıdan dönüp kendilerine bakmaları gerektiğini söyleyen Bulut, "Halkımızın da uyanık olması gerekir. Çünkü bunların en çok militan devşirdikleri yerler tarikatlar, cemaatler, camilerdir. Halkımızda tarikatlara, cemaatlere girerken, camilere giderken bunun bir ucunun da IŞİD gibi, El-Kaide gibi örgütlere açık olduğunu ve din-iman adı altında kendi kardeşini öldürmeye de yol açabileceğinin bilincinde olmalıdır" diye konuştu.
Türkiye'de bir çok cemaatin din adına kullanıldığına dikkat çeken Bulut, "'İmanınız kamil olur, cennete gidersiniz' denilerek kandırıldıklarını görmekte fayda var. Boyunlarına astıkları iki anahtardan biri cennetindir. Aslında astıkları o anahtar kan anahtarıdır ve kardeş katlini öngören bir anahtar olduğunu bilmeleri gerekir" diyerek halklara oyuna gelmemeleri yönünde çağrıda bulundu.
DİHA/AMED