Fransa Gündem
Fransa’da sendikalar ve ona bağlı işçi ve emekçiler hem cumhurbaşkanlığı hem de parlamento seçimlerinde, Sosyalist Parti’ye büyük umutlar bağlayarak oy kullanmıştı. Seçimden zaferle çıkan sol işçilere dönük ilk hamlesini gerçekleştirdi. Sol için seçim sürecinde ilk argümanlardan biri asgari ücretin artacağıydı. Hükümet aldığı kararla birlikte 1 Temmuz tarihinden itibaren asgari ücrette yüzde 2 oranında artış yapacağını açıkladı. FO, CGT, Sol Cephe ve küçük işletme temsilcileri hükümetin bu açıklamasının ardından hayal kırıklıklarını basına verdikleri demeçlerle dile getirdiler. Yüzde 2 oranında artış aylık olarak 21,50 euroya denk geliyor. Net olarak işçinin eline geçecek haftalık artış ise 6,50 euro. Fransa’da ekmek fiyatları düşünüldüğünde günlük olarak bir ekmek değerindeki bu artışa tepkiler sürüyor. Hükümet ise normal prosedüre göre 1 Ocak 2013’de yükselmesi gereken asgari ücreti 6 ay öncesinden itibaren yükseltmelerini bir kazanç olarak sunuyor. Çalışma Bakanı Michel Sapin bir basın brifingi sırasında; “işçiler altı ay öncesinden bir hakkı kazanıyorlar. Bunu bir kazanım olarak değerlendirmek gerekiyor.” kullandığı cümleler hükümetin emek cephesine dönük yaklaşımını koydu.
CGT ve FO sendikaları yapmış oldukları açıklamada “hayal kırıklığı içerisindeyiz. Bu artış günde bir ekmek gibi gözükse de aslında eflasyon oranı düşündüğünde hafta da bir ekmeğe takabül ediyor. Bu hükümetin çalışanlar konusunda yapacakları açısından kötü bir sinyaldir.” diyerek tepkilerini gösterdi. Sol Cephe ve daha birçok çevrenin tepkisine hükümetin cevabı ise François Hollande kısmen büyümeye endeksli olarak süreci göreceği şeklinde oldu.
Haftanın bir diğer gündemi ise Fransa’da kadın hakları ve çalışma koşullarıydı. INSEE’nin 2010 yılına dair yayınlamış olduğu rakamlara göre kadınlar yüzde 19,70 oranında erkeklere göre daha az ücret alıyorlar. Basında yer alan bu veriler hakkında henüz kadın kurumları ve hükümetin 16 kadın bakanı tarafından görüş bildirilmedi. Ama kadınlar konusunda önemli bir gelişme cinsel taciz konusunda kalıcı ve yaptırım sağlayıcı bir yasanın çıkarılması amacıyla Adalet Bakanı Christiane Taubira ve Kadın Hakları Bakanı Najat Belkacem tarafından başlatılan süreç sonuçlarını vermeye başladı. 50 kadın kurumunun önermeleri doğrultusunda her iki bakanın hazırlamış olduğu yasa taslağının Parlamento ve Senato’da görüşülmesi için somut tarih olarak 11 Temmuz günü Parlamento, 24 Temmuz’da ise Senato olarak talep ediliyor. Her iki bakan ve Senato Kadın Hakları Delegasyonu aynı görüşü paylaştıklarını ortak bir açıklamayla basına duyurdular. Cinsel taciz konusunda kadının devlet tarafından korunmadığını belirten kadın kurumları ise aylardır sokaklarda imza stantlarının başında duruyor. 50 kadın kurumu ortaklaşa başlattıkları bir kampanya ile, kadını cinsel tacize uğradığı durumda neler yapması gerektiği konusunda bilgilendirirken devletin madur edilen kadını koruyucu yasalar çıkarması temelinde sayısız görüşme gerçekleştirdi. Buna dair binlerce bildiri, broşür, polisliklere başvuru dilekçe örnekleri, gönüllü avukat ve kurum yardımı, psikolog desteği, sığınma evi girişimleri de dahil çok sayıda çalışma yapan kadın kurumları yasa konusunda; kadın bakan, senatör ve milletvekillerinin öncülük etmeleri gerektiğini vurguluyor.
Hükümet, kadın hakları konusunda küçük de olsa bir kıpırdanma içerisine girerken diğer yandan ekonomik kriz gerekçesiyle işçilere dönük somut adımlar atamayacağını şimdiden göstermiş oldu. Fransa’da cumhurbaşkanı François Hollande seçimlerden önce M6 Televizyon kanalında seçimi kazanması durumunda 5 yıldır dondurulan asgari ücret için, ‘’büyüme hızına uygun olarak asgari ücretin artırılması için çalışacağım’’ demişti.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ise Sosyalist lideri yeni vergi ve harcamala önerilerinden ötürü eleştirmiş ve şayet Hollande başkan seçilirse, Fransa’nın sonunun Yunanistan gibi olabileceğini iddia ederek eleştirmişti.