Kadınlar "Saray savaş istiyor, kadınlar barışı giyiniyor" sloganıyla İstanbul ve Antalya'da eylem yaparak barış taleplerini dile getirirken, Ankara'da ise "Özgecan Yasası" için bir araya geldi.

KJA İstanbul Koordinasyonu üyesi kadınlari İstanbul'un üç noktasında eş zamanlı olarak eylemler gerçekleştirdi. "Saray savaş istiyor kadınlar barışı giyiniyor" sloganıyla Zeytinburnu Meydanı'nda bir araya gelen kadınlar, savaş karşıtı sloganlar atarak, yanlarında getirdikleri tencere, tava, tepsi ve düdüklerle ses çıkardı. Kadınlar, savaş politikasına karşı kadınların barışın sesi olacağını, sarayın saldırılarına kadınların barışla cevap vereceğini haykırdı. 


Bir tülbent de sen bağla

Bir diğer eylem noktası ise Şirinevler Meydanı'ydı. "Saray savaş istiyor, kadınlar barışı giyiniyor", "Biz anneyiz, savaş istemiyoruz. Barış istiyoruz. Bir tülbent de sen bağla" pankartlarını açarak oturmaya eylemi yapan kadınlar,  sloganlarla barış taleplerini dile getirdi. 

KJA adına açıklama yapan Hülya Beyram, devletin son 30 yıldır Kürdistan'da gelişen direnişi bastırmak için, tüm imkanlarını seferber ettiğini, Kürt Halk Önderi Öcalan tarafından başlatılan çözüm sürecinin, Erdoğan'ın iktidar hırsına kurban edildiğini belirtti.  Beyram, Pirsûs, Gimgim, Şemzînan, Lîcê, Silopî, Gever ve Cizîra Botan'da yaşanan devlet terörüne dikkat çekerek, direnişi yükselteceklerini söyledi. 


Türk annelere 'ölümlere izin vermeyin' çağrısı

Beyram, Türk annelere de "sarayın savaşına" karşı birlikte durma çağrısı yaptı. Beyram, "Asker anneleri, savaş isteyenlerin çocukları değil bizim çocuklarımız ölüyor. Teşhir ve işkence savaş suçudur. Hep birlikte savaşı durduralım. Erdoğan ve ekibinin iktidarı uğruna çocuklarınızın ölmesine izin vermeyin. Türk ve Kürt anneleri olarak el ele vererek, bu diktatöre karşı duralım" dedi. 


Barıştan vazgeçmiyoruz

Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) üyesi kadınlar, "Silahlar sussun kadınlar konuşsun" sloganıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda bir araya geldi. Barışı temsil eden beyaz renkte kıyafetler giyen kadınlar, tencere, tava ve düdüklerle barış için ses çıkarttı. "Bombalar düşüyor hayatlarımıza. Biz kadınlar barıştan vazgeçmiyoruz, barış için mücadele ediyoruz" pankartını açan kadınlar, Bakırköy sahiline doğru yürüyüş gerçekleştirmek istedi, ancak polis izin vermedi. 

AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun "Evlatlarımızı feda etmeye hazırız" ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Ne mutlu şehit olana" cümlelerini hatırlatan kadınlar, "Ama biz Cumhurbaşkanı'nın oğlunun askere gitmediğini biliyoruz. Birçok genç, asker, gerilla, polis öldü. Bu yüzden silahların susmasını istiyoruz" dedi. 


Çocuklarımızı feda etmeyeceğiz

Antalya Kadın Platformu öncülüğünde Cumhuriyet Meydanı'nda bir araya gelen kadınlar da Kürdistan'da yaşanan katliamlara dikkat çekmek amacı ile "ses çıkarma" eylemi yaptı. "Siz kimin çocuklarını feda ediyorsunuz, biz çocuklarımızı saraya da savaşa da feda etmeyeceğiz" pankartı açan kadınlar, üzerinde birçok dilde "barış" ve " Ben yalnız barışsever değil barış savaşçısıyım", "Jin jiyan azadî" dövizlerini açtı. Kadınlar adına açıklama yapan Duygu Ataş, AKP aldığı yenilginin intikamını Kürt halkından ve demokrasi güçlerinden almaya çalıştığını belirtti. Kadınların kimseye çocuklarının geleceğini karartma hakkını vermeyeceğini vurgulayan Ataş, savaşta yüzbinlerce kadının taciz ve tecavüzle karşı karşıya kaldığını belirtti. 


