Fransa Gündemi
Fransız uçak gemisinden kalkan savaş uçaklarının Çarşamba günü Irak’ta bulunan bazı DAİŞ hedeflerini vurduğunun duyurulduğu saatlerde 2012 yılından bu yana kesilen Şam-Paris ilişkileri yeniden canlanmaya başladı. Muhalif Fransız parlamenterlerden oluşan bir heyet, Dışişleri Bakanlığı'nın onayı olmadan Şam'a giderek Beşar Esad'la görüştü. Sosyalist hükümeti geçtiğimiz hafta gensoru önergesiyle zorlayan ana muhalefet partisi Halk Hareketi Birliği (UMP), bu kez de Esad’la görüşerek mevcut hükümetin politikalarını masaya yatırdı.
Çarşamba günü DAİŞ hedeflerini vurmak için dört adet bomba yüklü Rafale tipi savaş uçağının havalandı. Fransız savaş uçakları daha önce Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün'den havalanıp, uluslararası koalisyona destek için DAİŞ hedeflerini vuruyordu. Ancak bu kez uçaklar, Körfez'e konuşlandırılan Charles de Gaulle uçak gemisinden kalkış yaparak hedefine ulaştı. Çarşamba günü yapılan bombalamanın UMP'li milllevetkillerinin Beşar Esad'la yaptığı görüşme sonrası gerçekleşmesi, "Fransa, Şam'a terörle mücadele edeceğiz mesajı yolladı" yorumlarını da beraberinde getirdi.
Zira bombardımanın yapıldığı saatlerde Fransa gündeminin en önemli haberi Beşar Esad'ın bazı Fransız parlamenterlerle görüşmesiydi. Suriye'yle diplomatik ilişkiler ve görüşmeler, 2012 yılında Nicolas Sarkozy‘nin cumhurbaşkanlığı döneminde son verilmişti. Sarkozy’den sonra iktidara gelen Hollande ise her defasında aynı kararlılıkla Şam’la herhangi bir görüşmenin yapılmayacağının altını çizdi. Esad ziyaretinin, Fransız parlamento yetkili biriminin dışında gerçekleştiği ve bu nedenle Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada görüşmenin onaylanmadığı belirtildi.
Görüşmeye Fransız UMP milletvekili Jacques Myard öncülük etti. Myard, söz konusu görüşme nedeniyle yaptığı açıklamada, Hollande siyasetini Şam’la ilişkilerini keserek ABD politikasına angaje olmakla suçladı. "Burada bulunmamız olanları desteklediğimiz anlamına gelmiyor. Amacımız Esad rejimini anlamak. Çünkü Suriye olmadan DAİŞ ile mücadele edileceğine inanmıyoruz" diyen Myard, bölgedeki devletlerin DAİŞ’e gerçek anlamda müdahale etmediğinin de altını çizdi. Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıkmada ise, "Fransa'nın duruşu bellidir. Esad’la konuşmayız" denildi.
Ocak ayının başında, 17 kişinin ölümüne neden olan Paris’teki terör saldırıları sonrası Fransız hükümeti hem kriz hem de ülkede devam eden ırkçı saldırılarla meşgulken UMP’nin sadece iç politik alanda değil dış politika da hükümeti sıkıştırmaya devam edeceği görülüyor. Hükümet ise mevcut politikasından taviz mermeyeceğinin altını her fırsatta çiziyor.
Tüm bu tartışmalar sürerken haftalık Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve tarafından yapılan açıklamada, ülkedeki Müslümanları temsil eden kurumlarla devlet arasındaki diyaloğun artırılacağı duyuruldu. Fransa'daki bütün Müslüman derneklerinin ve Müslüman toplumunun ileri gelenlerinin Başbakan Manuel Valls başkanlığında yapılacak toplantıda bir araya geleceği belirtilen açıklamada, hükümetin, Müslüman kurumlarla işbirliği içerisinde dini eğitim sürecine müdahale ederek "Cumhuriyete bağlı imamların yetişmesini sağlamayı hedeflendiği" ifade edildi.
Sosyalist hükümet ülke içerisinde yaşanan kısırdöngüyü aşmak için değişik seçenekler oluşturmaya çalışırken, ana muhalefet partisi UMP ise hükümeti sıkıştırmaya devam ediyor. Özellikle son aylarda UMP ve Sosyalistler arasında iyice ayyuka çıkan anlaşmazlıkların sadece küçük siyasi hesaplar mı, yoksa Fransız burjuvazisinin güç odakları arasındaki derin çelişkilerin yansıması mı olduğunu ise önümüzdeki günlerde yaşanan gelişmelerle hep birlikte göreceğiz!