Ulemamız Kurdistan’ın neferidir

Dosya Haberleri —

Amed sivil cuma namazı

Amed sivil cuma namazı

  • Bütün saldırılara rağmen, cumhuriyetin kuruluşuna kadar ayakta duran ve Kürt milletini besleyen Kürt medreseleri; İslami açıdan derinliği ilmi, sosyal ve siyasal açıdan hakkı her kesim tarafından teslim edilmektedir. Yardımlaşmaya dayalı ve maneviyat dolu bir kültürle şekillenen Ulemamız, aynı zamanda Kürt ve Kurdistan davasına da rehberlik etmişlerdir.
  • Unutulmamalıdır ki Türk din insanları, ırkçı ve devletçi din anlayış ve mefkuresi ile karşıt İslam’ı ikame etmişlerdir. Bu gibi tefsirleri okuyarak, bu tedrisat rahlelerinden geçerek, her topluma ve inanca düşman yetiştirilmişlerdir. Erdoğan biz Allah’ın izni ile dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz demiyor muydu?

Ramazan ayı vesilesiyle Civaka Îslamiya Kurdistan (CÎK) Başkanı Hafız Ahmet Turhallı'nın gazetemiz için özel kaleme aldığı yazı dizisinin üçüncü bölümünde Kürt medreselerin, Kürtçe'ye ve İslam'a katkılarına yer veriyor. Aynı zamanda iktidarlar tarafından Kürt düşmanlığının nasıl körüklendirildiğini anlatıyor. Ayetlerden ve Kürt alimlerinden de örnekler veren Turhallı, "Asi ve dindar Kürt boyun eğmiyor! İskender’e boyun eğmeyen Kürt, Osmanlıya ve onun devşirmelerine elbet boyun eğmeyecekti/eğmiyor. Kürtlerin Müslümanlara ve İslam alemine ciddi katkıları olmuştur. Bütün saldırılara rağmen, cumhuriyetin kuruluşuna kadar ayakta duran ve Kürt milletini besleyen Kürt medreseleri; İslami açıdan derinliği ilmi, sosyal ve siyasal açıdan hakkı her kesim tarafından teslim edilmektedir" diyor.

İslam’a karşı devletin dini-3 -  HAFIZ AHMET TURHALLI

Onlardan öyle bir grup vardır ki; (okuduklarını) Kitabın ayetlerinden sanasınız diye dillerini Kitap’la eğip bükerler. Oysa (ağızlarında geveledikleri şeyler) Kitap’tan değildir. (Ağızlarında geveledikleri şeyler için:) “Bu, Allah katındandır.” derler. Oysa o, Allah katından değildir. Bile bile Allah’a karşı yalan söylerler. (Âl-i İmran 78)

Bu durumun Bursevi için çok fazla anlamı olamasa da adına çalıştığı, dönemin muktedirleri için büyük kazanç kapılarını aralıyor. Kürt milletinin İslam’a kattığı bilgi ve birikim her kes tarafından biliniyor ve bu berrak İslami anlayış, iktidarı ve yandaşlarının işini zorlaştırdığı göz önüne alındığında, durumun vahameti de kendiliğinden anlaşılıyor. Osmanlı iktidarı Kürt medreselerinin öğretmiş olduğu İslam’ın toplumsal, özgürlükçü ve barışçıl bir İslami inanç olduğunu çok iyi biliyor ve bu dini anlayışın onların iktidarlarına sorun oluşturacağını öngörüyorlar. İktidarlarına boyun eğmeyeceklerini bilen Osmanlı, bu durumun kendi lehlerine ve Kürtlerin aleyhine dönüşmesi için Bursevi’nin tefsirini tedrisatlarına koyduruyor. İktidar sahiplerinin işine yaramayan Kurdistan medreselerindeki hakiki İslam’ın, bertaraf edilmesinin ancak yine İslam ve din kullanılarak yapabileceğini çok iyi biliyorlar.

Tefsiri süslemeye çalışıyor

Bursevi şöyle devam ediyor: "Ömrüme, hayatıma, canıma varlığıma yemin olsun ki İbrahim’i milletler içinde (Kürtlerin İbrahim’i millet olduğunu kabul ediyor) Kürtler kadar bozguncu, cefa eziyet veren yoktur. Onlar kadar başka kötüsü olan yoktur. Ahlaksızlar, davranışları Müslümanların mallarını talan etmektir. Bildikleri zulümdür, hırsızlıktır, yol kesiciliktir, insan öldürmektir. Muhammed'in ümmetinde bunlar gibi bir millet yoktur. Allah onları insanlar içinde çoğaltmasın, onların en salihlerin den bile kendinizi koruyunuz ve onların yaşadığı bölgelerden bile geçmeyiniz. Diye tefsirini süslemeye çalışıyor."

