
HDP Eşbaşkanları, cenaze törenlerinin ardından taziye ziyaretlerinde bulundu. HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, "devlet katildir" açıklamasına gösterilen tepkiye karşılık, "Doğru katil değil, seri katildir" dedi. HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ise dik durarak, irenerek bu günleri atlatacaklarını vurgulayarak, "Bizi bin barçaya bölseniz yine birleşeceğiz, her parçamız yine özgürlük, yine barış diyecek" diye konuştu.
Ankara'da katledilenlerin cenaze törenlerine katılan HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ dün de taziyeleri ziyaret ederek ailelerin acılarını paylaştı.
11 kişinin toprağa verildiği İstanbul'da önceki gün düzenlenen törenlere katılan Demirtaş, dün ise gün boyu taziye ziyaretlerinde bulundu. Demirtaş ve beraberindeki heyet, Fatma Esen için Fatih; Dicle Deli için Zeytinburnu; Binali Korkmaz için Avcılar'da açılan taziyeleri ziyaret etti, ailelere başsağlığı dileklerini iletti.
Devlet pişkin pişkin sırıtıyor
Fatma Esen için Fatih'te Eruhlular Derneği'nde kurulan taziyede konuşan Demirtaş, yaşamını yitirenleri koruyamadıkları için çok üzgün olduklarını belirterek, "Biz üzerimize düşen sorumluluğu kabul ediyoruz ama devlet en ufak sorumluluğu kabul etmiyor. Devlet pişkin pişkin sırıtıyor, istifa etmeyi bile kendilerine zulüm görüyorlar" dedi.
Devlet sahip çıkanlara saldırıyor
Katliamda yaşamını kaybedenleri ananlara yönelik polis saldırılarına dikkat çeken Demirtaş, "İki günlük grev kararı alanlara müdahale ediyorlar. Kendi cenazelerimize sahip çıkmamıza izin vermiyorlar, saldırıyorlar. Başbakan diyordu ki, 'bu saldırı bize yapılmış bir saldırıdır' ama her yerde bize saldırı var" diye konuştu.
Davutoğlu hala özür dilemedi
Ankara'da bomba patladığında bile insanlara polisin gaz sıktığını hatırlatan Demirtaş, "Ortalıkta parçalanmış bedenlere yardım eden tek bir polis göremezsiniz, buna nasıl kardeşlik diyebiliriz? Bunlara rağmen Başbakan bir özür dilemiş değil. Diyarbakır'da da gözümüzün önünde aynısını yaptılar, yaralılara gaz sıktılar" diye belirtti. Demirtaş, polisin sıktığı gazın etkisi ile ölü sayısının artıp artmadığının da araştırılması gerektiğini söyledi.
Tekrarladı: Katil devlettir
Katliam karşısında devlet değil insanlık değerleri etrafında birleşilmesi gerektiğini vurgulayan Demirtaş, iktidarın "saldırı devlete yapılmıştır" dayatmalarına karşılık şöyle konuştu: "Kusura bakmasınlar. Devletin başkentinde barış isteyenlere karşı devletin zaafiyetinde, kolaylaştırılıcığından, desteğinden yararlanarak yapılmıştır. Bu kuru bir iftira değildir" dedi. Kendisine "neden devlete katil diyorsun" diye sorulduğunu ifade eden Demirtaş bu soruya, Hrant Dink'in oğlu Arat Dink'in "Devlet katil değil seri katil" sözü ile yanıt verdiğini söyledi.
Seçim iptal olur mu?
Binali Korkmaz'ın ailesini ziyaret ardından basının "seçimin iptal edilme ihtimali var mı" sorusuna Demirtaş şu yanıtı verdi: "Parlamento tarafından ertelenemez seçim. YSK ancak resmi savaş durumlarında seçimi iptal edebilir. Umarız öyle bir durum olmaz, seçim iptal olmaz. Seçim çalışması yapamıyor olabiliriz ama bu halk aptal değil, medyaya çıkmasak da halk neyin ne olduğunu görüyor."
Bine yakın insan öldü
7 Haziran seçimlerinden bu yana bine yakın kişinin yaşamını yitirdiğinin altını çizen Demirtaş, bu koşullarda binleri toplayıp miting yapmanın anlamı kalmadığını ifade ederek, "Sivil, gerilla, asker, polis yüzlerce insanı kaybettik. İnsanız biz. Halkımız, evlatlarımız öldürülmüyormuş gibi davranıp direk seçim çalışması yapabilir miyiz? Biz bu durumda, bu atmosferde miting yapabilir miyiz? İnsanların acıları varken nasıl oy peşine düşülsün bu düşünülebilir mi?" dedi.
