Şam'a yaptırımlar nasıl kaldırıldı?

Colani ve Donald Trump görüşme
- Ahmed Şara'nın 'makul' bir partnere dönüşü ve Şam'a yaptırımların kalkmasında Suudi Arabistan ve Türkiye-İngiltere çabasının yanındaki asıl itici gücün, Trump’ın damadı ve ortakları olduğu anlaşılıyor.
- The New York Times'a göre; Trump'ın damadı Jared Kushner ile ortaklığı bulunan Katar merkezli Suriyeli Mohamad Al-Hayyat ve Tarek Naemo, Kongre üyelerini de çeşitli araçlarla ikna etti. Trump, yasayı 18 Aralık 2025’te imzaladı.
- Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, Khayyat kardeşleri her bir anlaşma duyurusuna katılarak destekledi ve Trump yönetiminin bu projeleri desteklediğini net bir şekilde ortaya koydu. Khayyatlar, şimdi Suriye'deki temel aktörlerden.
Güney Carolina Cumhuriyetçi Temsilcisi Joe Wilson, geçen yaz Capitol Hill’deki ofisinde Ortadoğulu yatırımcıların Suriye sahilinde mülk geliştirme planlarını anlattığı video görüşmeyi dikkatle dinliyordu. Bir yolcu gemisi limanı. Bir polo kulübü. Bir Bugatti otomobil showroomu. Dünya standartlarında bir golf sahası. Hepsi, kısa süre önce iç savaşla parçalanmış bir ülkede. Bunlar da yetmezmiş gibi; güçlü Suriyeli iş insanı Mohamad Al-Hayyat teklifi sunarken, kardeşleri de yıkılmış Suriye ekonomisinin geniş bir bölümünü yeniden inşa etmek için hükümet destekli sözleşmelerle 12 milyar doların üzerinde kazanç elde ediyordu, ancak bir sorun vardı. Khayyat ailesi, Kongre’den ve Başkan Trump’ın desteğiyle büyük bir iyilik istiyordu: Beşar Esad’ın 2024 sonundaki düşüşünden önce Suriye’ye getirilen ağır yaptırımların kalıcı olarak kaldırılması. İşte o sırada, kendisi de eski bir emlak avukatı ve yaptırımların kaldırılması taraftarı olan Wilson taktik bir öneride bulundu: “Suriye’de bir Trump National Golf Course yapın.”
Yukarıdaki giriş, Pentagon harcamalarından toksik kimyasallara kadar geniş bir yelpazede derinlemesine araştırmalar yapan New York Times investigatif muhabiri Eric Lipton'a ait. Eric Lipton, 2019 tarihli Caesar Suriye Sivilleri Koruma Yasası (Sezar Yaptırımları) kapsamında getirilen yaptırımlar kalıcı olarak kaldırılmasının önünün nasıl açıldığını ve kaldırılmasındaki temel motivasyonlardan birini, ayrıntılarıyla yazdı. Lipton'a göre; Wilson bu öneriyi yaptım ama Mohamad Al-Hayyat ise bir adım öndeydi. Zaten Trump markalı bir resort önermeyi planladığını söyledi. Aynı dönemde iki ağabeyi, Arnavutluk kıyısında milyarlarca dolarlık bir resort projesini finanse etmek için Başkan’ın büyük kızı Ivanka Trump ve eşi Jared Kushner ile çok daha büyük bir emlak ortaklığı görüşüyordu. Trump’ın ikinci döneminde Washington’da da işler bu şekilde yürümeye başladı. Bu durum, yatırımcıların politika hedeflerine ulaşma umuduyla başkanın sevdiği projelere milyonlarca dolar bağış yaptığı veya Trump ailesiyle birlikte yatırım yaptığı, çarpık bir “yürütme himayesi” sistemine yol açıyor. Bazen hiçbir açık talepte bulunulmasa bile.