İnsanlar vahşice katlediliyor

Osmanlı’da atasözü olarak bilinen: “Kürt’ten Evliya koyma Avluya” sözleri de hangi zihniyete dayanıyor ve böylelikle Kürt milletine yaklaşımın tarihi arka planı da açıkça ortaya çıkıyor. Kürtlere din adına düşmanlığın kökeni ve derinliği, güncel ya da Kemalizm ile sınırlı olmadığı, bilakis Türk devlet geleneğinde oluşturulmuş olan bir hakikat olduğu bu tefsir denen Osmanlı yazılarından da anlaşılıyor.

Devletin nefret dini

Kurdistan’ın dini inancını zehirlemeyi başaramayan Osmanlı İmparatorluğu, kendi mutlak hakimiyetindeki tedrisatın müfredatına, İslam ve Kuran adına Kürt düşmanlığı yerleştirmiş olsa da fazla başarılı olamıyor. Bu durum henüz Türk ırkçılığının bu denli gelişmediği bir dönemdir. Neden din adına Kürt’e düşmanlık yapılıyor? Bunun irdelenmesi ve şuura çıkarılıp nakşedilmesi gerekiyor. Başka topraklardan göçüp, talan ve yıkım üzere kendi kültürlerini şekillendirdiklerinden dolayı bu yaklaşımlara ihtiyaç duyuluyor. Onlarda biliyor; işgal ettikleri topraklar onların değildir! Dolaysı ile toprak ve vatan sahiplerini soykırımdan geçirmeden bu işgal mutlaklaşamaz ve gerçekleşemez bunu çok iyi biliyor. Bugünün deyimi ile “beka” sorununu derin bir biçimde yaşıyor/yaşamaktadır. Bakur’da insanlar vahşice katlediliyor. Başur’da kimyasal kullanılıyor ve Rojava’da dört milyon insan açlık ve susuzluktan ölsün diye saldırılar yapılıyor. Nerde bir Kürt varsa bir gün vatanına sahip çıkacak diye sürekli kâbus görüyorlar ve uykuları kaçıyor.

En rahat nasıl bir millet veya toplum yok edile bilinir sorusunun cevabı; elbette ki din adına, kin, nefret ve düşmanlığı derinleştirmek oluyor.

 

Siirt sivil cuma namazı

 

Kürt boyun eğmiyor!

Ama asi ve dindar Kürt boyun eğmiyor! İskender’e boyun eğmeyen Kürt, Osmanlıya ve onun devşirmelerine elbet boyun eğmeyecekti/eğmiyor. Kürtlerin Müslümanlara ve İslam alemine ciddi katkıları olmuştur. Bu durum Arap, Fars, Afrika, Endonezya ve Malezya da ki Müslümanlar arasında büyük bir saygınlık ve minnet duygusunun gelişmesine neden olmuştur/olmaktadır. Osmanlıların bu durumdan haberdar olmamaları ve görmemeleri mümkün değildir. Bundan dolayı Bursevi gibi Saray sofrasında oturanlara, din adına Kürt’ü tekfir görevi veriliyor. Kürt alimler, bu tefsiri Kurdistan medreselerine yaklaştırmamışlardır. Kürtlerin Uleması İslam aleminde tanınan ve bilinen ilmi derinlikleri kabul görmüş, her biri birer dahi olduklarından, bu ve benzeri çarpıtmaların karşılığı da fazla olmuyor.

Kürt alimi Kurdistanî’dir

Meşhur Kürt İslam Alimleri hakkında Ansiklopediler hazırlansa karşılayamaz diyerek konuyu bu kadarla sınırlı tutalım. Bahsi geçen tefsir ise Osmanlı iktidarlarının sofralarında oturan, devlet dininin taraftarları arasında gezdirilmiş ama özgürce tahsil gören İslami kesim tarafından asla itibar edilmemiştir. Bütün saldırılara rağmen, cumhuriyetin kuruluşuna kadar ayakta duran ve Kürt milletini besleyen Kürt medreseleri; İslami açıdan derinliği ilmi, sosyal ve siyasal açıdan hakkı her kesim tarafından teslim edilmektedir. Yardımlaşmaya dayalı ve maneviyat dolu bir kültürle şekillenen Ulemamız, aynı zamanda Kürt ve Kurdistan davasına da rehberlik etmişlerdir.

