ÖHD’li avukat Destina Yıldız, salgına karşı tutsakların sağlık, beslenme, temizlik hakları dahi karşılanmazken, bu süreçte dış dünyayla tüm bağlantılarının koptuğunu da söyledi.
Koronavirüsü salgını sürecinde cezaevlerinde alınmayan tedbirler nedeniyle tutsaklar ve yakınları tedirgin. Salgın sürecinde hak ihlalleri sürerken, tutsakların hijyenik ortam, yeterli ve dengeli beslenme koşullarının olmadığı da ortada. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) salgın sürecinde cezaevinde yaşananları üç aylık rapor hazırlayarak kamuoyuyla paylaştı. ÖHD’li avukat Destina Yıldız, salgın sürecinde cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini anlattı.
Tüm bağları koparılmış
Salgın sürecinde en göze çarpan noktanın cezaevlerindeki tecridin en üst düzeye çıkarılması olduğunu belirten Av. Yıldız, bu sürede aile ve avukat görüşlerinin yaptırılmadığını hatırlattı. Ortak alan görüşmelerinin askıya alındığını aktaran Av. Yıldız, “Bu yönüyle aslında mahpuslar çok ağır bir tecrit altındalar. Daha önce birçok basın yayın materyalleri içeriye alınmıyordu. Şu an hiçbir yayın içeri alınmıyor. Mahpusların dış dünya ile tüm bağları kopartılmış durumda. Tek iletişimleri haftada bir yaptıkları aileleri telefon görüşmeleri” dedi.
Sağlıklı gıdaya erişim yok
Kantinde birçok besinin fahiş fiyata satıldığını dile getiren Av. Yıldız, birçok besine ise ulaşamadığının altını çizdi. Bu süreçte bazı cezaevlerinde kantin alışverişinin iki haftada bire indirildiğini ifade eden Av. Yıldız, şöyle konuştu: “Bu da mahpuslar için yetersiz besin demek oluyor. Dış kantinle ilgili alışveriş kesilmiş durumda. Hapishanelerde dağıtılan genel yemekler açık hapishanelerde kalan mahpuslar tarafından yapılıyordu. Açık hapishaneler büyük oranda boşaltılınca yemek sorunu çıktı. Birçok hapishanede hazır çorbalar, konserve yemekler veriliyor. Bu açıdan sağlıklı gıdaya, sağlıklı bir beslenmeye erişim imkanları ortadan kalktı.”
Temizlik malzemeleri sorun
Temizlik ile ilgili ciddi sorunların yaşandığının altını çizen Av. Yıldız, şöyle devam etti: “İdare temizlik ürünlerini ücretsiz vermiyor. Kantinde ise maske ve dezenfektan gibi ürünler fahiş fiyata satılıyor. Mahpusların zaten ekonomik durumu dışarıya bağlı. Dışarıda da devam eden bir ekonomik kriz var. Aileler çalışamıyor. Bu nedenle mahpuslara da para yatıramıyorlar. Kantinden alışveriş yapmak da oldukça sıkıntılı bir duruma geldi.”
Sağlıkta ağır hak ihlalleri
Hastaneye gidebilen hasta tutsakların dönüşte kaldıkları karantina koğuşlarının koşullarından kaynaklı riski artırdığını dile getiren Av. Yıldız, şunları söyledi: “Sağlık hakları ihlal ediliyor. Hastane sevkleri tamamen durdurulmuş durumda. Çok acil olmadığı sürece hastane sevkleri yapılmıyor. Hastaneye giden mahpuslarda cezaevine döndüklerin de 14 günlük karantina sürecine alınıyorlar. Bu süreçte kaldıkları karantina koğuşları oldukça kötü durumda. Orada hastanelerden gelen veya farklı nedenlerle kurum dışına çıkıp tekrar dönen diğer mahpuslarla bir arada kalıyorlar. Hastaneye gidip geldiklerinde sağlıklı bile olsalar karantina koğuşlarında tekrar bu hastalığa yakalanma ihtimali var.”
Alınan bir önlem yok
Bu nedenle de acil durumlarda dahi tutsakların hastaneye gitmek istemediğine işaret eden Av. Yıldız, şöyle konuştu: “Tedavi hakları engellenmiş oluyor. Şu an tedavisi devam etmesi gereken bir sürü kronik hasta mahpus var. Ağır hasta mahpuslar var. Kronik hastalığı olan mahpuslar için idare tarafından alınan bir önlem yok. Örneğin ilacı biten mahpuslar oluyor. Bunların ilaçları daha geç veriliyor. Revir doktorları da birçok hapishanede dışarıdan geliyor ve haftanın her günü hapishanede bulunan doktorlar değiller. 3-4 günde bir hapishaneye geliyorlar. Bu yönüyle de aslında mahpusların onlarla iletişim halinde olması da sıkıntı yaratıyor.”
Salgın belirtisi dikkate alınmıyor
Cezaevinde salgın belirtisi olanların hiçbir şekilde dikkate alınmadığını dile getiren Av. Yıldız, “Mahpuslar revire çıkartılıp kaldıkları koğuşlara geri gönderiliyor. Bazı hapishanelerde ise hastaneye sevk edilip test yapılıyor. Test yapıldıktan sonra geri karantina koğuşuna getiriliyor. O orada kendi haline bırakılıyor. Testi pozitif çıkanlar ise basından öğrendiğimiz kadarıyla hastanede tedavi altına alınıyor. Ancak bunu neye göre belirlediklerini bilemiyoruz. Bu konudaki sağlıklı bilgiyi edinmek oldukça zor. Hastaneye yatırılan müvekkillerimizle ilgili bilgi alamıyoruz, çünkü idareler bu konuda bilgi paylaşmak istemiyor” dedi.
Çocukların da anneleriyle birlikte kaderlerine terk edildiğini dile getiren Av. Yıldız, bakanlığın yayınladığı önlemler içerisinde çocukların dışarıya çıkarılmasının engellendiğini hatırlattı. Salgının cezaevlerinde yayılmaya devam ettiğini belirten Av. Destina Yıldız, daha geç olmadan başta ağır hasta tutsaklar olmak üzere çocuklu kadınlar ile birlikte tüm tutsakların tahliye edilmesini talep ettiklerini ifade etti.