Katil sizsiniz
HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ ise Mersin'de barış mitinginde yaralanları ziyaret etti, geçmiş olsun dileklerini iletti. Akdeniz, Toroslar, Mezitli ve Tarsus ilçelerinde yaralılarla bir araya gelen Yüksekdağ, İstasyon meydanından Özgür Çocuk Parkı'nda barış şehitleri için taziye çadırana gerçekleştirilen yürüyüşe de katıldı. Yürüyüş ardından barış şehitleri için karanfiller bırakıldı. Ankara'daki katliamın failinin devlet olduğunun altını çizen Yüksekdağ, "Hesap vermemek için kurbanı cellat ilan edecek kadar büyük bir aymazlık ve saygısızlık içindeler. Diyarbakır, Reyhanlı ve Suruç katliamının faillerini açığa çıkarmayan bu siyasettir. Failleri açığa çıkarmıyorsanız failleri koruyorsunuz, failleri koruyorsanız katil sizsiniz demektir" dedi.
Her parçamız barış diyecek
Öfkelerinin de acılarının da büyük olduğunu ve kimsenin kendilerine bu öfkenin hesabını soramayacağını belirten Yüksekdağ, "Bu katliamın sorumlusu Saray ve AKP iktidarından başkası değildir" diye belirtti. "İyi çocuklar" diye besledikleri destekledikleri ve kendi gladiolarının içinde devşirdikleri DAİŞ çetelerinin bugün bu katliamları gerçekleştirdiklerini ifade eden Yüksekdağ, "Bizi bin barçaya bölseniz yine birleşeceğiz, her parçamız yine özgürlük, yine barış diyecek" diye konuştu.
Direnerek atlatayacağız
KCK'nin ateşkes açıklamasına dikkat çekerek, çatışmasızlığın ve yeni bir barış sürecinin kapılarının aralandığı zaman bombaların patladığını dile getiren Yüksekdağ, sözlerini şöyle bitirdi: "Bizler kazandıkça onlar kaybedecek, bizler büyüdükçe onlar tarihin çöplüğüne gidecekler. Bizler yaralarımızı sararak, acılarımızı paylaşarak, dik durarak ve direnerek bu karanlık günlerden geçeceğiz ve aydınlık günlere çıkacağız."
DİHA/İSTANBUL/MERSİN
Devletin 'tedbirsizliği' bilinçli
HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Ankara'daki katliam hakkında, İçişleri Bakanı Selami Altınok'un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Beştaş, devletin bilinçli olarak 'tedbir' almadığını belirtti.
Önerrgede Reyhanlı, Amed, Mersin ve Adana'daki bombalı saldırıları ve Suruç katliamını hatırlatan Beştaş, "güvenlik zafiyeti ve kolluk görevlilerinin görevlerini yerine getirmemiş olmaları" gibi bir çok sorunun akla geldiğini ve devletin bilinçli olarak tedbir almadığını belirtti. Beştaş, İçişleri Bakanı'na şu soruları yöneltti:
* Barış Mitingi’nin düzenlendiği alanın içerisinde ve çevresinde güvenlik önlemleri neden alınmamıştır? Düzenlenen toplumsal gösterilerde kolluk sadece izin verilen alan içerisinden mi sorumludur? Kolluğun görev alanını ve sınırlarını neye göre belirlersiniz?
* Son beş ay içerisinde bir çok bombalı saldırı gerçekleşmiş olması ve çok sayıda can kaybının yaşanmasına rağmen Barış Mitinginde asgari düzeyde dahi önlem alınmamış olmasının nedeni nedir?
* 'Güvenlik zafiyeti yoktur' açıklaması savunma mekanizmasının işletilmesi midir? Yoksa bir sorumsuzluğun itirafı mıdır?
* Kolluğun olay olduktan sonra ölü ve yaralılara su sıkarak saldırarak ilk yaralılara ilk müdahalelerin yapılmasını geciktirerek ölü sayısını artırıcı rol oynamış olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bakanlığınıza bağlı kolluk görevlileri bu talimatı sizden mi almıştır?
* Katliamın gerçekleştiği yerde, miting hazırlıklarının yapıldığı ve bombanın patlatıldığı ana kadar polis tarafından kamera çekimi yapılmış mıdır? Yapılmamış ise neden?
* Katliama dair soruşturma ne aşamadadır? Canlı bombaların kimliği ile menşeine dair bir bulguya erişilmiş midir? Size göre katliamın organizasyonu kimler tarafından yapılmıştır? Devlet içerisinden yahut çeşitli istihbarat örgütlerinden olaya dair enformasyonu olanlar olduğu tespit edilmiş midir?"
HDP Adana Milletetvekili Rıdvan Turan da Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, patlamanın ardından yaşananlara dikkat çekti.
ANKARA