Kürt medreselerin katkıları sınırsızdır

Kürt medreselerinin eğitim dili Kürtçe ve İslam alemine katkıları ise gördüğünüz gibi sınırsızdır. Unutulmamalıdır ki Türk din insanları, ırkçı ve devletçi din anlayış ve mefkuresi ile karşıt İslam’ı ikame etmişlerdir. Bu gibi tefsirleri okuyarak, bu tedrisat rahlelerinden geçerek, her topluma ve inanca düşman yetiştirilmişlerdir. Erdoğan biz Allah’ın izni ile dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz demiyor muydu?

Kürtler hakkında yazılan bu sözde dini kitaplar ve onların eğitimleri günümüz Türk İslam sentezcilerinin de din adına beslenme kaynaklarıdırlar. Bundan birkaç yıl önce, Gülen’in dili ile edilen beddualar ve Bursevi’nin bedduaları aynı kaynaktandır. Kürtleri aşağılamak Türk devlet geleneğinin bir amentüsü ve kendi devlet dinlerinin şartlarındandır. Uzun zamandır sürdürülen bu politika ve strateji, cumhuriyetle birlikte yeni bir aşamaya geçirilmiştir.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine kurumsal geçiş yapmıştır. Yeni Cumhuriyetin bünyesinde 3 Mart 1924 yılında isim değişikliği ile kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı, Şeyhülislamlığın devamı olarak Kemalizmin kurumsallaşmasının ilk adımı olmuştur.

 

Fesadın yeni adı: Diyanet İşleri

Cumhuriyet Şeyhülislamlığın kurumlaşması üzerine din politikasını inşa etmiş ve bu yönetimin devamı olarak kurulmuştur.

Şeyhülislamlık isim olarak kaldırılmış yerine Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur. Osmanlı’da sözde din adına idare edilen Turan devleti, cumhuriyet döneminde, laiklik adına yoluna devam etmiştir. Laik ve sözde cumhuriyet adı ile Osmanlının bakiyesi olarak kurulan Türk Cumhuriyeti de diyaneti en büyük kurum olarak devletin kalbine yerleştirmiştir. Din adına toplumları aldatarak kuruluşunu bunun üzerine inşa etmiştir. Osmanlı’nın devamı olarak kurulan Türk devleti, birçok konuda farklı uygulamalar ile ayrışsa da din merkezli bir devlet anlayışı yerine laik kaideleri yerleştiğini iddia etse de devrim safsatalarını anlatsa da, dindarları aldatmak için Şeyhülislamlık kurumun sadece adını değiştirmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine kurumsal geçiş yapmıştır. Yeni Cumhuriyetin bünyesinde 3 Mart 1924 yılında isim değişikliği ile kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı, Şeyhülislamlığın devamı olarak Kemalizmin kurumsallaşmasının ilk adımı olmuştur.

Bu kurumlaşma tamamlandıktan sonra; Kürtlerin Medreseleri gayrı meşru ilan edilerek, Kurdistan'daki toplumsal ve özgürlükçü İslam, bertaraf edilmek istenmiştir. Dikkat edilirse Şeyh Sait kıyamı, Şeyh ve hocaların serhildanı da böylelikle başlamıştır. Bu durum Kürt’ün hem İslam alemindeki statüsünü bertaraf etmeye yönelik olduğu gibi, diğer taraftan Kürt milletini rehbersiz ve başsız bırakılmasıdır.

 

 

* * *

İslam aleminde örnek Kürtler

Kürt İslam Alimlerinden birkaçı: Peygamber sahabilerinden Caban (Gavan) El Kurdi, oğlu Meymun El Kurdi ve Zozan adındaki kadın sahabe İslam’a ilk inanan Kürtler olmaktalar.

Tarihte asil ve vakarlı duran Kürt’ün, İslami cihana hediye ettiği iki muzaffer komutan Selahaddin’i Eyyubi ve Eba-Muslimi Horasani olarak bilinmektedirler. Meşhur Kurdistan İslami eğitim medreseleri vardır. Ali Hariri (1009 - Hakkari - 1080) klasik Kürt edebiyatı şairi. İlk Kürt şairi sayılmaktadır. Hariri'den itibaren (11. yüzyıl) Kürt edebiyatında, divan edebiyatı dönemi başlar.