'Özgecan Yasası' için yürüyüş

Ankara'da ise Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, "Özgecan Yasası" için Sakarya Meydanı'nda bir araya geldi. Açıklamaya CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Başkanı Gülsüm Kav, Hatice Kaçmaz'ın ailesi ve eşi tarafından bıçaklanarak bacaklarını kaybeden Arzu Boztaş katıldı. Kadınlar adına açıklama yapan Ayşen Kavas, "Biz kadınlar yaşam hakkımızdan asla vazgeçmeyeceğimizi, 'Özgecan Yasasını' unutmadığımızı göstermek için buradayız. Ülkeyi savaşa sürükleseniz de yaşam hakkımız için susmuyoruz Özgecan Yasası'nı kazanacağız" dedi.

Kavas, çatışalı ortamın hakim olduğu ülkede kadın cinayetlerinin de artarak devam ettiğine dikkat çekerek, "Üzerine beton dökülerek öldürülen, cansız bedeni çöp alanlarında bulunan kadın kardeşlerimiz var. Bu cinayetler görmezden gelinemez" dedi. 


 HABER MERKEZİ




Kadınlardan 'tek bakan' tepkisi


AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan geçici seçim hükümetinde yer alan 26 bakandan sadece biri kadın. 26 erkekten oluşan kabine de yer alan tek kadın Prof. Dr. Ayşe Gürcan, Aile ve Sosyal Bakanı oldu. Anakım medya Gürcan'ı cumhuriyet tarihinde ilk başörtülü kadın olarak manşetlerine taşırken, Gürcan'ın daha önce kadınlara ilişkin yaptığı açıklamaları ise görmezden geldi. 


Gürcan'ın karnesi

Yeni Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Gürcan, daha önceki konuşmalarında "Kadını yalnız kadın olarak ele alamayız. Kadın ailenin bir parçasıdır. Aileler ise ataerkil değil artık çocuk erkildir. Kadın ve erkek hidrojen ve oksijen elemenlerine benzer. Yalnız ele alınamaz. Yalnızken yakıcıyken beraber H2O olurlar, suyu oluştururlar. Kadın ve erkek bir arada aileyi oluşturup hayatın devamını sağlarlar" söylemlerinde bulunmuştu. Gürcan'ın aynı zamanda Erdoğan'ın kampanyasını başlattığı '3 çocuk' projesinin de mimarı olduğu biliniyor. Kadın örgütü temsilcileri, kadın karşıtı politikalarıyla gündeme gelen birinin kabinede yer almasına oldukça tepkili. 


Kadını aile içinde görüyor

Birleşik Devrimci Parti Meclis Üyesi Nurşen Yıldırım, yine erkeklerden oluşan geçici bir hükümetin olduğunu belirterek, Gürcan'ın kadını aile içinde gören zihniyetinden kaynaklı kabinede yer aldığına işaret etti.

Kadın Koalisyonu Üyesi İlknur Üstün de, "Her anti demokratik uygulama kadınların hayatını etkileyecek. Kadınları hangi sürece kattılar ki geçici hükümette de yer versinler" şeklinde tepki göstererek, buna karşı cinsiyet eşitliğini sağlayacak yol ve yöntemlerle söz söylemeye devam edeceklerini söyledi.  


Eril zihniyete sahip

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Ankara Sorumlusu Ayşen Kavas ise, Gürcan'ın daha önceki konuşmalarına dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Kadınları tek başına ele alamayız aile içerisinde ele alabiliriz' söylemlerinden kaynaklı kendisini bakan yapmışlar. Çünkü onların zihniyeti de, fikirleri de böyle. Onlar da kadınları aile içinde ele alıyorlar. Kabinede tek kadın bakan var; o da kadını kadın olarak görmeyen bir zihniyete sahip. Bu nedenle kadınları temsil edemez. " 


 DİHA/ANKARA