Aslında Beyaz Saray ve Trump Organization, Suriye için önerilen Trump golf resortundan haberdar olmadıklarını belirtiyor ve Trump Organization görüşmelerin devam etmediğini söylüyor. Beyaz Saray yetkilileri de Trump ailesiyle ilgili emlak görüşmelerinin, Suriye’ye ilişkin dış politika tercihleri üzerinde herhangi bir etkisi olduğu yönündeki her türlü iddiayı reddediyor. Beyaz Saray Hukuk Danışmanı David Warrington yaptığı açıklamada, “Başkan Trump anayasal görevlerini etik kurallara uygun şekilde yerine getirmektedir ve aksi yöndeki her türlü ima ya bilgisizlik ya da kötü niyettir” dedi. Khayyat ailesi de Kushner ile yaptıkları finansal ortaklığın, yaptırımların kaldırılması çabasıyla ilgisi olmadığını belirtti.
Her iki partiden milletvekilleri, yıkılmış ülkeyi onarmak için gereken yüz milyarlarca doları çekebilmesi amacıyla yaptırımların kaldırılmasını destekliyordu. Trump’ın kendisi de mevcut döneminde yaptırımların erken kaldırılmasından yana olduğunu belirtmiş ve geçen bahar geçici olarak kaldırmıştı. Yine de bazı Kongre üyeleri, yeni Suriye rejiminin eskisi kadar zalim çıkması ihtimaline karşı, yasal düzenlemeyi kalıcı olarak kaldırmaya isteksizdi ve ellerinde kaldıraç olmasını istiyordu.
Golf sahası teklifi, Capitol Hill’de bir lobi çalışmasının parçası hâline geldi; bu da Trump markasının yalnızca anılmasının bile bazı siyasi amaçlar için ne kadar avantaj sağladığının bir göstergesiydi. Mohamad Al-Hayyat geçen yılın sonlarında Washington’a döndüğünde, üzerinde Trump ailesi amblemi kazılı, önerilen golf sahasını kutlayan özel bir taş getirdi. Bunu Capitol Hill’deki ofisinde Wilson’a teslim ederek Beyaz Saray’a ulaştırmasını istedi. Al-Hayyat, daha sonra diğer milletvekilleriyle yaptığı toplantılara katılarak yaptırımların kaldırılması için lobi yaptı. Birkaç hafta sonra, kalıcı kaldırma yasası Kongre’de onaylandı ve Aralık sonlarında Trump tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.
Hayalleri paylaşmak
Trump ve Khayyat aileleri, ilk kez 2022’de Doha’daki bir İtalyan restoranında bir araya geldi. Ivanka Trump ve Jared Kushner, Dünya Kupası maçları için Katar’daydı ve New York’un ünlü restoranı Carbone’nin Doha şubesinde yemek yiyorlardı. Restoran, Doha’nın etkileyici siluetine bakan yapay bir ada üzerinde yer alıyordu. Restoranın sahibi, ünlü konukları karşılamak için yanlarına geldi. Meğer Ramez Al-Hayyat ve ailesi yalnızca Carbone Doha’yı değil, o caddedeki tüm restoranları işletiyormuş. Aile, Katar kraliyet ailesinin isteği üzerine Dünya Kupası için eğlence bölgesi oluşturmak amacıyla yapay adayı sadece altı ayda inşa etmişti. Kısa süre sonra Kushnerlar ve Khayyatlar, emlak geliştiricisi ailelerin varisleri olarak geçmişlerini ve gelecek hayallerini paylaşmaya başladı.
Kushner, Trump’ın ilk başkanlık döneminde Beyaz Saray’da görev yaptıktan sonra Katar dahil Ortadoğu egemenlik fonlarından 3 milyar dolarlık bir özel sermaye şirketi kurmuştu. Şimdi Arnavutluk açıklarında bir adada milyarlarca dolarlık bir resort inşa etmeyi planlıyordu. Oturduğu adadan pek de farklı değildi aslında.