Abdulkadir Geylani (1077 Gilan - 1166 Bağdat) Kürt asıllı İslam bilgini ve Kadiri tarikatının kurucusudur.

Ehmedê Xanê (1650 Hakkari - 1707 Ağrı) Türkçe Kürtçe Arapça ve Farsça bilen Kürt asıllı edip, şair ve tarihçi.

El Cezerî (1136 - Cizre - 1206) İslam'ın altın çağında çalışmalar yapan Kürt asıllı Müslüman bilim adamı ve mühendis, Bugün sibernetiğin ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı kabul edilen kişi Ebûl İz El Cezeri'dir.

Bediuzzaman Said-i Kurdî (1878 Bitlîs - 1960 Şanlıurfa) Kürt İslam âlimi ve tefsir yazarı. Risale-i Nur Külliyatı'nın yazarı.

Molla Halil Siirdî (1753 Bitlis - Siirt 1841) Kürt Tefsir, fıkıh,  hadis alimi ve Yazar Arapça ve Kürtçe dilinde toplam 24 eseri var.

El Dinaveri (828 - Iran Kurdistani - 896) Astronomi, botanik, metalürji, coğrafya, matematik ve tarih gibi çok çeşitli alanlarda çalışmalarda bulunmuş Kürt asıllı Müslüman bilim insanları, Kürtlerin atalarını araştıran ilk bilim insanlarından olmuştur. Bu alandaki çalışmalarını Ensab el-Ekrad ("Kürtlerin Soyu") isimli eserinde toplamıştır. Dinaveri ayrıca matematik ve Kur'an üzerine de birçok eser kaleme almıştır.

Şihabeddin Sühreverdî (1155 - İran Kurdistani - 1191) Kürt İslam filozofu ve işrakilik isimli fikrî akımın kurucusudur.

Mevlana Halit (1779 - Süleymaniye - 1827 Şam) Kürt, Nakşibendi Halidiye yolunun öncüsü alîm ve mutasavvıftır.

Şemseddînê Şarezorî (1250 - Şarezor - 1288) Kürt, İslam filozofu, Sührewerdî'nin ölümünden sonra da felsefesini devam edip geliştirmiştir. Şimdiye dek bize sadece beş eseri ulaşmıştır.

Şeyh Ubeydullah Nehri (1830 Şemdinli - 1883) bağımsız Kurdistan devleti için ayaklanan Kürt İslam alimi ve lider.

Ömer Es-Sühreverdi (1145Sühreverd - 1234 Bağdat) İranlı Kürt mutasavvıf ve İslam filozofu,

İbn-i Hallikan (1211 Erbil - Dimeşk Şam 1282) Kürt İslâm âlimi yazar ve tarihçi.

Şeyh Said (1865 Elazığ - 1925 Amed) Müderris, Mutasavvıf, müfessir ve muhaddis alimi ve lider.

Seyyid Abdülkadir (1851 Hakkari - 1925 Bitlis) Kürt İslam alimi, siyasetçi ve Kurdistan Teali Cemiyeti'nin liderlerinden.

Şeref Han (1543 Kum - 1599 Bitlis) Kürt siyasetçi, tarihçi ve yazar, Şerefname'nin yazarı.

Ebu El Fida (1273 Şam - Hama 1331) Kürt Müslüman tarihçi ve coğrafyacı.

Baba Tahir (940 - Hemedan - 1010) Kürt Müslüman şair ve filozof

NaliŞarezûrî (1801 Süleymaniye - 1856 İstanbul) Kürt alim, dil bilimci, çevirmen, Matematikçi ve şair.

Mahmut Berzenci (1878 Süleymaniye-1956 Bağdat) Kürt’istan Krallığını ilan eden Kürt lider.

İlyas El Kurdi (1660 - Suriye) Kürt tefsir, hadis ve şafii fikihalimi.

İbnü'l Esîr Cizreli, üç erkek kardeşin aile adıdır, Kürt olup, Arap edebiyatının en tanınmış Müslüman tarihçi, yazar ve dil araştırmacısı, Mecdeddin (1149 - 1210) Ali (1160 - 1233) Diyaeddin (1163 - 1239)

Mestûre Erdelan (1805 Sine - 1848 Süleymaniye) Kürt kadın tarihçi, yazar ve şair.

 

 

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2024 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.