Şampiyonluktan çocuk işçiliğe

Dizi Haberleri —

23 Ağustos 2020 Pazar - 23:11

  • Zelal, 2019 yılında Romanya'da düzenlenen Dünya Bilek Şampiyonası’nda hem sağ hem sol kolda Dünya İkincisi oldu.  Şimdi Ankara’da tarım işçiliği yapıyor.

PERVİN YERLİKAYA

Zelal Sarıoğlu, 15 yaşında Dünya Yıldız Kızlar Bilek Güreşi’nde ikincilik madalyası alan bir sporcu. 'Tebrik’ten öte destek görmeyen Zelal, ‘reklamlar bittiği’nde yüzbinlerce mevsimlik çocuk işçi arasında yerini aldı. Ailesiyle birlikte gittiği Ankara’da tarım işçisi olarak çalışıyor.

Yaz aylarıyla birlikte Kürdistan’dan Türkiye’ye göç başlar. Toprağının bereketinden faydalanmasına izin verilmeyen yoksulların aile boyu düştükleri yolda, her türlü sömürü, ölüm ve ayrımcılık gazetelere haber olur. İşte o hikâyelerden biridir Zelal Sarıoğlu’nun, bükülmeyen bileğinden nasır tutan ellerine, mevsimlik tarım işçiliği hikâyesi.

Urfa’nın Viranşehir ilçesinde dünyaya gelen Zelal, 15 yaşında, 10. sınıfa gidiyor. Viranşehir Spor Lisesi öğrencisi olan Zelal, voleybol, oryantiring, bocce, atletizm dallarında lisanslı sporcu. Son olarak bilek güreşine ilgi duyan Zelal’in bu alanda şampiyonlukları var. Zelal 2019’da Romanya’da düzenlenen Dünya Yıldız Kızlar Bilek Güreşi Şampiyonası’nda hem sağ, hem de sol kolda Dünya İkincisi oldu. Türkiye’de ise birinciliği var.

‘Reklam bitti’ Zelal, göç yollarına düştü

İkincilik madalyası alıp Viranşehir’e döndüğünde, İlçe Kaymakamı ve devlet erkanı, Zelal’in başarısını kendi başarısı gibi Zelal’in deyimi ile ‘reklam yapıp’, gazetelere poz verdi. ‘Reklam bittikten sonra’ ise bereketli Viranşehir Ovası’nda işleyecek toprağı olmayan Zelal Sarıoğlu, ailesi ile birlikte her yaz olduğu gibi mevsimlik tarım işçisi olarak yollara koyuldu. Zelal'in bükülmeyen elleri aylardır Ankara'da çapada, domates, biber fasulye hasadında nasır bağlıyor.

Gazetemize konuşan Zelal, mevsimlik tarım işçiliğinin zorluklarına geçmeden önce heyecanla elde ettiği başarıyı ve spora olan tutkusunu anlatıyor. Sadece bir yıl çalışarak dünya ikinciliği madalyasını aldığını belirten Zelal, “Atletimiz yaparken, gülle atıyordum. Bileğimin çok güçlü olduğunu gören öğretmenimin yönlendirmesiyle, bilek güreşi ile uğraşmaya başladım. Daha sonra yarışmaya katıldım ve bu ödülü aldım” diyor.

“Bu başarı için hiçbir destek aldın mı?” diye sorduğumuzda Zelal, ailesi dışında kimseden destek almadığını söylüyor: “Sadece kaymakam Romanya’ya giderken İstanbul’a kadar yol paramı verdi. Onun dışında bütün masraflarımı kendim karşıladım. Devlet yetkilileri reklam için kamera karşısında beni tebrik etti. Onun dışında bir destek görmedim.”

3 yıldır tarladayım

5 yıldır ailesi ile birlikte mevsimlik tarım işçiliği için batıya geldiklerini anlatan Zelal, ayrımcılık, emeklerinin karşılığını alamamak dahil birçok sorunla karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor. Zelal Sarıoğlu bir günün özetini şöyle anlatıyor: “Kayısı, fındık bahçelerinde çalıştık. Son üç yıldır tarlada çalışıyoruz. Sabah 6.00’da kalkıp işe başlıyoruz. Öğlen yemek molası ve iki defa 15’er dakikalık molalarımız var. Onun dışında akşam saat 18.00’e kadar güneşin altında çalışıyoruz. Çocuklar için bu durum daha da zor. Akşam çadıra geldiğimizde de işimiz bitmiyor. Temizlik, banyo derken saat 22.00’ye kadar durmuyoruz. Çok yorucu ve zahmetli bir iş. Ama emeğimizin karşılığını da tam alamıyoruz."

Okullar kapanmadan bir ay önce yola çıktıklarını ve okullar açıldıktan ancak bir ay sonra okula dönebildiklerini söyleyen Zelal, “Bu yüzden kardeşlerim ve ben derslere çok fazla odaklanamıyoruz. Çocuk yaşta bu kadar yoruluyoruz, ama  eğitim ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamıyoruz. Ailem yoksul, bize bakma imkanları yok, onlara destek olmak zorundayız. Yaz aylarında birlikte tarım da çalışıyoruz. Kışın ise babam yine batı illerine inşaat işlerinde çalışmak için gidiyor. Kendi memleketimizde işimiz, toprağımız olsa buralara gelmek zorunda kalmayız. Kışında babam yanımızda kalır” diye devam ediyor.

Okuluna ve bilek güreşi sporuna devam etmek istediğini söyleyen Zelal sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Eğer okumazsam mevsimlik tarım işçiliğine mahkum olacağım. Yaşadığım koşullar beni okumaya ve hayatta başarılı olmaya itiyor.”

Yazın tarlada kışın inşaatta

Zelal’in babası Burhan Sarıoğlu ise “Viranşehir’de olan işlerin bazı kesimlerin tekelinde olduğu için bizler mecburen dışarıya çıkmak zorunda kalıyoruz” diyerek, kendi topraklarında iş olmadığı için her yıl batıya gitmek zorunda kaldıklarına vurgu yapıyor. Beş çocuğu ve eşiyle birlikte batı illerine mevsimlik işçi olarak geldiklerini aktaran Sarıoğlu, kışın ise inşaatlarda iş bulmak için yine batı illerine gittiğini kaydediyor.

İşimiz şansa kalmış

Covid-19 pandemi sürecinde virüs kapma olasılıklarının yüksek olmasına rağmen çalışmak zorunda olduklarını “İşimiz şansa kalmış” diyerek dile getiren Sarıoğlu sözlerini şöyle sürdürüyor: “7 kişilik aileyiz. Yoksulluk nedeniyle her yıl aynı şekilde aylarca küçük bir çadırda yaşamak zorunda kalıyoruz. Kaldığımız çadırda elektrik olduğu için kendimizi şanslı görüyoruz. Çünkü elektrik ve suyu olmayan çok işçi var. Çalışma koşullarımız çok ağır. Çocuklarımın en büyüğü 19 en küçüğü 7 yaşında. En küçük çocuğum çadırda yalnız kalmasın diye yanımıza alıyoruz. O da bizimle akşama kadar güneşin altında kalıyor. Erken gelip geç dönüyoruz, bu da çocuklarımın okullarından erken ayrılıp geç başlamalarına neden oluyor. Bu koşullara mecburuz, geçinebilmek, kendi topraklarımızda doyabilmek isterdik. Ama koşullar bizi buna mahkum ediyor.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.