Ramez ve kardeşleri, 2011’den itibaren Katar’da tam zamanlı yaşamaya başlamıştı. Khayyat ailesi, Katar kraliyet ailesiyle yakın ilişki kurmuş ve onlara Şam dışında bir dağ tepesi tatil sarayı inşa etmişti. Aile, 2017’de birkaç komşu ülkenin Katar’a abluka uygulaması üzerine binlerce ineği uçakla Katar’a getirerek süt ve süt ürünleri tedarik ettikleri çılgın olay gibi birçok yüksek profilli projeyle gündeme gelmişti. Katar’daki başarılarına rağmen Khayyatlar Suriye’ye bir şekilde dönme umudunu hiç bırakmamıştı.
Şansların değişmesi
2024 sonundaki iki büyük olay, Khayyat ailesinin kaderini değiştirdi ve onları dünya çapında bir yolculuğa hazırladı: Beşar Esad devrildi ve Trump yeniden başkan seçildi. Birkaç hafta sonra Ramez ve büyük ağabeyi Moutaz, Trump’ın yemin törenine gidiyordu. Washington’daki kutlamalar sırasında Khayyatlar, Kushner’ın anne ve babasıyla görüştü. Ayrıca Başkan’ın küçük kızı Tiffany Trump’ın eşi Michael Boulos ve babası Massad Boulos ile de tanıştılar. Massad Boulos, Trump’ın yeniden seçim kampanyasında Suriyeli Amerikalı seçmenlere ulaşma çalışmalarını koordine etmişti. 41 yaşındaki Ramez Al-Hayyat, yakın tarihli bir röportajda olayı ve katıldıkları yemin töreni yemeğini “Muhteşem bir deneyimdi. Ömürde bir kez yaşanır” sözleriyle anlattı. Mum ışığında verilen o yemeğe katılmak genellikle çift kişilik bilet için en az 250 bin dolar bağış gerektiriyordu. Ramez Al-Hayyat, birçok yabancı iş insanının davet edildiğini ve kendisinin ile ağabeyinin daveti para ödemeden aldığını söyledi.
Aynı ay Khayyat ailesi üyeleri, yeni Suriye devlet başkanı Ahmed el-Şaraa ile görüşmek üzere Şam’a uçtu. Başkan, yalnızca birkaç hafta önce ABD’nin 10 milyon dolarlık terörizmle mücadele ödülü koyduğu bir isyancı liderdi. Şimdi ise harap olmuş bir ülkenin başındaydı. Altyapısının büyük bölümünün yeniden inşa edilmesi gerekiyordu. Khayyat ailesi bu projeleri hızla başlatmak için doğal bir tercihti. Ramez Al-Hayyat, yeni Suriye liderine ilettiği mesajı hatırlarken “Hareket etmeye hazırız ve çok hızlı hareket etmeye hazırız” dedi. Suriye’de olağanüstü bir dizi anlaşma ortaya çıktı. Khayyatlar ve ortakları, harap durumdaki havaalanını Ortadoğu’nun önemli bir merkezi hâline getirmek için 4 milyar dolarlık bir anlaşma, dört doğal gaz santrali inşa etmek için 7 milyar dolarlık bir sözleşme aldı. Ayrıca ABD merkezli Chevron ile Akdeniz’de Suriye açıklarında denizaltı doğal gaz sondaj sahaları geliştirmek için üçüncü bir anlaşma müzakere ettiler.
Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, Khayyat kardeşleri her bir anlaşma duyurusuna katılarak destekledi ve Trump yönetiminin bu projeleri desteklediğini net bir şekilde ortaya koydu. Ramez Al-Hayyat, ayrıca Şam’ın eski şehrinde, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan ve dünyanın sürekli yerleşimi görülen en eski şehirlerinden biri olan tarihi evleri satın alıyor ve burayı turistik bir destinasyona dönüştürmeyi planlıyor. Suriye kıyısı boyunca ilerleyen Mohamad Al-Hayyat ise Trump markalı golf sahasının da içinde yer alacağı yolcu gemisi terminali ve resort projesi üzerinde çalışıyordu. Proje, Suriye hükümetinin kontrolündeki arazide inşa edilecekti.
