• “Mekke İttifakı”na dahil olan Şam, Husilere karşı Yemen sınırına 3 bin asker konuşlandırdı. Ayrıca onlarca Suriyeli asker, “danışmanlık, eğitim ve uzmanlık paylaşımı” için Suudi Arabistan'a gönderildi.

 

Suriye, Yemen’de Husilere karşı yürütülen savaşa asker göndererek çatışmalara doğrudan dahil oldu. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan tarafından oluşturulan “Mekke İttifakı”na henüz resmen katılmayan Şam yönetiminin, Suudi Arabistan liderliğindeki girişim kapsamında Yemen’e asker sevkiyatına başladığı bildirildi. Gelişme, Şam ile Riyad arasında askeri işbirliğinin derinleştiği ve Suriye'nin söz konusu ittifaka katılımının tartışıldığı bir dönemde yaşandı.

AFP'ye konuşan birden fazla Yemenli yetkili, Suriye birliklerinin Husilere karşı savaş kapsamında bölgeye sevk edilmeye başlandığını doğruladı. Üç ayrı Yemenli askeri kaynak ile bir savunma yetkilisinin verdiği bilgilere göre, 3 bin Suriyeli asker şimdiden Suudi Arabistan ile Yemen arasındaki sınırın her iki tarafına konuşlandırıldı, sonraki aşamalarda ise toplam sayının 10 bini aşması planlanıyor. Reuters da son haftalarda onlarca Suriyeli askerin “askeri danışmanlık, eğitim ve uzmanlık paylaşımı faaliyetleri” için Suudi Arabistan'a gittiğini yazdı.

Yemen Cumhurbaşkanlığı ve Savunma Bakanlığı kaynakları ise Husilere karşı yürütülen savaş için binlerce askerin daha bölgeye gönderilmesinin planlandığını belirtti.

Sevkiyat kararının, Suriye Geçici Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara'nın Riyad ziyareti sırasında alındığı ifade ediliyor. Söz konusu gelişme, Yemenli yetkililerin İran ve Hizbullah'ı Husilere askeri destek sağlamakla defalarca suçlamasının ardından geldi. Yemen İçişleri Bakanı, 3 Kasım'da yaptığı açıklamada, Devrim Muhafızları ve Hizbullah mensuplarının da aralarında bulunduğu yabancı askeri uzmanların Husilerin saldırılarına katıldığını belirtmişti.

Şam yönetiminin Yemen'e asker göndermesi, temmuz ayında Husiler ile Yemen hükümeti arasındaki savaşın yeniden başlamasından bu yana cephede ilk kez yabancı askerlerin görevlendirilmesi anlamına geliyor.

Şam-Riyad hattında yoğun temaslar

Suriye'nin Yemen'e asker gönderdiğine ilişkin haberler, Şam ile Riyad arasında yapılan askeri anlaşmaların ardından geldi. Suriye Geçici Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara ile Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 4 Kasım'da Riyad'da askeri işbirliğine ilişkin bir çerçeve anlaşması imzaladı.

Şam'ın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında oluşturulan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”na katılma ihtimalinin tartışıldığı bir dönemde gerçekleşen ziyarette, savunma işbirliği anlaşmasının yanı sıra 403,6 milyon dolarlık bir finansman paketi de imzalandı.

Riyad'da gerçekleştirilen görüşmeler, iki ülke arasındaki ilişkilerin diplomatik temasların ötesine geçerek ekonomik ve askeri işbirliği boyutuna taşındığını gösterdi. Suriye Dışişleri Bakanlığı da imzalanan anlaşmalar arasında en dikkat çekici unsurun iki ülkenin savunma bakanlıkları arasındaki işbirliği anlaşması olduğunu açıkladı. Anlaşmanın somut şartları ise paylaşılmadı. Ancak Şam'ın Yemen'e asker göndermesinin, söz konusu anlaşmanın imzalanmasından yalnızca birkaç gün sonra gerçekleşmesi dikkat çekti.

Mekke İttifakı’na katılım tartışması

Şam’ın “Mekke İttifakı”na katılma ihtimali, Şara'nın Riyad ziyaretinin öne çıkan başlıklarından biri oldu. Bir aydan kısa süre içerisinde gerçekleşen ikinci Riyad ziyareti, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalanan ve taraflardan birine yönelik saldırıyı üç ülkeye yapılmış sayan anlaşmaya Suriye'nin de dahil olabileceği yönündeki tartışmaların sürdüğü bir döneme denk geldi.

Ziyaretten birkaç gün önce, 31 Ekim'de Bahreyn'de düzenlenen Manama Diyaloğu toplantısında konuşan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, ittifaka katılım konusunda görüşmelerin sürdüğünü açıklamıştı. Körfez bölgesinin güvenliğini Suriye'nin kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüklerini belirten Şeybani, ortak caydırıcılık ve savunma mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini savunmuştu.

