HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, partisinin dünkü Grup toplantısında güncel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.
Demirtaş, ilk olarak 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’ne ilişkin konuştu. Demirtaş, AKP ve Saray’daki zatın, mülteci statüsü tanımadığı 3 milyon kişiyi şu gerekçelerle Türkiye’ye aldığını söyledi:
* Suriye’nin belli bölgelerini insansızlaştırmak ve oralara çete örgütlerin iktidar alanı olarak kullanabilmelerini sağlamak.
* Suriye’ye müdahaleyi kendine hak görmek.
* Avrupa’ya şantaj yapmak
* Demografik yapıyı değiştirmek için kullanmak. Suriye-Türkiye hattındaki siyasi yapıyı değiştirmek
* Kayıt dışı iş gücü olarak faydalanmak.

Özel bir kinin operasyonu
Demirtaş, Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışma nöbeti tutan Prof. Şebnem Korur Fincancı, gazeteci Erol Önderoğlu ve yazar Ahmet Nesin’in tutuklanmasına da sert tepki gösterdi. Bunlara karşı özel bir kin ve operasyon olduğunu kaydeden Demirtaş, “Şebnem hanım, Cizîr’deki katliamların belgelenmesi konusunda çalışma yürütmüş, raporlar hazırlamıştı. Saray’daki zat da bunu hedef göstermişti. Şimdi anlaşılıyor ki bu beyefendinin elinde bir liste var. Kendisinin hukuk dışı faaliyetlerini belgelemeye çalışan, gazeteci, hukukçu kim varsa bunlardan hesap sormak için bu listeyi sürekli güncelliyor. Bu, geri kalanlara korku salma operasyonudur” diye konuştu.

Tedirginler ve korkuyorlar
AKP’nin yargı alanındaki düzenlemelerine de değinen Demirtaş, “Ellerindeki yargı gücü şu haliyle yetmiyor olacak ki halen tedirginler, halen korkuyorlar. Geçen hafta 3 bin 726 kişinin yerini değiştirdiler. Yetmedi ki Danıştay ve Yargıtay’da düzenleme yapmak için kanun teklifini Meclis’e sundular. Kendine yakın avukatları hakim ve savcı olarak atadılar. Eski DGM’ler yeniden gündeme geliyor. Türkiye’de artık adalet anılmaz hale getirilecek” dedi.

2 trilyonla rezil oldu
Demirtaş’ın gündemindeki bir diğer konu ‘örtülü ödenekte’ yapılan harcamalar oldu. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığın yılın ilk 5 ayındaki harcamalarına dikkat çeken Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ünlü boksör Muhammed Ali’nin cenazesine gidişte dahi Cumhurbaşkanlığı’nca 2 trilyon harcandığını hatırlatıp, “İnsan 2 trilyon ile kendisini anca bu kadar rezil edebilir. Biz seni rezil ederiz, milletin parasını çarçur etme” şeklinde konuştu.

Seçimle alamayınca
DBP’li belediyelere kayyum atama girişimleri üzerinde duran Demirtaş, şöyle devam etti: “Yıllardır belediyelerimizden müfettişler çıkmış değil. Müfettişler bir yıldır odaları belediyelerde her gün evrak istiyorlar. Belediyede ne kadar evrak varsa istiyor. Denetim 3-5 gün sürer bir şey bulamadılar. Çünkü bir şey yok. ‘Belediyeler teröre destek veriyor’ diyorlar, ama savcıların elinde bunu kanıtlayan tek bir belge, bilgi yok. Saray’ın yıllık elektrik su gideri 200 trilyon, Van Belediyesi’nin bir yıllık hazineden giden yardımı 400 trilyon. Yolsuzluk yapıldı diye kayyum atanacaksa Saray’a kayyumun atanması gerekir. Hali hazırda zaten 21 belediye başkanı tutuklu bulunuyor. Ama bunlar seçimle alamayacakları için bu şekilde el koyamaya çalışıyorlar.”

Putin’e çiçekli mektup
AKP hükümetinin Kürt düşmanlığından dolayı arayışlarına dikkat çeken Demirtaş, bu konuda da şunları söyledi: “Dün İsrail düşmanlığı üzerinden oy topladınız, bugün gizli kapılar arasında İsrail hükümeti ile her türlü ahlaksız görüşmeler yapıyorsunuz. Suriye’de Esad’a katil dediler ama şimdi Cezayir’de görüştükleri ortaya çıktı. Rusya’nın savaş uçağı düşürüldüğünde neredeyse milli bayram ilan edeceklerdi. Ben o zaman Moskova’ya gidip bunu diyalogla çözelim dediğimde devrik Başbakan bana ‘vatan haini’ dedi. Ama şimdi onlar Putin’e ağlamaklı, çiçekli mektup gönderiyorlar. Biraz ahlaklı olun ya!”

 ANKARA