Tüm bu anlaşmaların ortak bir sorunu vardı. Hepsi ABD yaptırımlarının kalıcı olarak kaldırılmasına bağlıydı, çünkü uluslararası bankalar ve diğer yatırımcılar, 2019 tarihli Caesar Suriye Sivilleri Koruma Yasası kapsamında getirilen yaptırımlar kalıcı olarak kaldırılmadıkça ve “geri getirilemez” hâle gelmedikçe, bu projeleri finanse etmek için sermaye taahhüdünde bulunmayacaktı. Ramez Al-Hayyat, “Hepimiz yaptırımların kalıcı olarak kaldırılacağı bu ânı bekliyorduk ve bu Suriye için harika bir şey” dedi.
Golf sahası diplomasisi
Kongre’yi ikna çalışmaları bahar aylarında başladı. Bazı Kongre üyelerine Suriye’ye ücretsiz uçuşlar teklif ediliyordu. Yaptırımların kaldırılması, Suriyeli Amerikalı gruplar ve bazı milletvekilleri tarafından geniş ölçüde destekleniyordu. Esad’ın gitmiş olmasıyla birlikte bu adımın, daha fazla yabancı yatırımı teşvik ederek Suriye’nin toparlanmasını hızlandıracağını savunuyorlardı. Washington’daki ağır lobinin önemli bir bölümünü, Mohamad Al-Hayyat’ın ömür boyu dostu olan Suriyeli Amerikalı iş insanı Tarek Naemo üstlendi. Naemo, röportajında önerilen Trump golf sahası projesi üzerinde çalıştığını kabul etti. Florida merkezli bir yatırım şirketi yöneten Naemo, Katar Yatırım Otoritesi gibi ortaklarla iş yaptığını belirtti. Eşiyle birlikte en az bir düzine Kongre üyesini, özellikle Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’ı ikna etmek için çalışmaya başladı. Kayıtlara göre; Naemo, eşi ve davayı savunan diğer kişiler tarafından yapılan bir dizi kampanya bağışı, bu erişimi kolaylaştırdı. Güney Carolina Cumhuriyetçisi Wilson, özel bir hedefti. Naemo, milletvekiliyle sosyal bir ortak hâline geldi; birlikte skeet atışı yaptılar, Virginia’daki Omni Homestead Resort’ta buluştular ve Trump yanlısı diğer isimlerle birlikte Kennedy Center’da “Les Misérables” gösterisine katıldılar.
Wilson, Haziran 2025'e gelindiğinde Caesar Yasası yaptırımlarının tamamen kaldırılmasını talep eden bir yasa tasarısı sundu.
En büyük engel
Bu yoğun lobi faaliyeti sürerken hâlâ büyük bir engel vardı. Bu engel aslında Trump değildi. O zaten ikna olmuştu. Trump, Mayıs'ta Riyad’da Ahmed Şara ve Suudi Veliaht Prens Mohammed bin Salman ile yaptığı görüşmenin ardından yaptırımları geçici olarak kaldırmıştı. Suudiler de Suriye’nin yeniden inşasına katılmak istiyordu. Ancak Suriye ve Khayyatlar gibi yatırımcılar, bunu kalıcı hâle getirmek için Kongre’nin harekete geçmesine ihtiyaç duyuyordu. İşte tam bu noktada, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Florida Cumhuriyetçisi Brian Mast ortaya çıktı ve en büyük engel oldu. Mast, Suriye’ye karşı tüm yaptırımların kaldırılmasının ülkede etnik ve dini azınlıkları sürekli zulüm ve katliam tehlikesine maruz bırakabileceğinden endişe ediyordu. Gerilim, 9 Kasım gecesi doruğa çıktı. Ertesi gün Trump’ın, 1946’da Fransa’dan bağımsızlığını kazanmasından bu yana bir Suriye devlet başkanının Beyaz Saray’ı ilk ziyareti olan Şara ile görüşmesi planlanıyordu. Beyaz Saray’dan üç blok ötedeki St. Regis Oteli’nde Mast ve Wilson dahil diğer Kongre üyeleri, Şara ile özel bir akşam yemeğinde bir araya geldi. Connecticut Demokrat Senatörü Richard Blumenthal, katılımcılardan biri olarak o anı “garip bir andı” diye hatırlıyordu. Çünkü Şara, 20 yıl önce Irak’taki El Kaide üyesi olarak Musul’da Amerikan askerlerini doğrudan hedef almıştı. Şimdi ise yardım istiyordu.
