Bir yılın daha sonuna geldik. 2012 yılında da Avrupa ve dünyanın birçok ülkesinde kültür-sanat alanında da önemli gelişmeler yaşandı. Müzik, sinema, tiyatro, dansa vb. alanlarda sayısız ürün ortaya çıkarıldı, etkinlik düzenlendi. Avrupa ülkelerinde düzenlenen ancak dünyanın birçok yerinden katılım yapılan ya da tartışılan etkinliklerden bazılarını sizler için yeniden derledik. Aşağıdaki panorama ortaya çıktı.
‘Çığlık’ rekor fiyata satıldı
Norveçli dışavurumcu ressam Edvard Munch’un imzasını taşıyan ve ‘Mona Lisa’dan sonra dünyada en çok bilinen tablo olarak görülen ‘Çığlık’ (Scream), geçtiğimiz mayıs ayında New York’ta 119,9 milyon Dolar’a satılarak bir rekora imza attı. Sotheby’s Müzayede Evi’nde yapılan satışta, açık artırma 40 milyon Dolar’la başlarken insanın duyduğu kaygının modern sembolü olarak nitelendirilen 1895 tarihli eseri kimin aldığı açıklanmadı. ‘Çığlık’ın 4 farklı versiyonu bulunurken, diğer 3 versiyonu Norveç’in farklı müzelerinde sergileniyor. Munch’un tablosunu deniz kenarında yürürken kaygı bozukluğu nöbeti geçirdikten sonra çizdiği söyleniyor. Tablonun bir versiyonu 1994, başka bir versiyonu ise 2004’te çalınmış fakat sonrasında iki tablo da bulunmuştu.
İngiltere Kraliçesi’nin ‘Elmas Jübilesi’
İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in tahta çıkışının 60. yıldönümü çeşitli şenlikler ve kültür etkinlikleri eşliğinde Londra başta olmak üzere ülkenin her yanında kutlandı. Bu olay, İngiltere’de 2012 yılına adeta damgasını vurdu. Geçtiğimiz 2-5 Haziran tarihlerinde resmi kutlamaların dışında çeşitli konserler, hava şovları ve sokak partileri ile tüm ülke yerinden oynarken, Elmas Jübilesi (Diamond Jubilee) haftası nedeniyle okullar bir hafta tatil yaptı. Önceden yapılan oylama ile belirlenen 10 bin talihlinin izleyebileceği Jübile konserinde aralarında Robbie Williams, Tom Jones, Elton John ve Kylie Minogue’un da bulunduğu çok sayıda ünlü isim sahne aldı. Tayland Kralı’ndan sonra dünyanın en uzun süreli tahtta bulunan kişisi olan Kraliçe Elizabeth, 1952’den 2012 yılına kadar 12 Başbakanla çalıştı.
Paris’te bir sonbahar festivali
Bu yıl 41.’sinin kutlandığı Paris Sonbahar Festivali (Festival d’Automne à Paris) dolu programıyla binlerce yerli ve yabancı misafirin dikkatini üzerine çekmeyi bir kez daha başardı. 1972’de dönemin Fransa Başkanı Georges Pompidou’nun desteğiyle Michel Guy tarafından başlayan festival, her yıl eylül ve aralık ayları arasında gerçekleştiriliyor. Görsel sanattan tiyatroya, edebiyattan dansa kadar bir çok kültürel ve sanatsal etkinliği kapsayan 2012 Paris Sonbahar Festivali süresince 350’den fazla performans sergilenirken, 3 aylık program boyunca dünyanın her yerinden gelen sanatçılar ağırlanıyor.