Şeybani, geçtiğimiz Cumartesi günü yaptığı açıklamada da Suriye'nin söz konusu ittifaka katılmayı değerlendirdiğini yinelemişti.

NATO Antlaşması'nın 5. maddesine benzer bir düzenleme içeren Mekke Paktı, imzacı ülkeleri üyelerinden birinin saldırıya uğraması durumunda karşılıklı savunma yükümlülüğü altına sokuyor. Ancak bu yükümlülüğün, saldırının arkasında bir devlet aktörünün bulunduğu durumlarda geçerli olduğu belirtiliyor.

Şam’a ekonomik kan 

Riyad ile Şam arasındaki yakınlaşma yalnızca askeri alanla sınırlı değil. Suudi Arabistan, Beşar Esad'ın Aralık 2024'te devrilmesinden bu yana Şam yönetiminin önemli müttefiklerinden biri konumunda.

Şara, Riyad'ı ilk kez Şubat 2025'te yurt dışı ziyaretinin adresi olarak seçmişti. Nisan ayında yeniden Suudi Arabistan'ı ziyaret eden Şara, 6 Ekim'de de bin Selman ile yeniden imar ve yatırım konularını görüşmüştü.

Suudi Arabistan ve Katar, Nisan 2025'te, 14 yıl boyunca Batı'nın ağır yaptırımlar altında olan Suriye'nin Dünya Bankası'na olan ve 15 milyon ABD doları olarak tahmin edilen borçlarını ödemeye hazır olduklarını açıklamıştı. Aynı ay Riyad, Suriye-Suudi Yatırım Forumu kapsamında Şam'a 6 milyar ABD doları tahsis etme sözü vermişti.

Son görüşmeler kapsamında da Suriye'de altyapı, enerji, sağlık ve konut alanlarında çeşitli projelerin hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. Halep'teki elektrik santralinin yenilenmesi, Şam ve İdlib'de 300 bin adet akıllı su sayacının temin edilerek kurulması ve 25 sivil savunma merkezinin inşa edilmesi veya yenilenmesi planlanıyor. Ayrıca hasar gören hastaneler ve konutlar onarılacak.

İki ülke, çeşitli ekonomik ve çevresel sektörlerde işbirliğini geliştirmek üzere çerçeve koşulları oluştururken Suriye'nin Riyad'da düzenlenecek “Expo 2030 Dünya Fuarı”na resmi ve ücretsiz katılımına da izin verilecek. Enerji, konut, sağlık ve altyapı sektörleri için 403 milyon ABD dolarından fazla kaynak taahhüt edildiği belirtiliyor.

Yemen’de son durum

Suriye'nin asker gönderdiği Yemen'de savaş, 2022 yılında Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda sağlanan kırılgan ateşkesin sona ermesinin ardından Temmuz ayında yeniden şiddetlendi. Husiler, ülkenin batı kıyılarının kontrolünü ele geçirdi. Örgüt, hâlihazırda Kızıldeniz'in ve Babülmendep Boğazı'nın geniş bir bölümünü kontrol altında tutuyor. Bu durum, Husilere hem petrol taşımacılığı hem de Asya ile Avrupa arasındaki ticaret açısından büyük önem taşıyan deniz yolunu kapatma imkânı sağlayabilecek bir konum kazandırıyor.

Suudi destekli Yemen hükümeti, müttefikleriyle birlikte Husilere karşı “Yemen Şafağı” operasyonunu başlattı. Operasyonun başarılı olmasının pek olası görünmediği değerlendirilirken Husiler de misilleme olarak Suudi Arabistan'ı bombalıyor. 

Riyad destek arıyor

Suudiler, Husilere karşı yürüttüğü savaşta destek sağlamak amacıyla ABD, Fransa ve İngiltere'nin yanı sıra Mekke İttifakı ortakları Pakistan ve Türkiye'den de yardım talep etti. Ancak şu ana kadar hiçbir ülke doğrudan çatışmalara müdahil olmaya hazır olduğunu açıklamadı. Türkiye ve Pakistan, Mısır gibi, yalnızca savunma amaçlı destek vereceklerini taahhüt etti.

Öte yandan 8 Ekim'de ABD merkezli haber sitesi Axios, Suudi ve Suriyeli yetkililerin Yemen'e 20 bine kadar Suriyeli askerin gönderilmesini görüştüklerini bildirmişti. Son gelişmelerle birlikte Şam'ın Yemen'deki çatışmalara askeri katılımı, Suudi Arabistan ile yürüttüğü savunma işbirliğinin önemli başlıklarından biri hâline geldi. HABER MERKEZİ