2010’da Afganistan’da bomba imha teknisyeni olarak görev yaparken iki bacağını kaybeden ABD Ordusu gazisi Mast, Şara’ya güvenebileceğinden emin değildi. Mohamad Al-Hayyat ve Tarek Naemo da o gece Washington’a dönmüştü. Otelde, Trump golf sahası içeren resort projelerine finansman sağlayacaklarını umdukları bir grup yatırımcıyla birlikteydiler. Milletvekilleriyle yapılan iki partili yemekten sonra Mast ve Şara ile geç saatlerde ikinci bir toplantı aceleyle düzenlendi. Toplantıya Al-Hayyat ve Naemo da katıldı. O geceki görüşmelerin sonunda Mast tutumunu değiştirdi. Yaptırımların hızlıca yeniden devreye girmesini sağlayan bir hüküm olmadan kalıcı olarak kaldırılmasını desteklemeye hazır olduğunu belirtti.
Washington’dan ayrılmadan önce Al-Hayyat ve Naemo, önerilen Trump golf sahasının “temel taşını” Wilson ve Indiana Cumhuriyetçisi Temsilci Marlin Stutzman’a takdim etti. Çerçevelenmiş taşın üzerinde “Trump International Golf Club, Syria” yazıyordu. Al-Hayyat, bunu “Suriye’de Amerikan ekonomik fırsatlarının sembolü” olarak nitelendirdi.
Yaptırımların kaldırılması maddesi, yıllık yaklaşık 1 trilyon dolarlık Pentagon harcamalarını onaylayan zorunlu yasaya eklendi. Bin 260 sayfalık yasanın içinden sadece iki sayfalık bir bölüm olarak yer aldı. Trump, yasayı 18 Aralık 2025’te imzaladı; yani Esad’ın düşüşünden neredeyse tam bir yıl sonra.
Anlaşmalar yürürlükte
Rusya askerlerinin konvoyları, Suriye sahili boyunca uzanan karayolunda, Rusya’nın hâlâ kontrol ettiği yakındaki hava üssüne düzenli olarak gidip geliyor. Çok uzak olmayan bir yerde, eski Devlet Başkanı Hafız Esad’ın (Beşar Esad’ın babası) devrilmiş heykeli duruyor. Heykelin bir kolu kırılmış, devasa yüzü çamura gömülmüş. Karayolunun hemen dışında, Akdeniz kıyısında, Liman şehri Latakia yakınlarında, Suriye’nin en verimli topraklarından birinde aileler lahana, patlıcan, üzüm yaprağı ve diğer ürünleri yetiştiriyor. İşte umut edilen Trump golf sahasının planlandığı yer burası. Bu bölge, Esad ailesinin köken aldığı yer. Yerel halkın büyük bölümü ve Beşar Esad ile birçok akrabası, Aleviler olarak bilinen dini bir azınlığa mensup. Esad bağlantısı, hükümetinin düşmesinden sonraki haftalarda bölgede yaşayan yüzlerce kişinin silahlı çeteler tarafından katledilmesinin nedenlerinden biri olarak görülüyor. Planlanan ve Trump ailesi adını taşıyabilecek resort projesinin durumu hakkında burada somut bilgi çok az. Ancak yerel çiftçiler arasında söylentiler dolaşıyor.