İyi ki doğdun Da Vinci
Gelmiş geçmiş en bilinen tablo olarak gösterilen Mona Lisa’nın yaratıcısı ressam, düşünce ve bilim insanı Leonardo Da Vinci’nin 560. doğum günü, nisan ayında çeşitli etkinliklerle kutlandı. Leonardo Da Vinci’nin doğum günü olan 15 Nisan tarihi, geçen yıl Meksika’da gerçekleştirilen International Associations of Art (IAA) Genel Kurul Toplantısı’nda oy birliğiyle ‘’Dünya Sanat Günü’’ olarak ilan edilirken, kutlamalar ilk kez bu yıl tüm dünyada yapıldı. İtalya başta olmak üzere, Fransa, İngiltere ve birçok ülkede Leonardo sergileri açılırken birçok etkinlik düzenlendi.
Paris’ten Dali geçti
Çağdaş sanatın en ünlü ve provokatif isimlerinden Katalan asıllı İspanyol ressam Salvador Dali, son 30 yılın en büyük retrospektif sergisiyle 2011’in Kasım ayından 2012 Mart’ına kadar Fransa’nın başkenti Paris’teki Georges Pompidou Merkezi’nde binlerce ziyaretçinin görücülüğüne çıktı. Sergide Dali’nin, aralarında yağlıboya, heykel, film ve enstalasyonların bulunduğu 200 eseri yer alırken, sergi Avrupa’nın bir çok başkentini de gezdi. Gerçeküstücülük olarak tanımlanan sürrealizm akımının en bilinen isimlerinden olan Dali’nin onuruna Paris’in merkezinde yer alan Espace Salvador Dali müzesi adandı. Müzede Dali’ye ait birçok çizim, karikatür ve heykelin yanı sıra az sayıdaki resimleri de sergilenmektedir. Dali’nin gravürlerine de yer veren Espace Salvador Dali müzesi, Fransa’daki tek kalıcı sergi olma özelliğine sahip.
Putin’e kadın Punk Grubu’ndan protesto
Pussy Riot kadın punk grubu üyeleri, 21 Şubat tarihinde Rusya’da bir katedralde Devlet Başkanı Vladimir Putin’i protesto ederek istifaya çağırmıştı. Protesto ettikten sonra haklarında açılan davada hakim, grup üyelerinin ‘dine yönelik nefretten kaynaklanan holiganlıktan suçlu’ olduğuna karar verdi. 2 yıl hapis cezasına çarptırılan protestocu grup üyelerinin serbest bırakılması için aralarında şarkıcı Madonna ve Sting’in yanı sıra Uluslararası Af Örgütü’nün de bulunduğu bir çok kişi ve kuruluş destek vermişti.
Batman filminin galasında katliam
Dünyanın her yerinde kültür-sanat etkinliklerinin gerçekleştiği 2012’de sinema dünyası, dehşet verici bir katliama tanıklık etti. ABD’nin Colorado eyaletinde yapılan ‘Batman: Kara Şövalye Yükseliyor’ filminin 20 Temmuz tarihinde yapılan galasında gaz maskeli birinin etrafa rastgele ateş açması sonucu 12 kişi hayatını kaybederken, 58 kişi ağır yaralanmıştı. Katliamın ardından Amerika’da silah ruhsatı almak için başvuranların sayısında rekor bir artış kaydedilirken, gösterime girdiği ilk hafta sonu 160 milyon Dolar’lık hasılat yapan film ikinci hafta sonunda da 64 milyon Dolar’lık hasılatı ile en çok izlenen film oldu.
Cannes Film Festivali
Sinema dünyasında önemli bir yeri olan Cannes Film Festivali’nin 65’incisi geçtiğimiz mayıs ayında düzenlenirken, 11 gün boyunca süren festival birbirinden renkli görüntülere ev sahipliği yaptı. Her sene olduğu gibi bu sene de filmlerden çok kırmızı halıda yürüyenlerin gösterişli elbiseleri konuşuldu. Kısa metrajlı filmler kategorisinde yarışan Kürt yönetmen Rezan Yeşilbaş’ın ‘Sessiz’ adlı filmi ‘Altın Palmiye’ ödülüne layık görüldü. Ödül kazanan kısa film, 1984 yılında Diyarbakır cezaevinde yatan bir mahkum ile eşinin hikayesini konu alıyor. Festivalin en prestijli ödülü Altın Palmiye ise, Avusturyalı yönetmen Michael Haneke’nin „Amour“ (Aşk) isimli filmine verildi.
