Şapatan’da işkenceye uğrayan 38 köylü, operasyona katılan özel harekat polisleri ve rapor vermeyen doktor Elif Ç. hakkında suç duyurusunda bulundu.

Hakkari’nin Şemdinli ilçesi Şapatan (Altınsu) köyünde operasyona çıkan özel harekat polislerinin işkencesine maruz kalan 38 kişi, Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. 3 gün ifadeleri savcılık tarafından alınan 38 kişi, Hakkari Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şubesi’ne bağlı polisler ve darp sonrası götürüldükleri Şemdinli Devlet Hastanesi’nde çalışan doktor Elif Ç. hakkında “İşkence, eziyet ve görevi kötüye kullanma” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.


İşkenceyi anlattılar

Köylüler, 6 Ağustos’ta saat 01.00’de başlayan ve İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde devam eden işkenceyi, Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdikleri dilekçelerde tum detaylarıyla anlattı.

Serkan Tekin: “Evimdeyken kapımız çalındı. Özel harekat polisleri bize kimliklerimiz ile beraber Dereboyu camiisi önüne gitmemizi söyledi. Dereboyu camiisi yanına gittiğimde herhangi bir GBT sorgusu yapılmadan özel harekat polisleri 5 dakika boyunca yüzümü duvara yasladı. Sonra bir panzer geldi. Bizleri bu aracın içine üst üste yığarak Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü önüne getirdiler. Bizi panzerden indiren 4 sivil polis bizi darp etti. İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün 3. katına çıkarıncaya kadar darp işlemi devam etti. Ayrıca hakaretlere de maruz kaldım. 3. katta TEM Büro Amirliği’nin koridorunda bulunduğumuz esnada özel harekat polisleri ve sivil polisler tarafından darp edilip hakaretlere maruz bırakıldık. Bizi döven polislerden biri 35-40 yaşları arasında hafif kilolu kır saçlı ve sakalı biriydi. Bahsettiğim bu şahıs benimle birlikte bulunan 20 kişiyle hortumla sırtımıza vurdu. Teşhis işlemi yaptırılması durumunda beni darp eden şahısları teşhis edebilirim.” 


Dayak yeni başlıyor

Neçir Şengül: “Evdeyken kapımızı çaldılar. Kapıyı açtıktan sonra özel harekat polisleri tarafından darp edildim ve hakarete uğradım. Daha sonra beni ve yanımda bulunan yaklaşık 10 kişi ile panzere bindirip İlçe Emniyeti’ne götürdüler. İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde indiğimiz sırada da özel harekat polisleri tarafından tekrardan darp edildim. Daha sonra sivil polisler ve özel harekat polisleri biz dövmeye devam etti. Bana çok kişi saldırdığı için beni döven polislerin hepsini tanımıyorum. İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne girdikten sonra bizi 3. kata çıkardılar. 3. kata gittiğimizde odada 35-40 yaşlarında kır saçlı sakalı sivil bir polis vardı. Benim ile beraber 10 kişi daha bahsettiğim odaya girdi. 35-40 yaşlarında olan sivil polis bize hitaben ‘Daha dayak yemediniz dayak yeni başlıyor’ dedi. Daha sonra hepimizi duvara yasladı. Ardından bizi yere yatırıp sırtımıza paspas sopasıyla vurdu. Canlı teşhis işlemi yapılması durumunda beni darp eden şahsı teşhis edebilirim.”


Hakaret eşliğinde dayak

Cevdet Girgin: “06.08.2017 günü saat 01.00 ile 09.00 arasında arama kararına binaen geldiklerini sonradan öğrendiğimiz Hakkari Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Özel Harekat Şubesi polis memurları, arama kararının hiçbir hukuksal boyutuna uymadan, arama kararını göstermeden kapımızı, penceremizi kırarak evimize girdiler. Burada ağza alınmasından bile haya edeceğimiz küfür ve hakaretler savurarak, kapıyı açmamamıza dahi izin vermeyerek içeri girdiler. Eve girer girmez ailemin yanında hakaret ile birlikte sinkaflı küfürler ederek, beni darp etmeye başladılar. Yüzlerini görsem teşhis edebileceğim polis memurları kapıyı çaldılar açar açmaz beni darp başlayıp, küfür ve hakaret etmeye başladılar. 


80 yaşındaki anneye de

80 yaşındaki annem kendilerini engellemeye çalıştığı zaman annemi de darp ettiler. Bu işkence 2 saat sürdü. Beni bayıltıp balkondan attılar. Öldüğümü sanarak, eşime küfürler savurarak evden ayrıldılar. Darbı aşan işkence boyutuna varan, insan onurunu sarsan bu muamelenin izlerini belgeleyip dilekçe ekinde sunmaktayım. İşkence neticesinde vücudumda oluşan yaralar iz ve emareler Şemdinli Devlet Hastanesi tabibince gözardı edilmiş rapora yansıtılmamıştır. Savcılığınızdan işkenceyi yapan polisler ile yüzleştirme yapılıp teşhis etme adına gereğinin yapılmasını arz ediyoruz.”