42 yaşındaki Sinan Younis ve kardeşleri, araziyi kendileri sahip olmasa da on yıllardır bu topraklarda çalışıyor. Tarım, iki düzine aile üyesinin tek geçim kaynağı. Younis, yakın zamanda bir öğleden sonra patlıcan fidelerini dikerken ailesiyle birlikte kısa bir mola vererek “Peki ya biz?” diye sordu. “Tüm bunları böyle bir sebep için nasıl alırlar? Neden bizim topraklarımız, geçimimizi sağladığımız topraklar?”
Bu sorular gerilimi daha da artırıyor. Aile hâlâ kendilerine ve diğer Alevilere yönelik yeni bir şiddet dalgası olabileceği korkusuyla yaşıyor. Younis, geçen yıl patlıcan hasadını bekletmek zorunda kaldığını, çünkü çiftlik kamyonunu komşularının cesetlerini toplamak için kullanmak zorunda kaldığını anlattı.
Mast endişe duyuyor
Washington’da ise Mast dahil bazı Kongre üyeleri, yaptırımlar kaldırıldıktan sonra Suriye’nin beklentileri karşılamadığından endişe duymaya devam ediyor. Mast, Şubat ayında Suriye’deki son gelişmeleri inceleyen bir Meclis oturumunda, “Hiçbirimiz diktatör Beşar Esad’dan mevcut Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’ya geçişin sorunsuz olacağını düşünmemiştik ama bence zaten dini ve etnik azınlıklara karşı çok fazla mezhepsel şiddet olayı gördük” demişti. ABD’nin elindeki kaldıraç (yaptırımları yeniden devreye sokma gücü) artık ortadan kalktı ve Kongre’nin onları yeniden yürürlüğe koyması siyasi açıdan oldukça zor.
Bu arada Khayyatlar gibi yatırımcıların yabancı parası Suriye’ye akmaya devam ediyor. Bu, Şam Havalimanı’nda açıkça görülüyor. Ortadoğu’nun başka yerlerinde savaş devam ederken bile, dev makinelerden oluşan bir filo, 1960’lardan kalma terminal binasının kalıntılarını Khayyatların projesi için parçalıyor. Ayrıca Mohamad Al-Hayyat, yakın zamanda Ziploc poşetler, Raid böcek ilacı ve Glade oda kokusu gibi Amerikan devi SC Johnson markalarının Suriye’deki tek yetkili ithalatçısı lisansını aldı. Yaptırımlar kalkana kadar bu ürünler, Suriye’de doğrudan satılamıyordu. Ayrı bir gelişme olarak Arnavutluk’ta Jared Kushner ve Ivanka Trump’ın devasa sahil projesi de hızla ilerliyor. Başlangıçta Khayyatlar resortta sadece inşaat firması olarak yer alacaktı. Son bir yılda (yaptırımlar için lobi yapılırken) görüşmeler değişti. Kushner ve Khayyatlar projede ortak olmaya karar verdi.
Ivanka Trump, Ocak'ta Arnavutluk’a giderek Ramez Al-Hayyat ile mimarlar ve diğer yöneticilerle bir araya geldi, olası tasarımları görüştü. Arnavutluk Başbakanı Edi Rama da toplantıya katıldı. Ramez Al-Hayyat, “Yeterli sermaye olduğundan emin olmak için holdinge yatırım yapıyoruz. Dolayısıyla iki şirket arasında bir ortak girişim ve projeyi birlikte yönetiyoruz” dedi.
Caesar yaptırımları kalktığına göre, Khayyatların Kushner ile Suriye’de de emlak projeleri yapacağına dair konuşmalar var. Ramez Al-Hayyat, Kushner için “Harika bir adam ve birlikte harika şeyler yapmaya çalışıyoruz. Kendisine birçok fırsat sunuyoruz” dedi. HABER MERKEZİ