Cannes Film Festivali’nde Kısa Metrajlı Film Seçkisi bölümünde Kürt yönetmen Ayhan Sarıgöl’ün ‘Kesit’ adlı filmi de yer aldı. ‘Kesit’ filmi, devletin mikro işleyiş biçimini sunuyor. Sarıgöl, filmlerinde günlük yaşam ve toplumsal yapı içinde gelişen sıradan şeylerin kendi içinde barındırdıkları derinliklerle ilgili olduğunu belirtiyordu.
Frankfurt Kitap Fuarı dijital yayına karşı
Dünyanın en büyük ve en prestijli kitap fuarları arasında bulunan 64. Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı geçtiğimiz 10-14 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirildi. Bu seneki onur konuğu Yeni Zelanda olurken, kitap fuarına 97 ülkeden 7 binden fazla şirket ve yayınevi katıldı. Dijital kitap dünyasının klasik anlamda kapıda basılan kitap dünyasıyla kıyasıya yarıştığı günümüzde fuara olan ilgi halen çok büyük. Fuar kapsamında 3 bini aşkın etkinlik düzenlenirken, 300 bin kişiye yakın ziyaretçinin geldiği belirtildi. Dijital ve internet üzerinden yapılan yayıncılığın, fuara etkisini önümüzdeki bir kaç senede göstereceği söyleniyor.
Polonya’da Ortaçağ dönemi yad edildi
Polonya’da her yıl 14 Temmuz’da gerçekleştirilen Grunwald Savaşı canlandırması, çeşitli ülkelerden binlerce insanın katılımıyla gerçekleştirilirken bu sene de muhteşem bir programla açtı kapılarını. 70 binden fazla yerli ve yabancı ziyaretçinin ilgisini çeken etkinlikte, Ortaçağ dönemine ait müzik, yemek ve kıyafetler eşliğinde çeşitli olaylarla 15. yüzyıl tekrar canlandırıldı. Grunwald Savaşı’nda, Polonya ve Litvanya ordularının kurduğu birlik, Töton Şövalyeleri’ne karşı Avrupa’da büyük bir zafer kazanmıştı.
Elisabeth müzikali Viyana’daydı
Gelmiş geçmiş en başarılı Almanca yazılmış müzikali olarak görülen Elisabeth, eylül ayından beri Avusturya’nın başkenti Viyana’da sahne alıyor. Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun asi ve mutsuz imparatoriçesi Elizabeth’in hayatı üzerine kurgulanan müzikal, 20. yıldönümünü Viyana’da sahne aldığı Raimund Tiyatrosu’nda kutladı. Şu ana dek yedi dile çevrilen müzikal, Japonya ve Güney Kore olmak üzere dünyanın bir çok yerinde sahne alırken 10 milyona yakın kişi tarafından izlendi.
ÖZLEM GALİP/LONDRA
Çağdaş sanatın sergisi: Documenta Almanya’nın Kassel kentinde her 5 yılda bir yapılan geleneksel Documenta (13) sergileri dizisi bu yıl yapıldı. Çağdaş sanatla ilgilenen ve sanatın toplumla olan ilişkisini önemseyen bir konseptle hareket eden Documenta, bu yıl değişik ülkelerden 150 sanatçıyı ağırladı. Heykel, resim fotoğraf, performans, film ve ses temelli çalışmaların yanısıra estetik, sanat, politik, edebiyat, bilim ve ekoloji alanında deneysel çalışmalar yer aldı. „Sahnede olmak, ablukada olmak, umut etmek ve tamir etmek“ durumları üzerine kurulan sergiler, Kassel’i baştan başa bir galeriye dönüştürdü. Alternatif bir sanat etkinliği olarak da tanımlanabilecek Documenta yüz gün sürdü.