- Zaman aşımına iki yıldan az bir süre kalan DEP Milletvekili Mehmet Sincar cinayetine ilişkin görülen davada, sanık kürsüsü boş kaldı. Avukatlarının tüm talepleri reddedildi. Duruşma, 27 Haziran’a ertelendi.
Demokrasi Partisi (DEP) Batman Milletvekili Mehmet Sincar’ın 4 Eylül 1993’te katledilmesine ilişkin yeniden yapılan yargılamanın 7. duruşması, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davanın tek tutuksuz sanığı olan Hizbulkontra elemanı Cihan Yıldız ve avukatının duruşmaya Batman’dan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılması nedeniyle sanık kürsüsü boş kaldı. Katledilen Sincar’ın eşi Cihan Sincar ve kardeşi Ali Sincar ile avukatlar duruşmada hazır bulundu. HDP Sözcüsü Ebru Günay ve milletvekilleri Pero Dündar, Dersim Dağ ve İmam Taşçıer de duruşmayı takip etti.
Avukat Gülşah Kaya, 30 yıla yaklaşan bir yargılamada dosya sanığı ve tanıkların bulunmadığı bir yargılamaya tanıklık ettiklerine dikkat çekerek, Sincar cinayetiyle ilgili “Susurluk Kazası” skandalını ve dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş tarafından hazırlanan raporu hatırlattı. Kaya, bu raporda yer alan isimlerden Alaattin Kanat, Mesut Mehmetoğlu, İsmail Yeşilmen ve “Yeşil” ismiyle bilinen Mahmut Yıldırım’ın o dönem işlenen pekçok faili meçhul cinayette parmakları olduğunun yer almasına rağmen dört ismin bu dosyada şüpheli olarak dahi yer almadığını belirtti. Ergenekon dosyasında Sincar cinayetinin itirafçılardan oluşan Yıldız Timi içerisinde yer alan bir grup tarafından işlendiği yönünde bilgiler bulunduğunu söyleyen Kaya, yine Binbaşı Cem Ersever’in isim isim tarih tarih verdiği diğer faili meçhul cinayetler gibi Sincar cinayetinin de Alaattin Kanat ve Batmanlı Adem Yakın tarafından işlendiği yönünde itiraflarda bulunduğunu kaydetti.
Bu bir JİTEM faaliyetidir
Ankara’da süren JİTEM davasına da değinen Av. Kaya, mevcut dava dosyasının ise sadece bir ‘Hizbullah faaliyeti’ olarak ele alınmasına tepki gösterdi. Kaya, “Bu dosyanın en önemli eksikliği bu. Oysa ki o dönem işlenen tüm cinayetlerde JİTEM Hizbullah’ı tetikçi olarak kullanıyor. TSK personelinden oluşan JİTEM’in o dönem Batman’daki askeri kamplarda eğittiği Hizbullah üyelerini tetikçi olarak kullandığı Meclis inceleme raporlarında bile var. Tüm bunlar bu dosyanın da delili olmasına rağmen bu güne dek hiçbiri araştırılmadı” dedi. Av. Kaya, mahkemeden dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar hakkında suç duyurusunda bulunup, Kutlu Savaş’ın tanık olarak dinlenmesini ve MİT ile Emniyet ve Jandarma İstihbarat birimlerine yazı yazılarak Sincar cinayeti ile ilgili bilgi ve belgelerin talep edilmesini istedi.
Amed Barosu Başkanı Nahit Eren ise diğer faili meçhul cinayetler gibi tetiği çekenlerle sınırlı olmadığını belirterek, “Bir tetikçinin tek başına bu cinayeti işlemediği belli. Bu konudaki sorumluluğunuzu yerine getirip, taleplerimizi kabul edin” diye seslendi.
Av. Serhat Eren de dosyanın zaman aşımı tehlikesi altında olmasına rağmen iddia makamının mütalaa hazırlamak için diğer iki dava dosyanı beklemesine tepki gösterdi. Mahkemenin 28 yıldır işlenmiş bir cinayetin faillerini aydınlatmaktan uzak bir tutum içerisinde olduğunu belirten Eren, sanık hakkında tutuklama kararı verilmesini istedi.
Mahkemeye heyeti savunmasını yapması için sanık Cihan Yıldız’a söz verdi. İsminin ne Susurluk ne de Ergenekon dosyasında geçmediğini ve suçsuz olduğunu savunan sanık, beraatini talep etti. Avukatı da yaptığı savunmada cinayetin aydınlatılması için müşteki avukatlarının tüm taleplerinin kabul edilmesinden yana olduklarını söyleyip, Yıldız hakkındaki tutuklama talebine itiraz etti.
Mahkeme heyeti, sanık hakkındaki tutuklama talebiyle birlikte Kutlu Savaş’ın tanık olarak dinlenmesi ve Ergenekon ile JİTEM dosyalarının istenmesi taleplerini reddetti. Müşteki avukatların Mehmet Ağar hakkında bizzat suç duyusunda bulunabilecekleri yönünde karar alan heyet, iddia makamının Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava dosyalarının beklenmesi talebini ise kabul etti. Heyet, bir sonraki duruşmayı üzere yaklaşık dört ay sonrasına, 27 Haziran’a erteledi. BATMAN